Ana içeriğe geç
Sözlük

çar ile cümle

çar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom çarpılmaktan güç bela kaçtı.Tom narrowly escaped being hit.
Tom banyo kapısını çarparak kapattı.Tom slammed the bathroom door shut.
Tom kaydı ve başını çarptı.Tom slipped and hit his head.
Tom soğuk suyu yüzüne çarptı.Tom splashed cold water on his face.
Sen her zaman söylediklerimi çarpıtıyorsun.You always twist what I say.
Araba tarafından çarpılan bir adam gördüm.I saw a man get hit by a car.
Mary çarçabuk ünlü oldu.Mary became famous very quickly.
Tom'u yıldırım çarpmasını ve ölmesini diliyorum.I wish that Tom would get struck by lightning and die.
Duvardaki yazı Tom'un gözüne çarptı.Tom recognized the writing on the wall.
Tatoeba kullanıcıları kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeliler.Users of Tatoeba shouldn't feel alone and desperate.
O araba bana çarpabilirdi.That car could've hit me.
O bana çarpabilirdi.That could've hit me.
O top bana çarpabilirdi.That ball could've hit me.
Yarın çarşamba ve öbür gün perşembe.Tomorrow is Wednesday, and the day after tomorrow is Thursday.
Tom'a neredeyse bir bisiklet çarpıyordu.Tom was almost hit by a bicycle.
Tom onun arkasından kapıyı çarparak kapattı.Tom slammed the door shut behind him.
Deniz çarşaf gibiydi.The sea was glassy.
Bizimle çarşıya gel.Come downtown with us.
Tom'u sevmekten başka çaren yok.You can't help but like Tom.
Ben pazartesi, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günleri çalışırım.I work on Mondays, Tuesdays, Wednesdays, Thursdays and Fridays.
Bugün Çarşambadır, değil mi?Today is Wednesday, yes?
Tom otururken, masaya çarptı ve kahvesi masa örtüsüne döküldü.As Tom sat down, he bumped the table and his coffee spilled onto the tablecloth.
Tom'un yüzünde bir çaresizlik görüntüsü vardı.Tom had a look of desperation on his face.
Çaresiz bir belâdayım.I'm in desperate trouble.
Tom ona neyin çarptığını muhtemelen hiç bilmiyordu.Tom probably never knew what hit him.
Ansızın kapı Tom'un arkasından çarptı.All of a sudden, the door slammed behind Tom.
Bir tümseğe çarptık.We hit a bump.
Tekne iskeleye çarptı.The boat crashed into the pier.
Tom oldukça çaresizdir.Tom is quite helpless.
Ben senin kendini çaresiz hissettiğine eminim.I'm sure you feel helpless.
Bu, çarpıcı bir haber.This is stunning news.
Tom çaresizce gülümsedi.Tom smiled helplessly.
Tamamen çaresiz hissediyorum.I feel completely helpless.
Üçü ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Three were sentenced to life imprisonment.
Mary neredeyse 10 yıl haksız yere hapis cezasına çarptırılmıştı.Mary was wrongly imprisoned for nearly 10 years.
Tom çarpıcı biçimde yakışıklı.Tom is strikingly handsome.
Çarşamba günü saçımı kestiriyorum.I'm getting a haircut on Wednesday.
Şarap çarpmasın.Go easy on the wine.
Tom çarpışmada ölmedi.Tom didn't die in the collision.
Rüzgar kapıyı çarparak kapattı.The wind slammed the door closed.
Köpeğime bir araba çarptı.My dog was hit by a car.
Maalesef, keskin bir tampon bölgeden başka çaremiz yok.Unfortunately, we have no choices but a certain buffer zone
O askeri mahkemeye verildi ve ölüm cezasına çarptırıldı.He was court-martialled and sentenced to death.
Ben çaresizken, hiç kimse benim savunmam için gelmedi.When I was helpless, no one came to my defense.
Annem temiz çarşafları yatağıma koydu.My mother put clean sheets on my bed.
Biz inmek için çaresizce bir yer arıyoruz.We're looking desperately for a place to land.
Bizi çarşıya götür.Take us downtown.
Onları çarşıya götür.Take them downtown.
Beni çarşıya götür.Take me downtown.
Onu çarşıya götür.Take him downtown.
Onun bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw him get hit by a car.
Onun bir araba tarafından çarpıldığını ördüm.I saw her get hit by a car.
Onları sevmekten başka çaren yok.You can't help but like them.
Onu sevmekten başka çaren yok.You can't help but like him.
Onlara bir araba çarptı.A car hit them.
Ona bir araba çarptı.A car hit him.
Dan üç kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Dan was sentenced to three consecutive life sentences.
Dan bir ağaca çarptı.Dan crashed into a tree.
Harrison uçağını golf sahasına çarptıktan sonra ciddi şekilde yaralandı.Harrison Ford was seriously injured after he crashed his plane into a golf course.
Uzakta, sesler, panjurların çarpması ve köpeklerin havlaması duyulabilir.In the distance can be heard voices, the slamming of shutters, and the barking of dogs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod