çatışma ile cümle

çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.우리의 사법제도를 운영함에 있어 편견과 차별대우가 없게 되도록 하며, 또한
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Nous essayons de confronter les préjugés et la discrimination dans l'administration de la justice pénale.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Próbálunk küzdeni az elfogultság és előítéletek ellen a büntetőjogi eljárások végzése során.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Staramy się walczyć z uprzedzeniami i dyskryminacją w systemie sprawiedliwości.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Stiamo cercando di affrontare pregiudizi e discriminazione nell'amministrazione della giustizia penale.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Tratamos de confrontar los prejuicios y la discriminación en la administración de la justicia penal.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz."Vi försöker mota partiskhet och diskriminering när det gäller hur brott behandlas."
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Wir wollen Voreingenommenheit und Diskriminierung im Strafvollzugssystem bekämpfen.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Προσπαθούμε να αντιμετωπίσουμε τις προκαταλήψεις και τις διακρίσεις στη διοίκηση της ποινικής δικαιοσύνης.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Мы пытаемся бороться с предубеждением и дискриминацией в уголовной судебной системе.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.Опитваме се да се опълчим на предразсъдъците и дискриминацията в администрацията на криминалното правосъдие.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.אנחנו מנסים להתעמת עם דעות קדומות ואפליה בקרב האדמיניסטרציה של המשפט הפלילי.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.نريد أن نكافح التحيز والعنصرية في إدارة العدالة والقضاء.
Adli yargı idaresinde taraflılıkla ve ayrımcılıkla çatışmaya çalışıyoruz.偏見と差別に立ち向かおうとしています 子供への仮保釈なしでの死刑宣告を 廃止しようとしています
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Azt akarom megvizsgálni, hogyan vált, véleményem szerint, az afganisztáni konfliktus konfliktus divattá.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chcem sa pozrieť na to, ako sa, podľa mňa, konflikt v Afganistane stal konfliktom módy.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chcę sprawdzić, jak konflikt w Afganistanie stał się modą konfliktu.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chci, aby se podívali, jak se dle mého názoru konflikt v Afghanistánu stal konfliktem elegance.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Ik wil nagaan hoe het conflict in Afghanistan trendy is geworden.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Je veux examiner comment, à mon avis, le conflit en Afghanistan est devenu un conflit "chic".
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.저는 아프가니스탄의 갈등이 어떻게 미화되어 왔는지 알고 싶습니다.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Quero ver como é que, na minha opinião, o conflito no Afeganistão se tornou num conflito chique.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Quiero investigar cómo, en mi opinión, el conflicto en Afganistán se ha convertido en un conflicto elegante.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Saya ingin melihat dari kacamata saya sendiri bagaimana konflik di Afganistan telah menjadi suatu mode.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Voglio esaminare come, secondo me, il conflitto in Afghanistan sia diventato un conflitto chic.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Vreau să arăt cum a devenit, după părerea mea, conflictul din Afganistan un conflict şic.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Искам да разгледам как, според мен, конфликта в Афганистан е станал шикозен конфликт.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Я хочу подивитися, як, з моєї точки зору, конфлікт в Афганістані став шикарним конфліктом.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Я хочу показать, что, на мой взгляд, конфликт в Афганистане превратился в модный конфликт.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.אני מעוניין לבחון את איך, לדעתי, קונפליקטים הפכו לאופנה באפגניסטן.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.أنا أريد أن أنظر إلى كيف، في رأيي، صار الصراع في أفغانستان صراعا أنيقا.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.どのようにファッションに 影響したかにも興味があります 戦争で国外に身を追われた 人々の生活が
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistan, Sierra Leone, dan tampaknya konflik-konfliknya tidak dapat kita pahami.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistan, Sierra Leone, iar conflictele de acolo ni se par de neînţeles.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistanu, Sierra Leone, i te konflikty wydają się dla nas niezrozumiałe.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistanu, Sierra Leone, konflikt je pre nás nepochopiteľný.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganistán y Sierra Leona y los conflictos nos parecen incomprensibles.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afganisztánból, Sierra Leonéből, és a konfliktusok érthetetlennek tűnnek számunkra.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afghanistan, Sierra Leone, en we begrijpen niets van het conflict.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afghanistan, Sierra Leone, và các xung đột này có vẻ không thể hiểu nổi đối với chúng ta.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Afghánistánu, Sierra Leone, a konflikt se nám zdá nepochopitelný.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Aghanistan, Sierra Leone, und der Konflikt erscheint uns unbegreiflich.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Irak, Afghanistan, Sierra Leone, og konflikterne virker uforståelige for os.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.시에라 리온에 대한 뉴스를 들을때 우리는 이 전쟁들을 이해 할 수 없다고 느끼지요.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.les conflits nous semblent incompréhensibles.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Αφγανιστάν, Σιέρα Λεόνε, oι συγκρούσεις μας φαίνονται ακατανόητες.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.Афганистана, Сьерра-Леоне, и кажется, что эти конфликты невозможно понять.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.אפגניסטן, סיירה לאון, והקונפליקטים נראים בילתי ניתנים לתפיסה בשבילנו.
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.أفغانستان، سيراليون و الصراع يبدو صعب الفهم
Afganistan'daki, Sierra Leone'deki, ve çatışma bize anlaşılmaz geliyor.紛争というものが非常に不可解にうつります この感覚こそ、私がこのプロジェクトを始めた契機でした
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Ada sisi etnis pada konflik ini seperti yang sering terjadi di Afrika.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.A konfliktusnak volt etnikai aspektusa is, ahogy Afrikában nagyon gyakran.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Có sự mâu thuẫn dân tộc. vốn rất phổ biến ở châu Phi.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Era o parte etnică a acestui conflict cum se întâmplă deseori în Africa.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Es gab einen ethnischen Aspekt in diesem Konflikt, wie so oft in Afrika.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Havia um lado étnico neste conflito, como muitas vezes em África.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Het conflict kent een etnische kant zoals vaak in Afrika het geval is.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Il y avait une composante ethnique dans ce conflit comme c'est très souvent le cas en Afrique.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.이들의 갈등에도 아프리카에서 종종 그렇듯이 민족적인 문제가 있었습니다.
Afrika'da sıklıkla görüldüğü gibi bu çatışmanın etnik bir tarafı da vardı.Konflikten hade en etnisk aspekt, som så ofta i Afrika.

İlgili Sayfalar