çatışma ile cümle
çatışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yavuz iki gemiyle çatışmaya girdi.Moresby landete mit zwei Booten.
Şehirde düzenli olarak sol görüşlü göstericilerle, polis arasında sokak çatışmaları yaşanır.Regelmäßig kommt es zu Straßenschlachten zwischen linksgerichteten Demonstranten und der Polizei.
Nasıl olsa herhangi bir çatışma olmuyordu.Es gab keine Kämpfe.
Dinamit-ABD´deki sınıf çatışmalarının kavgası (1880-1930) My America (1928-1938)Geschichte der Klassenkampfs in den USA (1880–1930).
Hatta az sayıdaki sınır çatışmasında kullanılmıştır.Auch diese wurde im gleichen Frontabschnitt eingesetzt.
Bir mücadele ya da çatışma olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktu.Zu einem Kampfeinsatz oder einem Gefecht kam es jedoch nicht.
Bu çatışma öğleden sonra 2 de son erdi.Der Angriff begann um zwei Uhr nachmittags.
Bern'de çatışmalar Zaffaraya ve Reithalle çerçevesinde sürdü.In Bern drehten sich die Auseinandersetzungen um das Zaffaraya und die Reithalle.
Grev, çatışmalar durduktan sonra 7 ay daha devam etti.Nach sieben Monaten eskalierte der Krieg wieder.
Kararda, Darfur'daki çatışmaya askeri bir çözüm bulunmadığı vurgulanmıştır.Außerdem wurde bemängelt, dass es keine Fortschritte bei der Lösung des Nahostkonflikts gab.
Daha sonraki döneme dair Mercia ile bir çatışma bilgisi yoktur.Die Beziehungen zu Mercia blieben auch weiterhin problematisch.
Çatışma sonucu 9 militan yaşamını yitirir.Der Militäreinsatz forderte neun Todesopfer.
Aralarında çatışma oldu ve çatışmayı Raleigh kazandı.Die beiden geraten in einen Kampf, bei dem Ralph getötet wird.
Temmuz 2012'de, çatışmalar ciddi şekilde Halep'e ulaşmıştır.Im Juli 2012 kam es in Aleppo zu heftigen Kämpfen.
Müttefikler Almanlara karşı Monte Cassino için çatışmaya girdiler.Alexander überwand erfolgreich den deutschen Widerstand bei Monte Cassino.
Bununla birlikte Deyrizor'da da hükümet yanında çatışmalara katılmıştır.Er behauptete sich in einigen Streitgesprächen mit Regierungsmitgliedern.
Etnik gruplar arasında devlet kaynakları uğruna çıkan çatışmalar etnik şiddet olasılığını artırabilir.Das Konfliktpotential zwischen den Volksgruppen nimmt daher zu.
Sri Lanka İç Savaşı, 1983-2009 yılları arasında Sri Lanka'da arasında meydana gelen silahlı çatışmalardır.Die Ostprovinz gehörte zu den von 1983 bis 2009 vom Bürgerkrieg in Sri Lanka betroffenen Gebieten.
1949’dan beri bölgede birçok defa etnik çatışmalar meydana gelmiştir.Bis 1949 brachen in verschiedenen Landesteilen Aufstände und ethnische Konflikte aus.
19 Ekim 202 - İkinci Pön Savaşı'nın son çatışması olan Zama Muharebesi.Somit kam es am Morgen des 19. Oktober 202 v. Chr. zur letzten Schlacht des zweiten punischen Krieges.
Sonraki 6 gün boyunca Umurbrogol dağındaki şiddetli çatışmalar devam etti.Am nächsten Tag brachen schwere Kämpfe um die Silos in Manbidsch aus.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.So kam es zu Streitigkeiten und Verhaftungen.
Sokak çatışmalarında zırhlı araçlar ancak sınırlı ölçüde kullanılabilmektedir.Streitwagen konnten allerdings nur auf relativ ebenem Gelände eingesetzt werden.
Çatışmaların sonunda köprü Kızıl Ordu birliklerinin kontrolüne geçti.Nach Kriegsende wurde die Kaserne von der Roten Armee übernommen.
10. ve 11. yüzyıllarda Norveç ve Danimarka ile aralıklı çatışmalara girdiler.Bis zum 11. Jahrhundert kam es regelmäßig zu Kämpfen zwischen Dänen und Sachsen.
Bozkırdan Çin'e doğru daha önce de akınlar olmakta ve küçük çatışmalar yaşanmaktaydı.Bereits zu Vorkriegszeiten gab es aber schon chinesische Miniknaller- und Knallmatten.
Haziran ve Temmuz aylarında Derne Şura Konseyi ile IŞİD arasında çatışmalar patlak vermiştir.Dies geschah in Gesprächen im Juni/Juli des Jahres teilweise in Gegenwart des Herzogs.
İlk büyük çatışmalar 2012 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir.Dort fanden in den ersten Wochen im Juni 2013 schwere Straßenschlachten statt.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.Es kommt im Laufe des Krieges zu keinen nennenswerten Kampfhandlungen.
1967 - Gerilla lideri Che Guevara, Bolivya'da La Higuera çatışmasında yakalandı.1967: Ernesto Che Guevara wird nach einer Schießerei bei La Higuera von der bolivianischen Armee festgenommen.
Ancak çatışma pozisyonuna gelinmedi.Er kam nicht zum Kriegseinsatz.
Romalılar ve savunmacılar arasında ufak çatışmalar yapıldı.Auch kam es in der Umgebung zu Kämpfen zwischen Römern und Slawen.
Nitekim bu Özbek emiri ile Çağataylar arasında aynı yıl içerisinde çatışma vuku buldu.Trotzdem kam es zum Ausgleich zwischen Kaiser und Stadt im selben Jahr.
Huzurlu yıllar sonrasında sınır çatışmaları başladı.In den folgenden Jahren begann man langsam, die Grenzstreitigkeiten zu lösen.
Akşama doğru kentin her bölgesinde devam eden çatışmalar devam eder.So geht die Auseinandersetzung des Nachts im Schlafzimmer weiter.
Parti arşivlerinde de bu konuya dair çatışmalar ve belirsizlikler olduğu görülmektedir.Es ist immer aufgefallen, dass es im Buch Spannungen und Widersprüche gibt.
Sengoku dönemi toplumsal ayaklanmalar, siyasal entrikalar ve askerî çatışmalar ile geçmiştir.Siam verfiel in eine kurze Zeit des Chaos, der Rebellion und regionaler Konflikte.
Mayınlar Kuzey Afrika ve İtalya dan meydana gelen çatışmalarda kullanılmıştır.Sie wurde von den Alliierten in den Feldzügen in Nordafrika und Italien eingesetzt.
Bu dönemde sağ ve sol çatışması arttı.Links und rechts hiervon bestehen turmartige Erhöhungen.
1963 yılında ise toplumlararası çatışmalar başladı.1936 kam es zu einer Auseinandersetzung mit den Nationalsozialisten.
Jackson bu çatışmaları, sözleşmeyi erken sona erdirmek için bir sebep olarak kullanabilirdi.Argentinien hätte in diesem Schritt unmittelbar einen Grund gesehen, den Krieg zu beginnen.
Tıpkı çatışmacı kuram ve etkileşimcilik gibi.Genauso wie Eroberung und Überwältigung.
Bu nedenle bu devletler arasında halen zaman zaman sınır çatışmaları olabilmektedir.Daneben kam und kommt es immer wieder zu Grenzstreitigkeiten der Anrainerstaaten.
(Savaşın bu aşamasında Osmanlı Devleti sadece İngiltere ile fiili çatışma halindeydi.)(Bei diesem Helden handelt es sich ohne Zweifel um Alexander.
Yine de daha sonra Berlin'de çok sert çatışmalar yaşandı.Darauf kam es in den folgenden Nächten zu schweren Ausschreitungen in Barcelona.
Çıkan çatışmada 4 saldırgan öldürüldü.Bei dem Anschlag kamen vier Attentäter ums Leben.
Çad'da çatışmaDer Kampf in Judäa.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Diese Marionettenregierung hielt sich bis zum Abzug der deutschen Truppen im Dezember.
Diplomasi ve Çatışma Yönetimi (M.A.)Prozess- und Projektmanagement Political Economy of European Integration (M.A.)
Fakat Fransızlar önceki çatışma gibi bu çatışmada da yenildi.Das Schloss wurde von den Franzosen hierbei erst im Nahkampf erobert.
Eylül ayında ateşkese tam olarak uyulmamış ve taraflar arasında çatışmalar başlamıştır.Anfang Dezember flauten die Kämpfe ab, da beide Seiten erschöpft waren.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Bei einem Unfall kommt Ludwig ums Leben, Johann wird schwer verletzt.
Böylece ordu içindeki hiziplerin çatışmasına dayanan hükûmetler dönemi başladı.Die Zahl der Bewohner, Angehörige der Frühen Archaischen Periode, nahm zu.
Çatışmalar 1963 ve 1964 yıllarında da devam etti.Die erste Staffel lief in den Jahren 1963 und 1964.
Altı gün boyunca surların önünde her iki taraf için kayıplara mal olan çatışmalar sürdü.Es kam zu wochenlangen, für beide Seiten verlustreichen Kämpfen.
Bangladeş sınırındaki bölgelerde İslamcı savaşçılar ile Burma ordusu arasında çatışmalar yaşanmıştır.An der Grenze kam es mehrfach zu Grenzgefechten zwischen indischen und bangladeschischen Polizeieinheiten.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Die Kämpfe dauerten mehrere Stunden.
Kısa süre sonra Yunan piyadesi de çatışmaya katılmıştır.Schon bald nutzten auch griechische Händler den Marktplatz.
Seçim gayet uzun sürdü ve seçmenler arasında çatışmalar çıktı.Durch die große Ausdehnung kam es zu Abstimmungsproblemen zwischen den einzelnen Korps.
Şarkı sözlerinin çoğunluğu depresyon ve kişinin iç çatışmaları ile ilgilidir.Die meisten Lieder behandeln das Thema der Geschwindigkeit der menschlichen Entwicklung.