Ana içeriğe geç
Sözlük

çarpar ile cümle

çarpar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendine has olan yemekleri ile göze çarpar.Вона безпосередньо бере участь у перетравлюванні їжі.
İtinalı işçilik göze çarpar.Викоріньте страх на роботі.
Bunun nedeni rüzgarın buradaki kayalara çarparak çınlamasıdır.Лиш вітер свистів у камінні.
Ülkedeki 26 kantonda oldukça geniş bir kültürel çeşitlilik göze çarpar.K obrovské kulturní rozmanitosti přispívá i rozdělení na 26 kantonů.
Titanik bir buzdağına çarparak battı.Titanic by pak do ledovce narazil přídí.
3 ile çarparsak 63 elde ederiz.3,2 / \ 1,1 5,2 \ / \ 2,1 4,1 6,1 Následně odstraníme 3.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler shodí dědečka na zem a opakovaně mu skřípne hlavu mezi ledničku a zabije jej.
Venüs üzerine çarparak parçalandı.)Blesky na Venuši .]
Mars Ocean: 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Deniz Harekâtları sırasında mayına çarparak battı.Ocean se potopil 18. března 1915 po najetí na minu.
Karada yatarken vücudun iriliği ve tombul görünümü göze çarpar.Při spánku si tělo přikrývá svým dlouhým a huňatým ocasem.
Kanada Grand Prix’inde Villeneuve virajında duvara çarparak yarış dışı kaldı ve puan alamadı.V Kanadské Grand Prix udělal Alonso chybu a ve Villeneuvově zatáčce skončil ve zdi.
Carol'a araba çarpar ve Beth'in olduğu hastaneye götürülür.Nasedl zpátky do auta a varoval Betty, že budou uneseni.
Aynayı geçen foton bir detektöre çarpar.Teprve pohled do zrcadla ji přesvědčil.
Caddeden geçerken George'a ambulans çarpar.Jeff přijede k domu se sanitkou.
Sıklıkla konudan bahsederken sıkıntılı oldukları göze çarpar.Často je zmatená o tom co se děje.
Bir gece, bilinçli olarak arabasıyla duvara çarpar ve kıl payı hayatta kalır.Pe jumătate intenționat, într-o noapte, a intrat cu mașina sa într-un zid.
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.Avionul a aterizat într-un morman de zăpadă.
Güldürmek esasına dayanıldığından üslûpta bir serbestlik göze çarpar.Unui îndemn la predare i se răspunde cu râsete zeflemitoare.
SC-213 14 Ekim 1942'de Karadeniz'de Romanya tarafından döşenmiş mayınlara çarparak battı.SC-213 s-a scufundat la 14 octombrie 1942, atunci când a lovit o mină marină în Marea Neagră.
Mako onu yıldırımla çarparak öldürür.Tyke l-a muscat pe Fulger.
Hastanın bütün vücûdu sarsılır, çeneleri birbirine çarpar.Boala de inimă i se agravează, pieptul îi vibrează vizibil.
Aniden bir çocuğa araba çarpar.Eközben egy fiút elüt egy autó.
Kamyon, bir mağazaya çarparak durabildi.A teherautó végül egy boltba ütközött.
Mako onu yıldırımla çarparak öldürür.Mako ölte meg egy villámmal.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Azonban a lépcsőn elbotlik és fejbe lövi saját magát.
2'yi 6 ile çarparsak 12 elde ederiz.12-ből 9-szer kell megcsinálni.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Mivel a Holdnak a légköre szinte tökéletes vákuum, a két tárgy egyszerre ért földet.
Vatanın'dan uzakta fakat kalbi vatanı için çarparak yaşadı.Bár száműzetésben élt, sokat tett hazájáért.
Carol'a araba çarpar ve Beth'in olduğu hastaneye götürülür.Locke-ot mentőautóval szállítják a kórházba, Ben is vele van.
Buradan harekele ilçemizde aşırı bir nüfus artışı olduğu göze çarpar.)A lépésre a csapatok létszámának drasztikus növekedése miatt volt szükség.)
Bazı durumlarda yanlarda damarlar göze çarpar.Az alvilágban eközben balul ütnek ki a dolgok.
Distopik bir hiciv olan romanda birçok özel ve farklı detay göze çarpar.A javaslat egy testvérprojektről szólt, amely különböző híreket közölne elfogulatlanul és részletesen.
Bölümde Peter'a yıldırım çarpar ve ölümle burun buruna gelir.Az iskolában Peter szemmel láthatólag megszállott lesz, és eltöri saját orrát.
Sıklıkla konudan bahsederken sıkıntılı oldukları göze çarpar.Gyakran ideges, amikor problémát kell megoldani.
Ve bir anda bir adama çarparlar.A következő pillanatban valaki bekopog.
Filmde Ray Harryhausen filmlerinin güçlü bir etkisi göze çarpar.Elokuvan erikoistehosteista vastaa Ray Harryhausen.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Ilmakehän puutteen vuoksi kappaleet putosivat Kuun pinnalle samaan aikaan.
Aniden bir çocuğa araba çarpar.Yllättäen auto törmää johonkin.
Büyük Alföld'de büyük ısı farkları göze çarpar.Keijueläimet aiheuttavat suuria harmeja Alfeassa ollessaan.
Venüs üzerine çarparak parçalandı.)Suomentanut Risto Koskensilta.)
Yaklaşık 100 metre ilerleyen taksi, kaldırıma çarparak durdu.Μετά από περίπου εκατό μέτρα, το όχημα σταμάτησε.
Fişek patlar, kafası saksıya çarpar ve saksı kafasına girer.Du skal nu fange ham og slå ham i hovedet med dit skateboard.
Teknolojik gelişime bağlı kuşak farklılıkları az da olsa göze çarpar.Teknologiens udvikling betyder dog, at forskellene bliver mindre og mindre.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Når den beveger seg hurtig eller blir ivrig bæres den lett oppoverbøyd.
İtinalı işçilik göze çarpar.Den fulle sysselsetting i fare!
Maya bir katil tarafından kaçırılır ve onun peşinden giden Sam'e ise araba çarpar.Gina ser at han blir kidnappet, og hun stjeler en drosje for å kjøre etter dem.
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.Isen omkring båten økte i tykkelse.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.De kjører fra stasjonen i det en isbil ankommer.
Bu bölümde abartılı bir anlatım göze çarpar.Pada bagian ini berisi komentar eksegetis.
Yolculuk sırasında Midilli birçok mayına çarparak battı, Yavuz da üç mayına çarpmıştı.Trên đường đi, Midilli trúng phải nhiều quả mìn và bị chìm; Yavuz cũng trúng ba quả mìn.
Eylül 1914 yılında, Flanders savaşı sırasında ciddi bir kabuk parçası çarparak sağ önkolundan yaralandı.Trong trận đánh tại Flanders vào tháng 9 năm 1914 ông bị trúng miểng trọng thương tay phải.
Vardıklarında arabayı Şamarcı Söğüt'e çarparlar ve Ron'un asası kırılır.Chiếc xe lao thẳng vào cây Liễu Gai vốn rất hung dữ, và Ron bị gãy đũa phép.
Sonra ise kıza bakarak araba kullandığı için arabyı direk'e çarpar.Nhưng họ đã hoảng sợ sau khi thấy chàng ném một chiếc xe vào họ.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.途中でクッパびりびりが行く手を阻む個所もあり、難易度はかなり高い。
Eğer top ayağa çarpar ise yine steps olur.ボールがゴールに入った場合は、キックを再び行う。
Bazı takılarda «İskit hayvan» üslübü göze çarpar. ^だがある日、突然「動物の力」が発現してしまう。
Mavi kafa Withere çarparsa bir süreliğine hareket edemez.タンポポの茎にぶつかると少しの間動けなくなる。
Bu binde bir objektiflik ve realistlik göze çarpar.戦闘ではのしかかりや強力な雷攻撃を仕掛けてくる。
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.由于没有大气层,两个物体同时落在月球表面。
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.坏天气使船不得不停泊在一座冰山的背风面。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod