Ana içeriğe geç
Sözlük

çar ile cümle

çar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir araba tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a car and died instantly.
Motosiklet bir arabaya çarptı.The motorcycle crashed into a car.
Bir uçak dağa çarptı.A plane crashed into a mountain.
Arabalar birbirlerine çarptılar.The cars crashed into each other.
Tom üç kez yıldırım tarafından çarpıldı.Tom has been struck by lightning three times.
Mary çarşafları değiştirmek için döşekleri kaldırdı.Mary raised the mattress in order to change the sheets.
Gemi kayalara çarptı.The ship crashed on the rocks.
Bilim adamları henüz kanser için bir çare bulmadılar.Scientists haven't found a cure for cancer yet.
Geçen bir araç bir su birikintisine çarptı ve üstüme su sıçrattı.A passing car hit a puddle and splashed water all over me.
Fırtına çarpmadan önce pencereleri kapatmayı unuttum.I forgot to shutter the windows before the storm hit.
Elektrikli arp çalarken, o elektrik çarpmasından öldü.He was electrocuted while playing the electric harp.
Meteorun çarpması sadece bir zaman meselesi.It's only a matter of time before the meteor strikes.
Çarşambanın gelişi perşembeden bellidir.April showers bring May flowers.
Hırsız ayak parmağını kapıya çarparak incitti.The thief stubbed his toe on the door.
Kapıyı çarparak kapatan ben değildim.It wasn't me who slammed the door.
O, 200 saat ücretsiz çalışma cezasına çarptırıldı.He was sentenced to 200 hours of unpaid work.
Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.Booth broke his leg when he hit the stage floor.
Çar devrildi.The Czar was overthrown.
Dikkat! O araba neredeyse sana çarpıyordu.Watch out! That car almost hit you.
O bana çarptı, ona değil.She hit me, not him.
Geçen çarşamba günü köpeğim öldü. 16 yaşındaydı.Last Wednesday my dog passed away. She was 16.
Favori Çarli'nin Meleğin kimdir?Who's your favorite Charlie's Angel?
Sonunda o şiddet suçu için beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.He was eventually sentenced to five years in prison for that violent crime.
Sürücü kediye çarpmamak için yoldan çıktığında, kıl payı kurtuldu dedi.When the bus swerved to miss a cat, the driver said, "That was a close call."
Gelecek çarşamba görüşürüz.I'll see you next Wednesday.
Önümüzdeki çarşamba görüşürüz.I'll see you next Wednesday.
Burnum gerçekten büyük ve ayrıca çarpık.My nose is really big, and it's crooked as well.
Sadece ölüm kaldığında, son çare yiyecek için yalvarmaktır.When only death remains, the last resort is to beg for food.
Tom, yıldırım tarafından çarpıldı ve öldü.Tom was struck by lightning and died.
Tom ölüm cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to death.
Tom'u yıldırım çarptı.Tom was killed by lightning.
Tom suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı.Tom was convicted and sentenced to death.
Tom neredeyse bir araba tarafından çarpılacaktı.Tom was almost hit by a car.
Tom, kamyon yeni arabama çarptığı zaman ona hayran oluyordu.Tom was admiring my new car at the time the truck crashed into it.
Tom bir kamyon tarafından çarpılmış gibi hissetti.Tom felt like he'd been hit by a truck.
Neredeyse Tom'a top çarpıyordu.Tom almost got hit by the ball.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını gördüğünü söylüyor.Tom says he saw who crashed into Mary's car.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını biliyor.Tom knows who crashed into Mary's car.
Tom çarşamba günü Mary'nin John'la buluşmasını ayarladı.Tom has arranged for Mary to meet John on Wednesday.
Kalbim çarpıyor.My heart is pounding.
Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı çarptı.Tom went into the room and slammed the door behind him.
Tom tamamen çaresiz hissetti.Tom felt completely helpless.
Hakim onu bir yıl hapis cezasına çarptırdı.The judge sentenced him to one year in prison.
Ölüm dışında her şey için bir çare vardır.There's a cure for everything, except death.
Tom gerçeği çarpıttı.Tom twisted the truth.
Tom kapıyı Mary'nin yüzüne çarptı.Tom slammed the door in Mary's face.
Tom ön kapının çarptığını duydu.Tom heard the front door slam.
Tom'a bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom got hit by a truck.
Tom muhtemelen Mary'ye çarpamazdı.Tom couldn't possibly have hit Mary.
Tom yataktaki çarşafları değiştirdi.Tom changed the sheets on the bed.
Tom okula giderken Mary diye birine çarptı.Tom bumped into a Mary on his way to school.
Tom nereye gittiğine bakmadığı için Mary'ye çarptı.Tom bumped into Mary because he wasn't looking where he was going.
Onun sürdüğü araba bir trene çarptı.The car he was riding crashed into a train.
Geri giderken başka bir arabaya çarptım ve onun alarmı çaldı.While backing up, I bumped into another car and set off its alarm.
Tom yıldırım tarafından çarpıldı.Tom was struck by lightning.
Tom tamamen çaresizdi.Tom was completely helpless.
Tom ayak parmağını çarptı.Tom stubbed his toe.
O, yıldırım çarpması sonucu kurtuldu.He survived being struck by lightning.
O, zamanında fren yapmadı ve bir ağaca çarptı.He didn't brake on time, and ran into a tree.
O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.He did not die in the collision. Actually, he had a heart attack before crashing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod