Fatmagul can speak when she wants. I don't care.Fatmagul יכול לדבר מתי שהיא רוצה. לא אכפת לי.
Fikir, otizme çare bulmak değil.A nejde o to vyliečiť autizmus.
Fikir, otizme çare bulmak değil.E a ideia não é curar o autismo.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Es geht nicht darum, Autismus zu heilen.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Et l'idée n'est pas de guérir l'autisme.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Het is niet de bedoeling om autisme te genezen.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Iar ideea nu e de a vindeca autismul.
Fikir, otizme çare bulmak değil.그리고 자폐증을 치료하려는
Fikir, otizme çare bulmak değil.L'idea non è di curare l'autismo.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Nem meggyógyítani akarjuk az autizmust.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Nie chodzi o wyleczenie autyzmu.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Và ý tưởng không phải là để chữa bệnh tự kỉ
Fikir, otizme çare bulmak değil.Y la idea no es curar el autismo.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Η ιδέα δεν είναι να θεραπεύσουμε τον αυτισμό.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Идеята не е да излекуваме аутизма.
Fikir, otizme çare bulmak değil.Наша идея — не излечение аутизма.
Fikir, otizme çare bulmak değil.יש תחושה שהמדע שהושקעה בו עבודה זו
Fikir, otizme çare bulmak değil.والفكرة ليست في الشفاء من التوحد.
Fikir, otizme çare bulmak değil.考え方ではありません
Galiba başka çarem yok.Chyba nie mam wyboru.
Galiba başka çarem yok.Jag har väl inget val.
Galiba başka çarem yok.Jeg har vel intet valg.
Galiba başka çarem yok.Minun on kai pakko.
Galiba başka çarem yok.Parece que não tenho escolha.
Galiba başka çarem yok.Supongo que no tengo elección.
Galiba başka çarem yok.Suppongo che non abbiamo scelta.
Galiba başka çarem yok.Μάλλον δεν έχω επιλογή...
Galiba başka çarem yok.Пожалуй, у меня нет выбора.
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Cuando perdiste a tu novio el año pasado, ¿quién te salvo de la desesperación?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Du mistede din kæreste i uheldet i fjor. Hvem reddede dig ud af fortvivlelsens mørke?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Kiedy rok temu w wypadku straciłaś chłopaka, kto cię wydobył z otchłani rozpaczy?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Kun poikaystäväsi kuoli onnettomuudessa- -kuka pelasti sinut surun syövereistä?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?När du miste pojkvännen i olyckan i fjol- -vem räddade dig ur förtvivlans mörker?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Quando hai perso il tuo ragazzo in un incidente l'anno scorso, chi è che ti ha salvato dalla disperazione?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Quando perdeste o teu namorado, num acidente, o ano passado, quem te salvou das profundezas do desespero?
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Όταν έχασες το αγόρι σου σε ένα ατύχημα πέρσι, ποιος σε έσωσε από την απόγνωση;
Geçen yıl erkek arkada,sını bir kazada kaybedince, seni çaresizligin derinliklerinden kurtaran kimdi?Когда в прошлом году твой друг погиб в аварии, кто избавил тебя от глубин отчаяния?
Geçmiş olsun. Take care of yourself.Köszönöm.
Geçmiş olsun. Take care of yourself.Merci.
Geçmiş olsun. Take care of yourself.Σ' ευχαριστώ.
Geçmiş olsun. Take care of yourself.Благодаря.
Gerçek bir çaresizlik duygusu hakim.Wyraźna jest tu desperacja.
Gerçek bir çaresizlik duygusu hakim.Відчувається відчай.
Gerçek bir çaresizlik duygusu hakim.Возникает настоящее чувство отчаяния.
- God bless you. Take care. - Thanks.Καλέ μου Κουζέυ, είσαι ένας πολύ γενναιόδωρος άνθρωπος.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.그 사람들은 자원봉사자가 정말 필요했거든요. 왜나면 그 병원 선물가게의 평균 자원봉사자들 나이가 75세 였거든요.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.De var desperate efter frivillige. fordi gennemsnitsalderen af de frivillige i hospitalets gavebutik var 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.De var i desperat behov av volontärer eftersom medelåldern hos de nuvarande volontärerna var 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Elszántan szükségük volt egy önkéntesre, mivel az ajándékbolti átlagéletkor 75 körül lehetett.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Ils cherchaient désespérément des volontaires car la moyenne d'âge des volontaires à l'hôpital est de 75 ans.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Mereka putus-asa akan sukarelawan karena umur rata-rata sukarelawan di toko suvenir rumah-sakit adalah 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Nutně potřebovali dobrovolníky protože průměrný věk dobrovolníků u nich v obchodě byl 75 let.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Zúfalo potrebovali dobrovoľníkov, pretože priemerný vek dobrovoľníka v nemocničnom obchode bol 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Έψαχναν απελπισμένα για εθελοντές καθώς ο μέσος όρος ηλικίας των εθελοντών του καταστήματος ήταν 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Им очень нужны были добровольцы. Потому что средний возраст добровольцев в магазине был 75 лет.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.Їм дуже були потрібні добровольці. Тому що середній вік добровольців в магазині був 75 років.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.הם היו נואשים למתנדבים. כי הגיל הממוצע של המתנדבים בחנות המתנות של בית החולים היה 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.كانوا في حاجة شديدة إلى متطوعين لأن متوسط الأعمار في محل الهدايا في المستشفى كان 75.
Gönüllüler için çaresizdiler çünkü hastanedeki hediyelik eşya dükkanında ortalama gönüllü yaşı 75'ti.ボランティアがどうしても必要だったんですね そう、新しい血を必要としていたわけです
- Good night. - Careful, Rahmi.-לילה טוב. . בזהירות, מוזיאון ראהמי.