Ana içeriğe geç
Sözlük

çar ile cümle

çar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, kamyonu bir ağaca çarptığında öldü.Tom died when his truck crashed into a tree.
Tom, arabası bir ağaca çarptıktan sonra öldü.Tom died after his car hit a tree.
Az daha Tom'a çarpıyordum.I almost bumped into Tom.
Az kalsın Tom'la çarpışıyordum.I almost bumped into Tom.
Tom kendisini tamamen çaresiz hissettiğini söyledi.Tom said he felt completely helpless.
Tom dizini masaya çarptı.Tom banged his knee on the table.
Tom çaresiz kaldı.Tom got desperate.
Neredeyse bir telefon direğine çarpıyordum.I almost hit a telephone pole.
Onu yaptığım için para cezalasına çarptırıldım.I got fined for doing that.
Kendimi tamamen çaresiz hissettim.I felt completely helpless.
Tom kafasını çaresizlikle salladı.Tom shook his head in dismay.
Arabanı buraya park etseydin para cezasına çarptırılırdın.If you'd parked your car here, you'd have been fined.
Onu yapmak için çaresizim.I'm desperate to do that.
Bunu yapmak için çok çaresizim.I'm very desperate to do that.
Sami karısının vücudunun üzerine bir çarşaf koydu.Sami put a sheet over his wife's body.
Sami ömür boyu hapis cezasına çarptırılacak.Sami will be sentenced to life in prison.
Sami çaresizce polisi aradı.Sami desperately phoned police.
Sami, İsa'nın çarmıha gerildiğine inanmadı.Sami didn't believe that Jesus was crucified.
Sami korkudan çarpıldı.Sami became paralyzed with fear.
Sami'nin kalbi yere çarptı.Sami's heart hit the floor.
Sami çaresizdi.Sami was desperate.
Sami çaresizce çocuklarını geri istedi.Sami desperately wanted his kids back.
Sami'nin çarşafları yatağına uymadı.Sami's sheets didn't fit his bed.
Sami çarşaflarını hiç değiştirmedi.Sami never changed his sheets.
Sami kapıyı çarptı.Sami slammed the door.
Sami onu deneyecek kadar çaresizdi.Sami was desperate enough to try that.
Sami cinayetten hüküm giydi ve ölüm cezasına çarptırıldı.Sami was convicted of murder and sentenced to death.
Sami çaresizleşti.Sami became desperate.
Sami çaresiz hale geldi.Sami became desperate.
Kaldırım taşına çarpmamaya çalışın.Try not to hit the curb.
Sami'nin arabası bir kamyona çarptı.Sami's car crashed into a truck.
Sami 16 ay hapis ve 3 yıl gözetim cezasına çarptırıldıSami was sentenced to 16 months in prison and 3 years probation.
Sami'ye sarhoş bir şoför çarptı.Sami has just been hit by a drunk driver.
Sami altmış yıldan fazla cezaya çarptırıldı.Sami was sentenced to more than sixty years.
Tom para cezasına çarptırıldı.Tom has been fined.
Başınızı kaç yıl önce çarptınız?How long ago did you hit your head?
Çarşamba ben boşum.Wednesday I am free.
Tom'un olduğumu düşündüğü kadar bunu yapmak için çaresiz değildim.I wasn't as desperate to do that as Tom thought I was.
Dev bir asteroit dünya ile çarpıştığında Tom masasında oturuyordu.Tom was sitting at his desk when a giant asteroid collided with the earth.
Sami'nin kalbi çok hızlı çarpıyordu.Sami's heart was beating super-fast.
Kendi kendine giden araba bir duvara çarptı.The self-driving car crashed into a wall.
Kafanı mı çarptın?Did you hit your head?
Tom bana bunun çaresine bakacağını söyledi.Tom told me he would sort it out.
Tom arabasını çarptı.Tom crashed his car.
Sami tamamen çaresizdir.Sami is totally helpless.
Çarşamba görüşürüz.See you on Wednesday.
Tom'un bunu yapmak için çaresiz olduğunu biliyorum.I know Tom is desperate to do that.
Çıkmaz ayın son çarşambası.When pigs fly.
Çaresizsin, değil mi?You're desperate, aren't you?
Tom, Mary'nin ona çarpacağını düşündü.Tom thought Mary was going to hit him.
O top sana çarpabilirdi.That ball could've hit you.
Tom çaresiz, değil mi?Tom is desperate, isn't he?
Bu sabah neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car this morning.
Tom'un olduğu uçağı yıldırım çarptı.The plane that Tom was on was struck by lightning.
Çarpıcı bir açıklamada bulundu.He made a stunning revelation.
Çarşıda pazarlık etmek yaygındır.Haggling is common in markets.
Sami kapıya çok sert çarptı.Sami banged on the door so hard.
Tom çömlekçi çarkı kullanıyor.Tom uses a potter's wheel.
Onu cin çarpmış.He is possessed by jinnis.
Tom'a bir golf topu çarptı.Tom was hit by a golf ball.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
çar ile cümle - Sayfa 14 - çar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App