çaplı ile cümle
çaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Olay küçük çaplı protestolara sebep oldu.Pertarungan itu dipicu oleh serangkaian peristiwa kecil.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Pada praktiknya, Eropa Muda tidak memiliki uang dan dukungan rakyat selama masa berdirinya yang singkat.
Yaşanan gıda maddeleri kıtlığı ve politik çekişmeler, ülkeyi yoksulluğa ve küçük çaplı iç savaşlara sürükledi.Kekurangan pangan dan sengketa politik meningkat menjadi kelaparan dan perang saudara berskala kecil.
Sovyet işgali sırasında Kadar'ın liderliğindeki komünist hareket oldukça küçük çaplı bir hareketti.Pada saat pendudukan Soviet, gerakan komunis yang dipimpin oleh Kádár adalah gerakan kecil.
Gemi 1902-1904 yılları arasında büyük çaplı bir modernizasyondan geçti.Istana ini direnovasi besar-besaran dari tahun 1902-1904.
Sosyal evrimin bu aşamasında geniş çaplı bir savaşın olduğuna dair herhangi bir arkeolojik kanıt yoktur.Tidak ada bukti arkeologi secara langsung pada saat perang saudara.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.LCMS tak ikut dalam seluruh diskusi.
Bu ülkeler genelde Avrupa Komisyonu gibi büyük çaplı projelerde de yer alırlar.Formasi ini sering digunakan di klub-klub besar dunia seperti Spanyol.
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.Vasily Ivanovich Bazarov - Cha của Bazarov, một bác sĩ quân y về hưu, là một cai nông nô nhỏ.
Gelirlerin geri kalan kısmı ise ufak çaplı ihracattır.Dẽ cổ đỏ (danh pháp hai phần: Phalaropus lobatus) là loài dẽ nhỏ thuộc họ Dẽ.
Beyaz Kent'e ilişkin en geniş çaplı inceleme Nitza Metzger Szmuk tarafından yapıldı.Cuộc khảo sát kiến trúc lớn nhất ở Thành phố trắng đã được tổ chức bởi kiến trúc sư Nitza Metzger Szmuk.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.Tuy nhiên SCTP chưa được sử dụng rộng rãi.
Can kaybı olmazken, küçük çaplı hasarlar meydana geldi.Trước trừ cái hại lớn, thì cái hại nhỏ tự không còn.
2002 yılında ufak çaplı bir makyaja uğradı.Một cơn lốc xoáy nhỏ được ghi nhận năm 2002.
Geminin aldığı başka iki isabet de küçük çaplı hasar yarattı.Hai phát bắn trúng khác gây ra những hư hại nhẹ.
Gemi 1902-1904 yılları arasında büyük çaplı bir modernizasyondan geçti.Con tàu trải qua một đợt hiện đại hóa trong những năm 1904–1905.
Alman komutanlığı bu taarruzu büyük çaplı bir taarruz olarak değerlendirmedi.Lịch sử nước Đức chưa từng có sự đầu hàng của một đạo quân lớn như thế trên một mặt trận rộng như thế.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .1921年と1960年にも小規模な太陽嵐が発生し世界中で電波障害が発生したことが報告されている。
Geniş çaplı yağmalar, Sanayi Devrimi'nin en önemli finans kaynağı olmuştur.これらの資本家は産業革命への主要な力となった。
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.その地形はほとんど平坦で、幾らかうねりのある丘陵がある。
Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz.「ビアスは決して偉大な書き手ではなかった。
Küçük çaplı bir mafya babasıdır.娘バカな父親を持つ。
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.これらの行為に対して、全世界で大規模な抗議運動が巻き起こった。
Bunun üzerine tören ertelenmiş ve iki hafta sonra daha küçük çaplı bir tören düzenlenmiştir.それに伴って放送開始が2週間延期され、放送回数も2話分短縮された。
Korner çizgileri 25 cm çaplı çeyrek daireler olarak çizilir.コーナーアーク: それぞれのコーナーの半径25cmの四分円を描く。
Grup albüm sonrası geniş çaplı bir dünya turuna çıktı.アルバム発売後には大規模なワールド・ツアーを開催する。
Şehrin 2011 ve 2012 yılıları geniş çaplı yıllık finansal raporuna göre şehirdeki iş verenler listesi.市の包括的年間財務報告書2012年版によれば、市内の大きな雇用者は以下の通りである。
Bu dönemde genel formunu değiştirmeyen geniş çaplı bir restorasyon gerçekleştirildi.この形式は、長い期間根本的な構造の変化がなかった。
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.オブジェクトデータベースは広く利用されるには至っていない。
Ama bazı düşük çaplı I486 modelleri 386s'ların en hızlı halinden daha yavaştırlar özellikle 'SX' i486s'lar.然而,有些低等級的i486實際上會比最高速的386還要慢,這在i486 SX型會格外的明顯。
Çok geniş çaplı okunmadı fakat Kepler in çok yetenekli bir astronom olarak ün salmasını sağladı.该书并未被广泛阅读,但是它建立了开普勒作为一名高水平的天文学家的声誉。
Gemi 1902-1904 yılları arasında büyük çaplı bir modernizasyondan geçti.舰只于1904-1905年期间进行了大规模的现代化改造。
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .在1921年和1960年發生較小的磁暴,都造成廣泛的無線電干擾。
Bulunanların yarısı kadındır ve bu da geniş çaplı savaş olasılığını azaltan bir unsur olarak görülmektedir.較小的配子被認為是雄性的 (精細胞)而較大的配子則被認為是雌性的(卵細胞)。
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.瓦西里·伊凡內奇·巴扎羅夫(Vasily Ivanovich Bazarov):巴扎羅夫的父親,一位退休的軍醫,也是一個小鄉村的土地/農奴的主人。
Yunanistan'ın istilası hazırlıkları uzun soluklu bir planlama ve geniş çaplı hazırlıklar gerektirmektedir.希腊猎犬的体力高,需要定期的运动和大量的活动空间。
Köydeki alışverişlerde TL kullanılırken, büyük çaplı alışverişlerde Amerikan doları kullanıldığı olur.虽然有些人在讨论在加拿大使用美元,但是一般商店不接受美元。
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.不過這種論點並沒有被廣泛的接受。
Başlıca ihracatlar, maden kömürü; büyük çaplı borular ve hurda demirdir.牠們都是卵生的,卵是螺旋凸緣的及有長的卷鬚。
Ancak bu denli geniş çaplı bir operasyon için ciddi bir deniz gücü gerekmektedir.他的一系列操作对这艘严重超载的船来说,给船体不少负担。
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .1921년과 1960년에는 보다 덜 심각한 태양폭풍이 있었으며, 광범위한 전파 두절이 보고되었다.
Çok geniş çaplı okunmadı fakat Kepler in çok yetenekli bir astronom olarak ün salmasını sağladı.책이 널리 읽혀지지는 않았지만, 이로써 케플러는 고도로 숙련된 천문학자로서의 명성을 확립하게 된다.
Ateşli silah denince, genellikle bir kişi tarafından taşınabilen küçük çaplı silahlar akla gelir.총(銃, 영어: gun)은 일반적으로 개인이 휴대할 수 있는 구경이 작은 화기를 말한다.
Başlıca ihracatlar, maden kömürü; büyük çaplı borular ve hurda demirdir.자는 희경(羲卿), 호는 운석(雲石), 본관은 풍양(豊壤)이다.
Ancak bu denli geniş çaplı bir operasyon için ciddi bir deniz gücü gerekmektedir.이 함의 불참은 함대의 작전 능력에 크게 영향을 미쳤다.
Avrupa'ya büyük çaplı Viking saldırıları başlar.מתחילה מתקפת הויקינגים באירופה.
Üçüncü Köle Savaşı Roma Cumhuriyeti'nin karşılaştığı büyük çaplı köle savaşlarından arasında yer alır.מלחמת העבדים השנייה הייתה מרד העבדים השני בסדרת מרידות העבדים הגדולות שאירעו ברפובליקה הרומית.
Eski üyeler, ara sıra, küçük çaplı toplantılar düzenlemişlerdir.בחורי החסידות חברים בקבוצות קטנות המתכנסות מדי פעם.
Ateşli silah denince, genellikle bir kişi tarafından taşınabilen küçük çaplı silahlar akla gelir.המושג נשק קל מתאר בדרך כלל כלי ירייה קטנים, הניתנים לנשיאה על ידי אדם אחד.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.הסטנדרט לא זכה לתפוצה רחבה.
Bu dönemde çok küçük çaplı çarpışmalar ve savaş uçakları arasında it dalaşları yaşanmıştır.כן החלו קרבות אוויר בין מטוסים בודדים ואחר כך בין קבוצות של מטוסים.
Yunanistan'ın istilası hazırlıkları uzun soluklu bir planlama ve geniş çaplı hazırlıklar gerektirmektedir.הסיוע הותנה בכך שיוון תממש תוכנית קיצוצים נרחבת.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Това предизвиква мащабни протести в страната.
Kentteki sarsıntılar küçük çaplıdır.Нанесените на града щети са малки.
Ufak çaplı silahlı çatışmadan sonra komplocular teslim oldu.Nakon tjedan dana uličnih borbi pobunjenici su se predali.
Bu hiçbir Warner Bros. filminde olmadığı kadar geniş çaplı bir gösterim olmuştur.Mislim da nitko prije nije odbio veliku ulogu u Bond filmovima.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.Ioniziran trag odmah se ne raspršuje.
Başlıca ihracatlar, maden kömürü; büyük çaplı borular ve hurda demirdir.Najveće su joj pritoke, slijeva Uhta, a zdesna Ajjuva i Sebys (Сэбысь).
Kent ayrıca barok tarzındaki binaları ve kiliseleriyle geniş çaplı olarak tanınmaktadır.Također je poznata stara gradska jezgra s mnogo građevina u baroknom stilu gradnje.
Bu, Coca-Cola tarihinde dönüm noktası oldu ve bundan sonra Coca-Colanın geniş çaplı üretimine başlandı.Ďalším problémom bola stále sa zvyšujúca produkcia koky, z ktorej sa hneď vyrábal kokaín.