Ana içeriğe geç
Sözlük

çar ile cümle

çar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Göğüs göğüse çarpışmaya karar verdiler.They decided to fight mano-a-mano.
Yargıç onu beş dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined him five dollars.
Çarpıcı görünüyorsun.You look stunning.
İki araba çarpıştı.The two cars crashed.
Tom çaresiz görünüyor mu?Does Tom seem helpless?
Çarpışma sonucunda yolculardan birisi fırladı.As a result of the collision, one of the passengers was thrown out.
Kavanoz yere çarptığında paramparçaydı.The jar was smashed to bits when it hit the floor.
Bir araba Tom'a çarptı.A car hit Tom.
Çaresiz görünmek istemiyorsun.You don't want to seem desperate.
Bugün neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car today.
Dirseğimi duvara çarptım.I banged my elbow against the wall.
Onu yıldırım çarptı.He was hit by lightning.
Onu yıldırım çarpmıştı.She was struck by lightning.
Bir araba tarafından çarpıldım.I got hit by a car.
Bana bir araba çarptı.I got hit by a car.
Beni yıldırım çarptı.I got hit by lightning.
Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.I had to swerve to avoid hitting the dog.
Çar, Rusya'nın hükümdarıydı.The czar was the ruler of Russia.
Sana çarpıldım.I have a crush on you.
Ölüm cezasına çarptırıldım.I've been sentenced to death.
Ben sana çarpıldım.I've got a crush on you.
Asla böyle çaresiz hissetmedim.I've never felt so helpless.
Bir kapı çarpması duydum.I heard a door slam.
Kendi başımın çaresine nasıl bakacağımı biliyorum.I know how to take care of myself.
Bugün neredeyse bir kamyon tarafından çarpılıyordum.I nearly got hit by a truck today.
Şu sıralar hiç çarşıya çıkmıyorum.I never go downtown nowadays.
Çok çaresiz hissediyorum.I feel so helpless.
Tom'un bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw Tom get hit by a car.
Ben pencereye çarptım.I bumped into the window.
Bu araba çarpışmaları önlemek için otomatik olarak fren yapar.This car brakes automatically to avoid collisions.
O çaresizdir.He's desperate.
Çarşaflar temiz.The sheets are clean.
Çarşaflar kirli.The sheets are dirty.
Kayınbiraderim geçen çarşamba vefat etti.My brother-in-law passed away last Wednesday.
Çarşamba biraz cumadır.Wednesday is a little Friday.
Çarşafları değiştireceğim.I'll change the sheets.
Uçak eve çarptı.The plane crashed into the house.
Tom yataktan çarşafları çekti ve onları çamaşır makinesine koydu.Tom took the sheets off the bed and put them into the washing machine.
Kesinlikle çaresiz olmasaydım senden gelmeni istemezdim.I wouldn't have asked you to come if I weren't absolutely necessary.
Tom başını duvara çarptı.Tom bashed his head against the wall.
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.Tom banged his head on a tree branch.
Hakim Tom'u ölüm cezasına çarptırdı.The judge sentenced Tom to death.
Tom ona neyin çarptığını bilmeyecek.Tom won't know what hit him.
Tom kapıya çarptı.Tom banged on the door.
Çarşafları yıkadım.I washed the sheets.
Çarşamba günkü sınav zor olacak.Wednesday's test will be difficult.
Tom direksiyon başında uyuya kaldı ve bir sokak lambasına çarptı.Tom fell asleep at the wheel and hit a street lamp.
O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Tom'un arabası bir ağaca çarptı.Tom's car hit a tree.
İnsanlar olmuşla ölmüşe çare yok.People don't cry over spilled milk.
Tom oğlanlardan birine çarptı ve onu yere düşürdü.Tom hit one of the boys and knocked him to the ground.
Tom'un onun istediğini Mary'ye vermekten başka çaresi yoktu.Tom had no choice but to give Mary what she asked for.
Tom arabaya bindi ve kapıyı çarparak kapattı.Tom got into the car and slammed the door shut.
Tom ofis kapısını çarparak kapadı.Tom slammed the office door closed.
Gökyüzünde bir şey gözüme çarptı.Something in the sky caught my eye.
Tom yatağındaki çarşafları değiştirdi.Tom changed the sheets on his bed.
Tom'un arabası bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom's car was hit by a truck.
Tom kendine neyin çarptığını bilmiyordu.Tom didn't know what hit him.
Tom neredeyse Mary'ye çarpıyordu.Tom almost bumped into Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod