Ana içeriğe geç
Sözlük

çare ile cümle

çare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Koklear implantlar, birçok çeşitli hastalıktaki insanlara gerçekten de çare olabiliyorlar.この電気刺激機器が ある種の障害に対する 助けとなってきました
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Bodite ne tako dolgo govoriti, sem dolgo umreti, če kaj ti govorijo speak'st ni pravnega sredstva.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Być nie tak długo mówić, pragnę umrzeć, Jeśli to, co ty speak'st nie mówić o lekarstwo.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Não ser tão longo para falar, eu muito tempo para morrer, Se o que tu te explicas não falar de remédio.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Nebuď tak dlho hovoriť, som sa dlho umrieť, Ak to, čo si speak'st nehovorí o nápravu.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Nebuď tak dlouho mluvit, jsem se dlouho umřít, Pokud to, co jsi speak'st nehovoří o nápravu.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Ne olyan sokáig beszélni, én hosszú meghalni, Ha az, amit te speak'st beszélni nem orvosolja.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Ne soyez pas si longtemps de parler; Il me tarde de mourir, si ce que tu parles ne parle pas de remède.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Non essere così tanto tempo per parlare, ho voglia di morire, se ciò che tu speak'st non parlare di rimedio.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.No ser tan larga a hablar, me largo a morir, si lo que tú speak'st no hablar del remedio.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Olla niin kauan puhua; Kaipaan kuolla, jos mitäs speak'st puhu korjaamiseksi.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.말을 그렇게 오래되지 않습니다; 죽는 오래, 그대가 speak'st면 어떻게하면 보상을하지 말게.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Vær ikke så lang tid at sige, jeg længes efter at dø, hvis det, du speak'st taler ikke om afhjælpning.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Var inte så länge att säga, jag längtar efter att dö, om vad du speak'st talar inte om botemedel.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.Wees niet zo lang te spreken, ik verlang te sterven, Als wat gij speak'st geen sprake van te verhelpen.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.לא הייה כל כך הרבה זמן לדבר, אני עוד למות, אם מה אתה מדבר לא speak'st של תרופה.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.لم يمض وقت طويل حتى يكون في الكلام ، وأنا طويلا ليموت ، وإذا ما انت speak'st لا أتكلم من العلاج.
Konuşmak için o kadar uzun değil, ölmek için uzun, Sen speak'st ne varsa çare değil konuşmak.修道士のホールド、娘。私は、希望の種類をスパイか
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.(9:29) сидит в засаде за двором, в потаенных местах убивает невинного; глаза его подсматривают за бедным;
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Az utczák zugaiban lappang, a rejtekhelyeken megöli az ártatlant, szemei lesnek az ügyefogyottra.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Čihajúc sedí v zálohe vo vsiach, v úkrytoch vraždí nevinného. Jeho oči striehnu bezmocného.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Er sitzt und lauert in den Dörfern; er erwürgt die Unschuldigen heimlich; seine Augen spähen nach dem Armen.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.han lægger sig på Lur i Landsbyer, dræber i Løn den skyldfri, efter Staklen spejder hans Øjne;
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Han lägger sig i försåt vid gårdarna, i lönndom vill han dräpa den oskyldige; hans ögon lura på den olycklige.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Hắn ngồi nơi rình rập của làng, giết kẻ vô tội trong nơi ẩn khuất; Con mắt hắn dòm hành người khốn khổ.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Hắn ngồi nơi rình_rập của làng , giết kẻ vô_tội trong nơi ẩn_khuất ; Con mắt hắn dòm hành người khốn_khổ .
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.저가 향촌 유벽한 곳에 앉으며 그 은밀한 곳에서 무죄한 자를 죽이며 그 눈은 외로운 자를 엿보나이다
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Kylien vaiheilla hän istuu väijyksissä, hän murhaa salaa syyttömän. Hänen silmänsä vaanivat onnetonta.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Ma il Signore sta assiso in eterno; erige per il giudizio il suo trono
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Pone emboscadas a las aldeas; en los escondrijos mata a los inocentes; sus ojos vigilan a los desdichados
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Poseda na preži po vaseh, v zakotju ubija nedolžnega, oči njegove prežé na onemoglega.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Sedí v zálohách ve vsech a v skrýších, aby zamordoval nevinného; očima svýma po chudém špehuje.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Siedzi, czyhając we wsiach, w skrytościach zabija niewinnego; oczy jego upatrują ubogiego.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.Stă la pîndă lîngă sate, şi ucide pe cel nevinovat în locuri dosnice: ochii lui pîndesc pe cel nenorocit.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.ישב במארב חצרים במסתרים יהרג נקי עיניו לחלכה יצפנו׃
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.‎يجلس في مكمن الديار في المختفيات يقتل البري. عيناه تراقبان المسكين‎.
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.他 在 村 莊 埋 伏 等 候 . 他 在 隱 密 處 殺 害 無 辜 的 人 . 他 的 眼 睛 窺 探 無 倚 無 靠 的 人
Köylerin çevresinde pusu kurar, Masumu gizli yerlerde öldürür, Çaresizi sinsice gözler.他 在 村莊 埋伏 等候 . 他 在 隱密 處殺 害無 辜 的 人 . 他 的 眼睛 窺探無倚無 靠 的 人
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.A čím víc je oběť bezmocná, tím víc je zločin hrůznější.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.A im bardziej bezbronna jest ofiara, tym bardziej przerażająca jest zbrodnia.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Cu cât victima e mai neajutorată, cu atât mai îngrozitoare e crima.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.En hoe hulpelozer het slachtoffer, des te gruwelijker de misdaad.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.E più inerme è la vittima più orrendo è il crimine.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.그리고 희생자가 무력할수록 범죄는 더욱 무시무시해집니다.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Och ju mer hjälplös ett offer är, desto mer fasansfullt blir brottet.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Plus la victime est impuissante, plus le crime est horrible.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Semakin tidak berdaya korbannya, semakin kejam kejahatan yang dilakukan.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.S minél védtelenebb az áldozat, annál iszonyatosabb a bűntett.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Und je hilfloser das Opfer ist, desto schrecklicher ist das Verbrechen.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Và nạn nhân càng vô vọng, thì tội ác càng khủng khiếp
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Y mientras más indefensa es la víctima, más horrible será el crimen.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.Και όσο πιο ανίσχυρο το θύμα, τόσο πιο τρομακτικό το έγκλημα.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.И колкото е по-безпомощна жертвата, толкова по-ужасяващо е престъплението.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.И чем более беззащитна жертва, тем ужаснее преступление.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.І що безпорадніша жертва, то жахливіший злочин.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.וככל שהקורבן הוא יותר חסר-ישע, כך נורא הוא הפשע.
Kurban daha çaresiz oldukça, suç daha da korkutucudur.犯罪はそれだけ残忍です もしも動物愛護者が あまりにも情緒的 感情的だ
Kurbanları çaresiz çöker, Saldıranın üstün gücü altında ezilir.(30)Навежда се снишава се; И безпомощните падат в ноктите му+.
Kurbanları çaresiz çöker, Saldıranın üstün gücü altında ezilir.(9:31) сгибается, прилегает, – и бедные падают в сильные когти его;
Kurbanları çaresiz çöker, Saldıranın üstün gücü altında ezilir.Abaixa-se, curva-se; assim os desamparados lhe caem nas fortes garras.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod