çarpıcı ile cümle

çarpıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Maalesef, bazı çok önemli görüntüler çok çarpıcı ve rahatsız edici olarak algılanıyorlar.あまりに鮮明で見るに堪えないものもあります 1枚写真をお見せします
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Ça ne fait pas les gros titres; ça ne passe pas aux infos, ce n'est pas impressionnant.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Dat haalt de krant niet. Het is geen nieuws, het is niet hip.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Det skaber ikke overskrifter, det skaber ikke nyheder, det er ikke iøjefaldende.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.빈곤은 헤드라인도, 뉴스거리도 아니고, 밋밋하고,
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Nem jelenik meg főcimekben, nem kerül bele a hírekbe, nem feltűnő.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Není to v novinách, není to ve zprávách, není to poutavé.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Nie je v novinách, v správach, nie je to pútavé.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.No está llegando a las primeras planas; no es noticia, no es vistosa.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Nó không phải tiêu điểm, không được đưa tin trên TV, nó không thu hút.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Non è in prima pagina, non è nei notiziari, non è spettacolare.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Nu apare în titluri de ziare; nu există știri, nu este evidentă.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Sie wirft keine Schlagzeilen, sie macht keine News, sie ist unauffällig.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Δεν κάνει πρωτοσέλιδα, δεν κάνει επικεφαλίδες, δεν είναι θεαματική.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Не е в новините; не е бляскава.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.Об этом не кричат заголовки газет, это не бросается в глаза.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.זה לא מגיע לכותרות; זה לא בחדשות, זה לא נוצץ.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.لا يشكل عنواناً رئيسياً. ليس مصدراً للأخبار، ليس لامعاً.
Manşetlere çıkmıyor; haber olmuyor; çarpıcı değil.銃が発射されることもありません
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"낸터켓에서 자체"씨 웹스터는 말했다, "매우 강렬하고 독특한 부분입니다
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket bản thân", ông Webster nói, "là một phần rất nổi bật và đặc biệt của
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket în sine," a declarat Dl. Webster, "este o parte foarte izbitoare si deosebit de
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket itse", sanoi Mr. Webster, "on hyvin osuva ja erikoinen osa
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket magát," mondta Mr. Webster "egy nagyon feltűnő és különleges része a Nemzeti érdek.
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sama," je dejal gospod Webster, "je zelo presenetljivo in nenavadno del
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sám," povedal Webster, "je veľmi nápadné a osobitná časť
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sám," řekl Webster, "je velmi nápadné a zvláštní část
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket selbst", sagte Webster, "ist eine sehr auffällige und eigenartige Teil der
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sendiri," kata Mr Webster, "adalah bagian yang sangat mencolok dan khas dari
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket si", disse Webster, "é uma parte muito marcante e peculiar do
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket się," powiedział pan Webster, "jest bardzo uderzające i specyficznych części
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sig selv," sagde Mr. Webster, "er en meget markant og særegen del af
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sig själv", sa Mr Webster, "är en mycket slående och märklig del av
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket sí mismo," dijo el Sr. Webster, "es una parte muy llamativo y peculiar de la
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket soi", a déclaré M. Webster, "est une partie très frappante et singulière de la
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket stessa", ha detto Mr. Webster, "è una porzione molto suggestivo e peculiare del
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket zelf," zei de heer Webster, "is een zeer opvallende en bijzondere deel van de
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket ίδια", είπε ο κ. Webster, "είναι ένα πολύ εντυπωσιακό και ιδιαίτερο τμήμα του
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket себе си", каза г-н Уебстър "е много поразителен и особена част от
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Nantucket עצמו", אמר מר ובסטר, "הוא חלק בולט מאוד מוזר של
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Нантакет себе", сказав пан Вебстер, "є дуже яскравим і своєрідним частина
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"Нантакет себя", сказал г-н Вебстер, "является очень ярким и своеобразным часть
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır"نانتوكيت نفسها" ، قال السيد وبستر ، "هو جزء ضرب جدا وغريبة من
"Nantucket kendisi," Bay Webster dedi, "çok çarpıcı ve kendine özgü bir kısmıdır国益。
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı Fotoğrafı18 asombrosas fotografías de los Rana Tharus de las estribaciones sureñas de Nepal
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı Fotoğrafı18 atemberaubende Fotografien von den Rana Tharu des südlichen Vorgebirge Nepals
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı Fotoğrafı18 magnifiques photos des Rana Tharus, ce peuple du sud du Népal
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı Fotoğrafı18 εκθαμβωτικές φωτογραφίες των Rana Tharu από τους νότιους πρόποδες του Νεπάλ
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı Fotoğrafı18 потрясающих фотографий народности рана тхару с южного подножья гор Непала
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı FotoğrafıFotografii uimitoare ale populatiei Tharu de la poalele munților, din vestul Nepalului
Nepal'in Dağ Eteklerinin Güneyinden Rana Tharular'ın 18 Çarpıcı FotoğrafıKeindahan Rana Tharus dalam Foto
Oldukça çarpıcı, sert bir sahne bu.Můžeme skoro cítit tu přísnost.
Oldukça çarpıcı, sert bir sahne bu.Z obrazu emanuje surowość, przyziemność.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.Agora, nunca o ouvi tão alto -- na verdade é mais dramático.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.Ich habe das noch nie so laut gehört - es ist wirklich viel dramatischer.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.Io non l'ho mai sentito forte -- in effetti è più marcato.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.Je ne l'ai jamais entendu si haut - en fait c'est beaucoup plus dramatique.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.이제껏 이렇게 크게 들어본 적이 없어요 -- 훨씬 드라마틱하네요.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.Még sosem hallottam ilyen hangosan -- így sokkal drámaibb.
Onun bu kadar gürültülü olduğunu hiç duymamıştım -- aslında böyle daha çarpıcı.Na tych głośnikach robi to wrażenie.

İlgili Sayfalar