Kılavuz kanatlar suyu türbin çarkına teğetsel olarak yönlendirir.Curek vode je usmerjen tangecialno na lopatice gonilnika.
8 adet palet tekerleği ve 4 adet çark tankı taşıyordu.X-19 je imel dve tandem krili in štiri nagibne rotorje.
Bu yüzden çarkın üç , ekseninin iki derece dönüş özgürlüğü vardır.To pomeni, da imamo pri računanju srednje vrednosti iz treh števil, 2 stopnji prostosti.
Dijital dünyadaki siyah çarkların efendisidir.Crnibog je gospodar podzemnega sveta Temnave.
Antikythera düzeneği, bilinen en eski çarklı düzenektir.Sukurtos Ūro lyros – seniausi žinomi styginiai instrumentai.
Diğer adı Çarkıfelek.Kitas jos vardas Žvorūna.
Büyük çarkın her dönüşü için iğ çok daha fazla kez döner.Maailmameistriks on väga raske mitu korda järjest tulla.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.A fickó szétszedte, és az egyik darab, amit kivett belőle, egy lendkerék volt.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Ceasornicarul l-a dezmembrat, şi unul din lucrurile pe care le-a scos a fost unul dintre balansiere.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.De man haalde het uit elkaar, en haalde er onder andere een vliegwiel uit.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Der Mann nahm sie auseinander und unter den Dingen, die er herausnahm, war eines der Balanceräder.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Et le type l'a démontée, et une des choses qu'il a retirée était l'un des balanciers.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Hodinář je rozebral, a jedna z věcí, které vyndal bylo jedno z balančních koleček.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.그래서 시계공은 시계를 분리했죠. 그리고 그가 평형 바퀴 중 하나를 끄집어냈습니다.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.L'uomo lo smontò ed uno dei componenti che aveva estratto era una ruota di bilanciamento.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Người thợ mở chiếc đồng hồ ra và kéo ra từ đó một chiếc vòng điều chỉnh.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.O homem desmontou-o, e uma das coisas que retirou foi uma das rodas de balanço.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Si pembuat jam membuka kerangka jamnya lalu mengeluarkan roda-roda keseimbangan dari dalamnya.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Urmageren skiller det ad, og en af de ting, som han tager ud, er et af tandhjulene
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Zegarmistrz rozebrał zegarek, wyjmując ze środka między innymi koło balansu.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Ο άνθρωπος το ξήλωσε, και ένα από τα πράγματα που έβγαλε από μέσα ήταν ένα από τα μπαλάνζια.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.И човекът го разглобил, и едно от нещата, които извадил било балансиращото колело.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.І хлопець розібрав його, одна з частин що він витяг, була одним з балансуючих коліщат.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.Часовщик разобрал механизм часов и вытащил маятник.
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.והשען פירק את השעון ואחד החלקים שהוא פירק היה אחד מגלגלי האיזון
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.فقام الساعاتي بفك قطع الساعة واخذ يقوم بتنظيفها وواحدة من تلك القطع كانت عجلات التوازن
Adam saati açmış, ve çıkardığı şeylerden biri de denge çarkıymış.取り出した部品の一つに はずみ車がありました その作業を見て客は気付きました
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Pero algo interesante ocurre al hacer rodar la rueda más rápido.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Aber etwas Interessantes geschah, als er das Zahnrad schneller rotieren ließ.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Ale keď roztočil koleso, stalo sa niečo zaujímavé.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.De valami egészen érdekes dolog történik, amikor gyorsabban forgatja a kereket.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Er gebeurt iets interessants als hij het wiel sneller laat draaien.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Kiedy Fizeau szybko zakręcił kołem, stało się coś ciekawego.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.그런데 여기서 톱니바퀴를 빨리 돌리면 흥미로운 일이 생깁니다.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Ko pa je kolesce zavrtel hitreje, se je zgodilo nekaj zanimivega.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Ma aumentando la velocità della ruota si verifica qualcosa di molto interessante.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Mais quand il tourne la roue plus vite, quelque chose d'intéressant se produit.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Mas algo de interessante acontece quando ele roda a roda mais depressa.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Men något intressant inträffar när han roterar hjulet allt fortare.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Namun satu hal menarik terjadi saat dia memutar roda ini lebih cepat.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Nhưng khi ông Fizeau quay bánh răng cưa nhanh hơn, một điều kỳ thú xảy ra.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Se întâmplă ceva interesant când învârte roata mai repede.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Αλλά κάτι ενδιαφέρον συμβαίνει καθώς περιστρέφει τον τροχό γρηγορότερα.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.Но когда он вращал колесо быстрее, происходило нечто интересное.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.אבל משהו מעניין קרה ככל שהוא סובב את הגלגל מהר יותר.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.لكن أمر مثير سيحدث حينما يدير العجلة بسرعة.
Ama, dişli çarkı hızlıca döndürürken ilginç birşey gözlemledi.戻ってくる光が
Argyll Bute yerel yönetimi çark etmek zorunda kaldı ve aynı gün şu açıklama geldi:「9歳の子の 検閲なんて まさかしませんよ」 と言いました (笑)
Argyll Bute yerel yönetimi çark etmek zorunda kaldı ve aynı gün şu açıklama geldi:알가일 뷰트 마을은 바로 그날 그들의 결정을 번복했습니다. 그리고는 이렇게 발표했습니다. "우리는
Argyll Bute yerel yönetimi çark etmek zorunda kaldı ve aynı gün şu açıklama geldi:שבמחוז ארגייל וביוט חזרו בהם מההחלטה עוד באותו היום ואמרו, "לעולם,
Argyll Bute yerel yönetimi çark etmek zorunda kaldı ve aynı gün şu açıklama geldi:الأمر الذي جعل مجلس آرجيل وبيوت يتراجع عن قراره في اليوم ذاته وصرح، "نحن لن،
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz.Anda dapat menganggap hal ini sebagai model kuno permainan Roda Keberuntungan.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz.Ați putea privi asta ca pe, probabil cel mai vechi joc de Roata Norocului.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz.Du kanske tycker att detta ser ut som det urgamla spelet lyckohjulet.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Bạn có thể xem đây có lẽ như môt trò chơi cố nhất của "Bánh Xe Vận Mệnh."
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Je kan dit zien als misschien wel de oudste versie van het Rad van Fortuin.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Man könnte dies als quasi die älteste Form eines bekannten Spiels betrachten, dem "Glücksrad".
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Můžete to považovat za možná nejstarší verzi hry kolo štěstí.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Podem considerar isto como, talvez, o mais antigo jogo da Roda da Fortuna.
Bu arada bunu, en eski Çarkıfelek oyunu kabul edebilirsiniz. (Gülüşmeler)Potreste considerarla probabilmente la più antica partita de 'La Ruota della Fortuna'.