çarpı ile cümle
çarpı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kalp çarpıntısıyla, o kapıyı açtıWith her heart pounding, she opened the door.
Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.I barely missed being struck.
Zırh giyen büyük bir çarpışmayla düşer!He who wears armor falls with a big crash!
Bazı uydular patladılar veya çarpıştılar.Some satellites have exploded or collided.
Bazı gazeteler haberi çarpıttılar.Some newspapers distorted the news.
Tıp bilimi çarpıcı bir ilerleme gösterdi.Medical science has made a dramatic advance.
Bir kamyon tarafından çarpılmaktan güçlükle kaçtım.I barely escaped being hit by the truck.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I was nearly hit by a car.
Otobüs neredeyse ona çarpıyordu.The bus nearly ran over him.
Onun çarpışma hikayesi benimkine uyuyor.His story of the collision agrees with mine.
Dört çarpı beş yirmidir.Four times five is twenty.
3, 5 ile çarpılırsa 15'tir.3 multiplied by 5 is 15.
Köpek bir kamyon tarafından çarpıldı.The dog was hit by a truck.
Sen bütün çarpışmaları kazanabilirsin ama savaşı kaybedebilirsin.You can win all the battles yet lose the war.
Bizim otobüsümüz bir kamyonla çarpıştı.Our bus collided with a truck.
Bir adamın bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw a man knocked down by a car.
Yıldırım tarafından çarpılan evi gördüm.I saw the house struck by lightning.
Benim çarpık dişlerim var.I have crooked teeth.
Durum çarpıcı bir biçimde değişti.The situation has changed dramatically.
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.The cars collided head on.
Araba bir kamyonla çarpıştı.The car collided with a truck.
Arabama arkadan çarpıldığı zaman boynum kırıldı.My neck snapped when my car was hit from behind.
İki yolcu treni Şangay'da çarpıştı.Two passenger trains crashed in Shanghai.
Gerçek bir bilimci gerçekleri çarpıtmaz.A true scientist would not distort facts.
Oğlumun ön dişleri çarpık çıktı.My son's front teeth have come in crooked.
Çarpışma için kendimizi hazırladık.We prepared ourselves for the crash.
Caddeden karşıya geçerken neredeyse bana bir araba çarpıyordu.Crossing the street, I was nearly hit by a car.
İki kamyon çarpıştı.Two trucks bumped together.
Onun arabası bir trenle çarpıştı.His car collided with a train.
O bir araba tarafından çarpıldı.He was hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordu.He came near being hit by a car.
O, caddeyi geçerken neredeyse araba tarafından çarpılıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.He was nearly hit by the car while crossing the street.
Onlar birbirleriyle çarpıştılar.They bumped against each other.
Onu gördüğüm her an kalbim hızlı çarpıyor.My heart beats fast each time I see her.
Onun kalbi korkudan şiddetle çarpıyor.Her heart beat fast from fear.
Onun bir dizi çarpık dişleri var.She has a set of irregular teeth.
O, caddeyi geçerken bir araba tarafından çarpıldı.She was hit by a car while she was crossing the street.
Diğerleri arasında göze çarpıyor.She stands out from the rest.
Kapasiteyi hesaplamak için, uzunluğu genişlikle derinlikle çarpın.To calculate the capacity, multiply the length by the width by the depth.
Çarpık çurpuk sebzelerden nefret eder misin?Do you hate misshapen vegetables?
Köpek bir araba tarafından çarpıldı.The dog was hit by a car.
O neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.She was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.He was almost hit by a car.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordumI was almost hit by a car.
Yaşlı adam neredeyse araba tarafından çarpılacaktı.The old man was almost hit by a car.
Neredeyse ona bir bisiklet çarpıyordu.She was nearly hit by a bicycle.
O ona çarpıldı.He fell for her big time.
Onlar arasında çarpıcı bir benzerlik vardı.There was a striking resemblance between them.
Benim sözlerimi çarpıtmayın.Don't twist my words around.
Araba tarafından çarpılmamak ve öldürülmemek için kıl payı kaçtı.He barely escaped being hit and killed by a car.
Bir araba tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a car and died instantly.
Tom üç kez yıldırım tarafından çarpıldı.Tom has been struck by lightning three times.
Dikkat! O araba neredeyse sana çarpıyordu.Watch out! That car almost hit you.
Burnum gerçekten büyük ve ayrıca çarpık.My nose is really big, and it's crooked as well.
Tom, yıldırım tarafından çarpıldı ve öldü.Tom was struck by lightning and died.
Tom neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a car.
Tom bir kamyon tarafından çarpılmış gibi hissetti.Tom felt like he'd been hit by a truck.
Neredeyse Tom'a top çarpıyordu.Tom almost got hit by the ball.
Kalbim çarpıyor.My heart is pounding.