çarpı ile cümle

çarpı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom gerçeği çarpıttı.Tom twisted the truth.
Tom'a bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom got hit by a truck.
Tom yıldırım tarafından çarpıldı.Tom was struck by lightning.
O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.He did not die in the collision. Actually, he had a heart attack before crashing.
Araba çarpışmadan birkaç dakika sonra patladı.The car exploded a few moments after the collision.
Bu çarşamba bir taksi ve bir tren çarpıştı.A cab crashed into a train this Wednesday.
Kuiper Kuşağı'na ait serseri bir göktaşı Dünya'yla çarpışma rotasında.A rogue asteroid from the Kuiper Belt is on a collision course with the Earth.
Neredeyse arabama çarpıyordun.You almost crashed into my car.
Kalbi çılgınca çarpıyordu.His heart was beating wildly.
Hükümet gerçeği çarpıtır.The government bends the truth.
O elbise onun üzerinde çarpıcı görünüyor.That dress looks stunning on her.
Göğüs göğüse çarpışmaya karar verdiler.They decided to fight mano-a-mano.
Çarpıcı görünüyorsun.You look stunning.
İki araba çarpıştı.The two cars crashed.
Çarpışma sonucunda yolculardan birisi fırladı.As a result of the collision, one of the passengers was thrown out.
Bugün neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car today.
Bir araba tarafından çarpıldım.I got hit by a car.
Sana çarpıldım.I have a crush on you.
Ben sana çarpıldım.I've got a crush on you.
Bugün neredeyse bir kamyon tarafından çarpılıyordum.I nearly got hit by a truck today.
Tom'un bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw Tom get hit by a car.
Bu araba çarpışmaları önlemek için otomatik olarak fren yapar.This car brakes automatically to avoid collisions.
O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Tom'un arabası bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom's car was hit by a truck.
Tom neredeyse Mary'ye çarpıyordu.Tom almost bumped into Mary.
Almanya finansal kriz tarafından çarpıldı.Germany was hit hard by the financial crisis.
Ben yıldırım tarafından üç kere çarpıldım.I have been struck by lightning three times.
Sen yıldırım tarafından üç kere çarpıldın, değil mi?You have been struck by lightning three times, isn't it?
O, bir yıldırım tarafından üç kez çarpıldı.He has been struck by lightning three times.
O, yıldırım tarafından üç kere çarpıldı.She has been struck by lightning three times.
Biz üç kez yıldırım tarafından çarpıldık.We have been struck by lightning three times.
Onlar üç kez yıldırım tarafından çarpıldılar.They have been struck by lightning three times.
Onun güzelliği tarafından çarpıldım.I was struck by her beauty.
O, delili çarpıttı.She twisted evidence.
Sözlerimi çarpıtıyorsun.You're twisting my words.
Gerçeği çarpıtıyorsun.You're twisting the truth.
Tom ve Mary birbirleriyle çarpıştılar.Tom and Mary bumped against each other.
Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.I think videogames are warping our kids minds.
Kedi araba tarafından çarpılmaktan kaçtı.The cat escaped from being hit by the car.
Kapı kasası çarpık ve kapı uygun şekilde kapanmayacak.The door frame is warped and the door won't close properly.
Burası Tom'un bir araba tarafından çarpıldığı köşedir.This is the corner where Tom got hit by a car.
Bu çarpıcı biçimde yakışıklı genç adam kim?Who is this strikingly handsome young man?
Neredeyse bana çarpıyordun.You almost hit me.
Tom bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom was hit by a truck.
Tom neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordu.Tom came very near being hit by a car.
Tom çarpılmaktan güç bela kaçtı.Tom narrowly escaped being hit.
Sen her zaman söylediklerimi çarpıtıyorsun.You always twist what I say.
Araba tarafından çarpılan bir adam gördüm.I saw a man get hit by a car.
Tom'a neredeyse bir bisiklet çarpıyordu.Tom was almost hit by a bicycle.
Bu, çarpıcı bir haber.This is stunning news.
Tom çarpıcı biçimde yakışıklı.Tom is strikingly handsome.
Tom çarpışmada ölmedi.Tom didn't die in the collision.
Onun bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw him get hit by a car.
Onun bir araba tarafından çarpıldığını ördüm.I saw her get hit by a car.
Dan bir kamyon tarafından çarpıldı ve ağır bir şekilde yaralandı.Dan was struck and gravely injured by a truck.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısıdır.The Large Hadron Collider is the world's largest particle accelerator.
Tom neredeyse bir kamyon tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a truck.
Şimşek tarafından çarpıldığında ve yandığında Coloseum 217 yılına kadar kullanıld.ıThe Coloseum was used until the year 217, when it was struck by lightning and burnt.
Çarpık kentleşme ve kaos pek çok planlama sorunları yaratır.Urban sprawl and chaos create many planning problems.
Beş çarpı iki ona eşittir.Five times two equals ten.

İlgili Sayfalar