çaresizlik ile cümle
çaresizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Intregul continent a fost transformat intr-un loc al disperarii, al nevoii de caritate.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.대륙 전체가 자선을 필요로 하는 절망의 공간으로 바뀌어 온 것이죠.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Le continent entier a été transformé en un endroit de détresse, en attente de charité.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.L'intero continente è stato trasformato in un luogo di disperazione, bisognoso di beneficenza.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Satu benua Afrika telah menjadi suatu tempat penuh dengan keluh kesah, dimana amal sangat diperlukan.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Toàn bộ TG đã chỉ tập trung chú ý vào vùng đất của sự tuyệt vọng và đang cần cứu trợ này.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Todo el continente se ha convertido en un lugar de desesperanza, necesitado de caridad.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Todo o continente se transformou num lugar de desespero com necessidade de esmolas.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Z celého kontinentu se stalo místo beznaděje, nad kterým je třeba se slitovat
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Ολόκληρη η ήπειρος έχει μετατραπεί σε ένα μέρος απόγνωσης, που έχει ανάγκη από φιλανθρωπία.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Весь континент был превращен в место отчаяния, нуждающееся в благотворительности.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Целият континент е превърнат в място на отаянието и на нуждата от дарения.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.היבשת כולה הפכה להיות מקום של ייאוש, עם דרישה לצדקה.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.القارة بأكلمها تحولت إلى مكان للبؤس، وتحتاج للإغاثة.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.絶望的でチャリティーが必要な場所と化すのです。 みなさんの中で一人でも、
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Bomlani látom Khusán sátrait, reszketnek a Midián-föld kárpitjai!
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.He visto en aflicción las tiendas de Cusán; temblaban las moradas de la tierra de Madián
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Ho visto i padiglioni di Cusàn in preda a spavento, sono agitate le tende di Madian
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Ich sah der Mohren Hütten in Not und der Midianiter Gezelte betrübt.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Ik zie dat de inwoners van Kuschan en Midian in doodsangst verkeren.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Jag ser Kusans hyddor hemsökta av fördärv; tälten darra i Midjans land.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Jeg ser Kusans telter i sorg, teltteppene i Midians land bever.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Je vois dans la détresse les tentes de l`Éthiopie, Et les tentes du pays de Madian sont dans l`épouvante.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.내가 본즉 구산의 장막이 환난을 당하고 미디안 땅의 휘장이 흔들리도다
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Kulihat rakyat Kusyan ditimpa ketakutan, dan orang Midian gemetaran
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Kusjans Telte bæver, Telttæpperne i Midjans Land.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Pod trápením som videl stány Kúšana, triasly sa koberce zeme Madiana.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Ta thấy những trại của Cu-san bị hoạn nạn, Những màn cháng của đất Ma-đi-an lung lay.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Ta thấy những trại của Cu-san bị hoạn_nạn , Những màn cháng của đất Ma-đi-an lung_lay .
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Văd corturile Etiopiei, pline de groază, şi se cutremură colibele din ţara Madianului.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Vaivan alaisina minä näen Kuusanin majat, Midianin maan telttavaatteet vapisevat.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.V bridkosti sem videl šatore Kušanove, tresle so se preproge šatorov v deželi Madianovi.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Vejo as tendas de Cusã em aflição; tremem as cortinas da terra de Midiã.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Viděl jsem, že stanové Chusan jsou pouhá marnost, a třásli se kobercové země Madianské.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Widziałem namioty Chusan próżności poddane, a opony ziemi Madyjańskiej drżały.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Ειδον τας σκηνας της Αιθιοπιας εν θλιψει ετρομαξαν τα παραπετασματα της γης Μαδιαμ.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Видях шатрите на Етиопия наскърбени; Поклатиха се завесите на Мадиамската земя.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.Грустными видел я шатры Ефиопские; сотряслись палатки земли Мадиамской.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.תחת און ראיתי אהלי כושן ירגזון יריעות ארץ מדין׃
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.رأيت خيام كوشان تحت بلية. رجفت شقق ارض مديان.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.我 見 古 珊 的 帳 棚 遭 難 、 米 甸 的 幔 子 戰 兢
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.我 見古珊 的 帳棚 遭難 、 米甸 的 幔子 戰兢
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Acabarás os teus dias em desespero, ou procurarás as possibilidades e submeter-te-ás ao Exército?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?¿Acabarás tus días desesperanzado o buscarás oportunidades en el ejército?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Dokończycie swoich dni w rozpaczy czy poszukacie sposobności, kłaniając się wojskowym?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Finirete i vostri giorni nello strazio o cercherete nuove possibilità unendovi all'esercito?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Päätättekö päivänne kurjuudessa- -vai etsittekö uusia mahdollisuuksia?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Vil I leve i fortvivlelse - - eller udforske mulighederne i militæret?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Vill ni leva i förtvivlan- -eller utforska möjligheterna i militären?
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Θα πεθάνετε στην απελπισία, ή θα διερευνήσετε τις πιθανότητες;
Ömrünüzü çaresizlik içinde mi geçireceksiniz, yoksa olanakları ara,stıracak ve orduya boyun mu egeceksiniz?Закончите ли вы свои дни в отчаянии или будете искать возможности и подчинитесь армии?
Sana da çaresizlik tattıracağım!¡Así que a ti también te daré desesperación!
Sana da çaresizlik tattıracağım!Därav ska jag ge dig förtvivlan!
Sana da çaresizlik tattıracağım!Derfor vil jeg gøre dig fortvivlet.
Sana da çaresizlik tattıracağım!Niinpä minäkin vien sinulta toivon.
Sana da çaresizlik tattıracağım!Quindi, farò provare la vera disperazione anche a te!
Sana da çaresizlik tattıracağım!Também te darei desespero!
Sana da çaresizlik tattıracağım!Tobie też zapewnię odpowiednią dozę rozpaczy.
Sana da çaresizlik tattıracağım!Γι' αυτό θα δώσει απελπισία και σε σένα!
Sana da çaresizlik tattıracağım!И поэтому я дам тебе также и отчаяние!