Tom'a golf topu çarptı.Tom was hit by a golf ball.
Çaresiz olduklarını söylediler.They said they were desperate.
Tom hız için para cezasına çarptırıldı.Tom was fined for speeding.
Bir hal çaresi bulunur.It'll all come out in the wash.
Düştüğü zaman dirseğini çarptı.She hit her elbow when she fell.
Bana golf topu çarptı.I was hit by a golf ball.
Beyle kendini çaresiz hissediyor.Beyle feels helpless.
Tom çaresiz bir durumda.Tom is in a desperate situation.
Tom söylediklerimi tamamen çarpıttı.Tom completely distorted all that I had said.
Tom parasını çarçur ediyor.Tom is wasting his money.
Tom çark etti.Tom backpedaled.
Bu sayıyı üçle çarpın.Multiply that number by three.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We have been squeezed but not smashed. We have been baffled but not desperate.
Çarşıya gidiyoruz.We are going downtown.
Tom'a az daha araba çarpıyordu.A car nearly hit Tom.
Müslümanlar İsa'nın çarmıha gerildiğine inanmaz.Muslims don't believe that Jesus was crucified.
Tom kapıyı çarparak çıktı.Tom stormed out the door.
Çarşıya alışveriş yapmaya gitti.He went downtown to do shopping.
Yıldırım çarpıp öldü.He was struck by lightning and died.
Yıldırım çarpması sonucu öldü.He was killed by lightning.
Biz başımızın çaresine bakarız.We'll fend for ourselves.
Grip belirtileri gösterdiğimde sanki bir kamyon çarpmış gibi oldum.When I had the symptoms of the flu, it felt as if I had been hit by a truck.
Çarliston makarna sever misin?Do you like cavatappi pasta?
Kara sevdanın çaresi yoktur.There's no cure for lovesickness.
Çok çarpıcı bir andı.It was a powerful moment.
Yorumları sosyal medyada çarpıtıldı.His comments were distorted on social media.
Köpeğine araba çarpan çocuk 3 gündür okula gelmedi.The boy whose dog was hit by a car has not been to school for 3 days.
Evimin yakınındaki çiçekçiye bir kamyon çarptı.A truck crashed into the flower shop near my house.
Likörden sonra cila niyetine bira iyidir. Likörden önce içilen biraysa adamı çarpar.Liquor before beer, you're in the clear. Beer before liquor, never been sicker.
"Ne oldu sana?" "Başımı çarptım.""What happened to you?" "I hit my head."
Göze çarpmaktan sakın.Avoid standing out.
Bu halkın parasını çarçur etmekten başka bir şey değil.It's a blatant misuse of public money.
Bu yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor.This is a slap in the face for us.
Bu mal fena çarpıyor.This stuff kicks like a mule.
Düştüm ve kuyruk kemiğimi çarptım.I fell and hit my tailbone.
Bana araba çarptı.I've been hit by a car.
O, zina yaptığı için otuz kırbaç cezasına çarptırıldı.He was sentenced to thirty lashes for committing adultery.
Zanlı, üç yıl ertelenmiş hapis cezasına çarptırıldı.The suspect was given a three-year suspended sentence.
Makkabi Kralı Alexander Jannaeus'un 800 Ferisiyi çarmıha gerdiği bildirildi.The Maccabee king Alexander Jannaeus reportedly crucified 800 Pharisees.
Kasırga, Felix'in evine çarpmadı.The tornado did not hit Felix's house.
Gunter kendini eve attı ve kapıyı çarparak kapattı.Gunter threw himself into the house and slammed the door.
Karl başka bir arabaya çarptı.Karl smashed into another car.
"Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı"."Hipnoz edebilmek için kendini çarka bağlattı".
Fakat bunu yapmak da, yine, Churchill'in yazdığını çarpıtmaktır."But to do this is, again, to distort what Churchill wrote."
8 Mayıs 1943 – Avustralya’nın en kötü demiryolu çarpışması.8 May 1943 – Australia's worst road-rail crash.
Jacob’un bu çaresizliği onu tekrar ve tekrar intihar etme düşüncesine yönlendirmektedir.Jakob's desperation leads him to thoughts of suicide again and again.
Ayrıca geçen yıl Alman doktorlar tarafından çok bitkin bir halde çarmıha gerildim.Also, last year I was crucified by the German doctors in a very drawn-out manner.
1989 yılında Strigino, yaklaşık 1.030.000 yolcu trafik rekoruna çarptı.In 1989, Strigino hit it passenger traffic record of approximately 1,030,000.
Çarın çocukları olabildiğince normal, sıradan bir şekilde yetiştirildiler.The Tsar's children were raised as simply as possible.
STC-16’nın ilk çarpışma testleri de bu dönemde yapıldı.The first crash tests of the STC-16 were also performed in this period.
Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği.Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği.
Haziran 2003'te Gray kendi arabasıyla başka arabaya çarpmıştır.In June 2003, Gray crashed his car into another vehicle.
Yunanistan bir para cezasına çarptırıldı ve ertesi yıl geri dönmesine izin verildi.Greece was forced to pay a fine and was allowed to return the following year.
08:50 — İki tren Pécrot’un köyünde kafa kafaya çarpıştı.08:50 — The two trains collided head-on in the village of Pécrot.
29 Şubat 1944 tarihinde, Wojtyła'ya bir Alman kamyonu çarptı.On 29 February 1944, Wojtyła was hit by a German truck.
Ben bir İtalyan olarak duygularaim çaresiz bir tutku gibidir."I shall feel it as an Italian, with a desperate passion."
Haberlere göre, üç roket binaya çarpmıştı.Three rockets were reported to have hit the building.
Kocası Dong Jiqin, benzer şekilde "sorun yaratmak" suçlamasıyla iki yıl hapse çarptırıldı.Her husband, Dong Jiqin, was similarly sentenced to two years for "making trouble."
2182: %0,07 ihtimal ile Apollo asteroiti 1999 RQ36 dünyaya çarpacak.2182: With an estimated probability of 0.07%, Apollo asteroid 1999 RQ36 could hit the Earth.
Kraterin boyutu çarpışmadan bir yıl sonrasına kadar hala bilinmiyordu.The size of the crater was still not known one year after the impact.