çarpısma ile cümle
çarpısma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.チャイルドシートより有効です そんなはずはない と思う人もいるでしょう
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.Peluang tabrakan antar bintang sangat kecil.
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.Pravděpodobnost hvězdné kolize je velmi nízká.
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.Імовірність зіткнення зірок дуже мала.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Avšak v supravodiči nie sú kolízie, takže niet uvoľňovania energie.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Dar în interiorul unui superconductor nu au loc coliziuni, prin urmare nu există pierdere de energie.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.In einem Supraleiter gibt es diese Kollisionen nicht und so geht auch keine Energie verloren.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.하지만, 초전도체 내부에서는 전자의 충돌이 일어나지 않습니다. 그래서 에너지의 소실도 없지요.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Maar in een supergeleider zijn er geen botsingen. Dus is er geen energieverlies.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Nicméně uvnitř supravodiče k žádným srážkám nedochází, a tedy zde není ani rozptyl energie.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.No entanto, dentro de um supercondutor não existem colisões, logo, não existe dissipação de energia.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.No obstante, en el interior de un superconductor no hay colisiones y por ende no hay disipación de energía.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Tuttavia, all'interno di un superconduttore non ci sono collisioni, quindi non c'è dispersione di energia.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.W nadprzewodniku jednak nie dochodzi do zderzeń. ani też do rozproszenia energii.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Znotraj superprevodnika pa ni trkov in zato se tudi energija ne razsipa.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Ωστόσο, μέσα στον υπεραγωγό δεν πραγματοποιούνται συγκρούσεις, οπότε δεν υπάρχει διάχυση ενέργειας.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Въпреки това в свръхпроводника няма никакви колизии, така че няма никакво разсейване на енергия.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.Тем не менее, внутри суперпроводника таких столкновений нет, поэтому нет потери энергии.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.לעומת זאת, בתוך מוליך-על אין התנגשויות, ולכן אין איבוד ופיזור של אנרגיה.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.و لكن من ناحية أخرى، فإن داخل الموصل الفائق لايوجد تصادمات، و كنتيجة لذلك فلا يوجد إصدارٌ حراريٌّ.
Ancak, süperiletkenlerin içinde çarpışma yoktur bu yüzden enerji kaybı da yoktur.従って エネルギーの消失もありません 驚くべきことです 考えてみてください
A'nın çarpışmadan sonraki momentumunun y bileşenini:בכל כוון.
[araba çarpışması sesi] [telefon çalma sesi][Sonido de un coche estrellandose] [Sonido del timbre del teléfono]
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Af en toe zullen deze deeltjes op elkaar gericht zijn, dus er is een frontale botsing.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Câteodată acele particule vor fi ţintite una spre alta, deci va avea loc o ciocnire frontală.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.De vez em quando essas partículas encaminham-se umas para as outras, e ocorre uma colisão frontal.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Hầu như là các hạt phân tử sẽ được ngắm về phía nhau, nên sẽ có một vụ va chạm trực diện.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Jedes Mal, wenn diese Teilchen aufeinander treffen ergibt sich eine Frontalkollision.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.거의 빛의 속도로 가속시킨 후, 서로 정면충돌 시킵니다.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Med jævne mellemrun bliver de partikler rettet mod hinanden, så der sker en frontalkollision.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Néha ezeket a részecskéket ütközőpályára állítják, hogy aztán frontálisan ütköznek.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Občas nějaké částice naletí přímo do sebe.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Ogni tanto queste particelle verranno messe in traiettoria per farle scontrare.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Tieto častice budú mieriť na seba, takže dôjde k ich vzájomnej kolízii.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Κάθε τόσο, αυτά τα σωματίδια θα στοχεύουν το ένα το άλλο, έτσι θα έχουμε μια μετωπική σύγκρουση.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.В даден момент частиците ще бъдат насочени една в друга, за да се получи челен сблъсък.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.Время от времени частицы будут направляться друг на друга, так, чтобы произошло лобовое столкновение.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.אחת לכמה זמן החלקיקים האלו יכוונו האחד על השני, כדי שתיווצר התנגשות חזיתית.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.و كثيرا ما تتجه هذه الجسيمات باتجاه بعضها البعض، محدثة تصادما رأسيا مباشرا.
Arada bir o parçacıklar birbirlerine isabet edecek, ve kafa kafaya çarpışma gerçekleşecek.それで正面衝突が起きます 期待しているのは もし衝突が十分なエネルギーを生み出せば
Arkada kalmamalısınız komutanım! Bana emir vermeye kalkma çavuş. Biz çarpışma birimi değiliz, anlaşıldı mı?Diterima.
Arkada kalmamalısınız komutanım! Bana emir vermeye kalkma çavuş. Biz çarpışma birimi değiliz, anlaşıldı mı?Przyjąłem.
Artık bir araba çarpışması olduğunda sadece dublörün değil ekibin de güvenliğini sağlarızAhora es crítico que cuando hay un choque de auto no sólo protejamos al doble sino también al equipo.
Artık bir araba çarpışması olduğunda sadece dublörün değil ekibin de güvenliğini sağlarızAls er een auto-ongeluk gebeurt, is het cruciaal dat niet alleen de stuntman veilig is, maar ook de filmploeg.
Artık bir araba çarpışması olduğunda sadece dublörün değil ekibin de güvenliğini sağlarız이제는 자동차 사고가 일어날 때, 스턴트 연기자만 안전하게 하는 것이 아니라 크루도 안전하게 하는 것이 중요합니다.
Artık bir araba çarpışması olduğunda sadece dublörün değil ekibin de güvenliğini sağlarızזה חיוני כיום שכשמכוניות מתנגשות זו בזו לא רק הפעלולן יהיה בטוח, אלא גם הצוות.
Artık bir araba çarpışması olduğunda sadece dublörün değil ekibin de güvenliğini sağlarızスタントを行う人に加え スタッフの安全確保も必須です カメラマンもスタントマンも 死なせられませんし
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Albo po prostu, że występują tylko zderzenia sprężyste pomiędzy różnymi molekułami.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Das sollen alles elastische Stöße sein zwischen den verschiedenen Molekülen.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Eller væsentligt; alle sammenstødene er elastiske mellem de forskellige molekyler.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.분자들 사이의 충돌이 탄성 충돌이라고 생각하는 거죠
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Ou essencialmente que todas elas são colisões elásticas entre as diferentes moléculas.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Vlastně jsou to všechno elastické srážky mezi různými molekulami.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.Vlastne sú to všetko elastické zrážky medzi rôznymi molekulami.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.או למעשה שכל ההתנגשויות הם אלסטיות בין המולקולות השונות.
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.يعني ذلك أن التصدمات هنا تصادمات مرنه بين الجزيئات
Aslında moleküller arası çarpışmaların hepsini elastik çarpışmadır.弾性のあるぶつかり方をします。 運動量の損失はありません。
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır. Ve işte çarpışma.No fundo, as cadeiras auto não estão a fazer grande coisa.
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.우리의 시선의 춤, 충돌, 서로서로를 끌어당기며 우리의 지각적 구멍들,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.La danse de nos regards,