çarpı ile cümle

çarpı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Planımız çarpık gitti.Our plan has gone askew.
Çarpışacağımızı düşündüm.I thought we were going to crash.
Hiç kimseye çarpılmadı.No one was hit.
Tom bir kamyon tarafından çarpılmaya oldukça yaklaştı.Tom came pretty close to getting hit by a truck.
Çarpı işaretinin olduğu yer.X marks the spot.
Ben neredeyse Thomas'la çarpışıyordum.I almost collided with Thomas.
Ben neredeyse bir kamyon tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a truck.
Tom neredeyse bana çarpıyordu.Tom almost hit me.
Onun kalbi heyecanla çarpıyor.His heart beat with excitement.
Tom'a az kalsın araba çarpıyordu.Tom almost got hit by a car.
Odadaki bütün tablolar çarpık asılmış.All the paintings in the room hung crooked.
Güney İtalya'daki iki tren çarpıştı.Two trains collided in Southern Italy.
İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.Two trains collided head-on in Italy, killing 22 passengers.
Kalbim gitgide daha da hızlı çarpıyordu.My heart was beating faster and faster.
Bir kamyon tarafından çarpıldım.I got hit by a truck.
Kamyon otomobil ile çarpıştı.The truck collided with the car.
Bina kesinlikle çarpıcı.The building is absolutely stunning.
Bir çarpışma rotasında olabiliriz.We may be on a collision course.
Sonuçlar çarpıcıydı.The results were stunning.
Saat 14.30'da tren otobüsle çarpıştı.At 2:30 PM, the train collided with the bus.
Tom sarhoş bir sürücü tarafından çarpıldı.Tom was hit by a drunk driver.
Tom'un ahırı geçen sene iki kez yıldırım tarafından çarpıldı.Tom's barn was struck by lightning twice last year.
Tom çarpışmada öldü.Tom died in the collision.
Ben vazoya çarpıp onu kırdım.I knocked over the vase and broke it.
Tom bir arabayla çarpıp kaçma kazasında öldü.Tom was killed in a hit-and-run accident.
Genel olarak, dünyadaki suyun kuyrukluyıldızlarla çarpışmalardan geldiği düşünülür.It is generally thought that the earth's water came from collisions with comets.
Söylediklerimi çarpıtıyorsun.You're distorting what I said.
O söylediklerimi çarpıttı.He distorted what I said.
O, tartışmamı çarpıttı.He distorted my argument.
O argümanımı çarpıttı.She distorted my argument.
O sözlerimi çarpıttı.He distorted my words.
O sözlerimi çarpıtıyor.He is distorting my words.
Ben asla hiç kimsenin sözlerini çarpıtmadım.I never distorted anyone's words.
Bu benim tartışmamın bir çarpıtılması.That's a distortion of my argument.
Sözlerimi çarpıtmayı bırak.Stop twisting my words.
Bir kız tarafından çarpıldım.I got hit by a girl.
Bir meteor tarafından çarpılmaktan kaçınmak için ne yapabilirim?What can I do to avoid being hit by a meteor?
Koreograf çarpıcı bir dans rutini yarattı.The choreographer created a stunning dance routine.
Resim çarpık.The picture is askew.
Uzlaşma, amortisör kullanımıyla bir çarpışmadırA compromise is a collision with the use of shock absorbers.
Tom'un dişleri her zaman çarpık.Tom's teeth have always been crooked.
Caddeyi geçerken Tom bir araba tarafından çarpıldı.Tom got hit by a car while crossing the street.
Tom'a neredeyse bir araba çarpıyordu.Tom was nearly hit by a car.
Mary çarpıcı görünüyor.Mary looks stunning.
Sami'nin çarpık bir İslam algısı vardı.Sami had a wrong perception of Islam.
Tom, geçen ay Boston'da bir araba tarafından çarpıldı.Tom was hit by a car in Boston last month.
Az daha Tom'a çarpıyordum.I almost bumped into Tom.
Az kalsın Tom'la çarpışıyordum.I almost bumped into Tom.
Neredeyse bir telefon direğine çarpıyordum.I almost hit a telephone pole.
Sami korkudan çarpıldı.Sami became paralyzed with fear.
Dev bir asteroit dünya ile çarpıştığında Tom masasında oturuyordu.Tom was sitting at his desk when a giant asteroid collided with the earth.
Sami'nin kalbi çok hızlı çarpıyordu.Sami's heart was beating super-fast.
Bu sabah neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car this morning.
Çarpıcı bir açıklamada bulundu.He made a stunning revelation.
Tom söylediklerimi tamamen çarpıttı.Tom completely distorted all that I had said.
Bu sayıyı üçle çarpın.Multiply that number by three.
Tom'a az daha araba çarpıyordu.A car nearly hit Tom.
Yıldırım çarpıp öldü.He was struck by lightning and died.
Çok çarpıcı bir andı.It was a powerful moment.
Yorumları sosyal medyada çarpıtıldı.His comments were distorted on social media.

İlgili Sayfalar