Hayır teşekkürler. Kendi başımın çaresine bakarım.No, gracias, me las arreglaré sola.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.(141:6) Внемли воплю моему, ибо я очень изнемог; избавь меня от гонителей моих, ибо они сильнее меня.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Escucha mi clamor, porque estoy muy afligido; líbrame de los que me persiguen, porque son más fuertes que yo
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.HERE, ik roep naar U: U bent de beste plaats om weg te schuilen. U houdt mij in leven.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Io grido a te, Signore; dico: Sei tu il mio rifugio, sei tu la mia sorte nella terra dei viventi
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Jag ropar till dig, o HERRE, jag säger: »Du är min tillflykt, min del i de levandes land.»
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Jeg roper til dig, Herre! Jeg sier: Du er min tilflukt, min del i de levendes land.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.나의 부르짖음을 들으소서 나는 심히 비천하니이다 나를 핍박하는 자에게서 건지소서 저희는 나보다 강하니이다
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Kričím na teba, Hospodine, hovorím: Ty si mojím útočišťom, mojím dielom v zemi živých.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.K tobě volám, Hospodine, říkaje: Ty jsi doufání mé a díl můj v zemi živých.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Lyt til mit Klageråb, thi jeg er såre ringe, frels mig fra dem, der forfølger mig, de er for stærke for mig;
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Minä huudan sinun puoleesi, Herra; minä sanon: Sinä olet minun turvani, minun osani elävien maassa.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Panie! do ciebie wołam, mówiąc: Tyś nadzieja moja, tyś dział mój w ziemi żyjących.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.vlak téged, oh Uram; [s ezt] mondom: Te vagy oltalmam [és] örökségem az élõknek földén;
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.Внимавай на вика ми, защото съм много унижен; Избави ме от гонителите ми, защото са по-силни от мене.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.הקשיבה אל רנתי כי דלותי מאד הצילני מרדפי כי אמצו ממני׃
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.اصغ الى صراخي لاني قد تذللت جدا. نجني من مضطهديّ لانهم اشد مني.
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.求 你 側 耳 聽 我 的 呼 求 、 因 我 落 到 極 卑 之 地 . 求 你 救 我 脫 離 逼 迫 我 的 人 、 因 為 他 們 比 我 強 盛
Haykırışıma kulak ver, Çünkü çok çaresizim; Kurtar beni ardıma düşenlerden, Çünkü benden güçlüler.求 你 側耳聽 我 的 呼求 、 因我 落到 極卑 之 地 . 求你 救我 脫離 逼迫 我 的 人 、 因為 他 們比 我 強盛
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Aj, jak vzdychá dobytek, svírají se stáda skotů, proto že nemají žádné pastvy, ano i stáda bravů hynou.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Cum gem vitele! Cirezile de boi umblă buimace, căci nu mai au păşune; chiar şi turmele de oi sufăr!
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Czemu wzdycha bydło? Błąkają się stada wołów, że nie mają pastwisk, nawet i trzody owiec wyginęły.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Hvor Kvæget dog stønner! Oksernes Hjorde er skræmte, fordi de ikke har Græs; selv Småkvægets Hjorde lider.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Kako ječi živina! goveje črede tavajo klavrno, ker nimajo paše; tudi črede drobnice trpe pokoro.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.생축이 탄식하고 소떼가 민망해하니 이는 꼴이 없음이라 양떼도 피곤하도다
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Mint nyög a barom! Megháborodtak a marha-csordák, mert nincs legelõjük; bûnhõdnek még a juhnyájak is!
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.O wie seufzt das Vieh! Die Rinder sehen kläglich, denn sie haben keine Weide, und die Schafe verschmachten.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Ternak melenguh dan gelisah; tiada lagi padang rumput baginya. Kawanan domba pun merana
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Как пъшка добитъкът! Скитат се чредите говеда Защото нямат пасбище; Да! изгинаха стадата овци
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.Как стонет скот! уныло ходят стада волов, ибо нет для них пажити;томятся и стада овец.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.מה נאנחה בהמה נבכו עדרי בקר כי אין מרעה להם גם עדרי הצאן נאשמו׃
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.كم تئن البهائم هامت قطعان البقر لان ليس لها مرعى حتى قطعان الغنم تفنى.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.牲 畜 哀 鳴 、 牛 群 混 亂 、 因 為 無 草 . 羊 群 也 受 了 困 苦
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.牲畜 哀鳴 、 牛群 混亂 、 因為 無草 . 羊群 也 受 了 困苦
He has a gun in his hand anyway, we should be even more careful.El are un pistol în mână oricum, ne-ar trebui să fie chiar mai atent.
He has a gun in his hand anyway, we should be even more careful.Él tiene un arma en la mano de todos modos, hay que tener más cuidado.
He has a gun in his hand anyway, we should be even more careful.Ας τους αφήσουμε να ξεκλειδώσετε όλα τα doors.Let να το ανοίξετε!
He has a gun in his hand anyway, we should be even more careful.. יש לו אקדח בידו. בכל מקרה, אנחנו צריכים להיות זהירים יותר.
Hepiniz çaresizsiniz.Sei già a nudo.
Hepiniz çaresizsiniz.Tidak ada alasan
Hepiniz çaresizsiniz.أنت عار بالفعل
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.그러면서 매일 치고받고 싸우고 있지요. 그래서 정치가 필요한 겁니다.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.Và chúng tôi phải đối mặt với nó mỗi ngày, thế nên chúng ta cậy nhờ vào chính trị.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.We strijden elke dag met elkaar, dus nemen we onze toevlucht tot politiek.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.Wieczne przepychanie łokciami; stąd potrzeba polityki.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.ואנו צריכים להתווכח על זה כל יום אז אנחנו פונים לפוליטיקה
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.وعلينا أن نبذلها كل يوم. بحيث نعيد ترتيب سياساتنا.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.集団の約22%が
Her seferinde bu çare olur. Model, Eğer rezerv oranı--diyor ki buבכל פעם שהוא מלווה. המודל אומר - שאם אחוז הרזרבה - זהו
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.De är så hjälplösa varje gång och bara flyr.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.De er altid så hjælpeløse og flygter bare.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Estão sempre indefesos e nada podem fazer, senão fugir.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Joka kerran he ovat avuttomia ja kykenevät vain pakenemaan.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Ogni volta sono spacciati, e possono solo cercare di fuggire.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Siempre actúan como unos inútiles y lo único que saben hacer es escapar.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Widzę, jacy są bezradni i jak potrafią jedynie uciekać.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Κάθε φορά είναι αβοήθητοι και μπορούν μόνο να τρέξουν.
Her seferinde çok çaresizler ve kaçmaktan başka şey yapamıyorlar.Всякий раз они так беспомощны и могут только убежать.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.Chúng tôi bị ép đủ cách, nhưng không đến cùng; bị túng thế nhưng không ngã lòng;
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.Chúng_tôi bị ép đủ cách , nhưng không đến_cùng ; bị túng_thế nhưng không ngã_lòng ;