çaplı ile cümle
çaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Su havzası oldukça küçüktür ve sadece küçük çaplı akarsularla beslenir.Ost är ganska dum och lever i en egen liten värld.
Genbox 1993 yılında yayımlanan DOS sürümünden bu yana büyük çaplı bir değişim geçirmiştir.C'est Bon Anthology har existerat i tre olika versioner sedan den startades 2001.
Darbenin bastırılmasının ardından büyük çaplı (antikomünist) 1965-1966 Endonezya katliamları yapılmıştır.Handlingen kretsar kring personerna bakom massakern i Indonesien 1965–1966.
Savaşların çoğu büyük çaplı arbedelerle devam ediyordu.Med Industribanken följde flertalet tyngande affärer.
Müzede yılda bir büyük, 2-5 küçük çaplı geçici sergi düzenlenir.Museet har årligen i genomsnitt fem olika, tillfälliga utställningar.
İlk belirlemelere göre ilçeye bağlı köylerde küçük çaplı hasarlar meydana geldi.Explosionerna orsakade förhållandevis små skador på närliggande hus.
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.Huvudpersonen, Jevgenij Bazarov, är en ung läkare som saknar tro på allt.
Bu sebeple, 2. Dünya Savaşı'ndan itibaren geniş çaplı yeniden yapılanma gerçekleşmiştir.Efter andra världskriget skedde en stor avflyttning.
Zimbabve'nin uygulamayı bırakmasından sonra 1988'den itibaren geniş çaplı hayvan itlafı yapılmamaktadır.Sedan den 28 april 2015 är det inte tillåtet att tillsätta något socker alls till juice.
1985 yılında modelde büyük çaplı bir revizyona gidildi.Under 1985 byttes redaktionen ut helt och hållet.
Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük çaplı askeri harekatıdır.Облога Карса була останньою значною операцією Кримської війни.
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.Василь Іванович Базаров — батько Базарова, відставний армійський хірург.
Olay küçük çaplı protestolara sebep oldu.Це викликало протести міщан.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Проходили також масові арешти.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Після цих подій в країні почався великий міжетнічний конфлікт.
Ölen Türk askerlerinin cenazelerine katılım da oldukça geniş çaplı oldu.Похорони за межами Авреліанових стін також стали небезпечними.
McNeill, küresel çaplı insan ilişkilerini esas alan bir yaklaşım sergilemiştir.Макніл вдався до широкого підходу, зосередженого навколо взаємодії народів всієї Землі.
Shagrat ayrıca geniş çaplı dövmeleriyle göze batar.Також Дейзі завжди носить широкі підбори.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Méně významné bouře se odehrály v letech 1921 a 1960, kdy bylo zarušeno rádiové spojení v celé šíři spektra.
Bu resimlerde sadece küçük çaplı değişikler göze batıyor.Kalhoty procházejí pouze drobnými změnami.
Her iki ülkede geniş çaplı ekonomik reformlar yapıldı.V obou zemích probíhaly rozsáhlé nacionalistické kampaně.
Avrupa'ya büyük çaplı Viking saldırıları başlar.V Evropě se vyskytuje celá řada pozoruhodných viklanů.
The Globe and Mail, merkezi Kanada'nın Toronto kentinde bulunan ulusal çaplı gazete.The Globe and Mail je kanadský deník.
Bu savaştan sonra altı yıl boyunca büyük çarpışmalar yapılmamıştır ancak küçük çaplı akınlar sürdürülmüştür.Do konce války proběhlo již jen několik menších střetnutí, ale již žádná operace takového rozsahu.
Burada küçük çaplı dokuma sanayi kuruldu.Byl zde vystavěn malý lyžařský vlek.
Bu durum dizinin geniş çaplı bir korsan yayınının varlığına yol açıyordu.Důsledkem toho bylo ohromné rozšíření pirátství.
Şirketin ilk geniş çaplı yayılan oyunu aynı sene piyasaya sürülen PONG'du.První úspěšnou arkádovou hrou od této firmy se stal Pong, vydanou hned v roce vstupu Atari na trh.
Asıl muharebe, daha küçük çaplı çatışmalarla geçen iki günün ardından gerçekleşmiştir.Principala luptă a confruntării a avut loc după două zile de conflicte minore.
Ayrıca Orta Doğu'da Mısır ve Israil'in Iran'a karşı birleştiği büyük çaplı bir savaş devam etmektedir.În Orientul Mijlociu se desfășoară un război devastator, cu Egiptul și Israelul aliați contra Iranului.
Yahudilerin Filistin'e geniş çaplı göçü 1882'de başladı.Pe scară largă, imigrația evreilor în Palestina a început în 1882.
Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük çaplı askeri harekatıdır.Asediul Karsului a fost ultima operațiune majoră a războiului Crimeii.
Shagrat ayrıca geniş çaplı dövmeleriyle göze batar.Botgrosul poate să spargă și sâmburi de cireșe cu ciocul său puternic.
Geniş çaplı popülerliğini 2006 yılında kendi ismi ile çıkardığı albüm ile kazandı.A devenit mai populară în anul 2005 cu albumul ei cu același nume.
Fotoğraflar ve videolar, depo çevresinde geniş çaplı hasar olduğunu göstermiştir."Există dovezi consistente ce arată defrișări masive și eroziuni pe toată suprafața Zonei Centrale.
Ayrıca Orta Doğu'da Mısır ve Israil'in Iran'a karşı birleştiği büyük çaplı bir savaş devam etmektedir.Háború dúl a Közel-Keleten a szövetséges Egyiptommal és Izraellel Irán ellen.
Hisar toplantı salonu, küçük çaplı toplantı odaları ve Rumeli Terası binanın bir parçasıdır.Az épület részeit képezik még a Hisar terem, kisebb gyűléstermek a félemeleten és a Rumeli terasz.
Ancak; politik beklentilerin büyüklüğü nedeniyle geniş çaplı bir elçilik misyonu haline gelmiştir.A pártpropaganda szempontjából fontos pozíció politikai fontosságának növekedésével párosult.
Burada küçük çaplı dokuma sanayi kuruldu.Itt megvásároltak egy kis lapterjesztő vállalatot.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Ezt a családnevet széles körben nem fogadták el.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Sorozatos katonai puccsok következtek.
Daha önceleri ufak çaplı bir balıkçılık kooperatifi vardı.Sitä ennen paikalla oli ollut pieni kalastajakylä.
Ancak bu tesisler çok büyük çaplı olmayıp, daha çok yörenin kendi ihtiyaçlarına göre üretim yapmaktadır.Järjestöjen mukaan hätäavun lisäksi maiden omaa maataloutta on tehostettava.
Kuşatma silahı olarak topun kullanımında önceleri büyük çaplı toplara yönelindi.Jalkaklaani käytti perinteistä poiketen tuliaseita pääaseinaan.
Müzede yılda bir büyük, 2-5 küçük çaplı geçici sergi düzenlenir.Vuosittain järjestetään lisäksi 2–5 vaihtuvaa näyttelyä.
Çok geniş çaplı okunmadı fakat Kepler in çok yetenekli bir astronom olarak ün salmasını sağladı.Δεν έγινε ευρέως γνωστό αλλά εδραίωσε τη φήμη του Κέπλερ ως εξειδικευμένου επιστήμονα.
Daha önceleri ufak çaplı bir balıkçılık kooperatifi vardı.Αρχικά ήταν μικρό σκάφος αναψυχής.
Geniş çaplı yağmalar, Sanayi Devrimi'nin en önemli finans kaynağı olmuştur.Η παραγωγή βαμβακερών υφασμάτων έγινε η σημαντικότερη βιομηχανία φορέας της Βιομηχανικής Επανάστασης.
Ayrıca küçük çaplı sığır besiciliği de yapılmaktadır.Από την άλλη μεριά, έχουν αναφερθεί και πολύ μικρόσωμες γάτες.
Jeulmun dönemi, avcılık, toplama ve küçük çaplı bitki yetiştirme dönemiydi.Jeulmun var en periode med jagt, indsamling, og små dyrkning af planter.
Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Vasaløb da han hørte om mordet på Olof Palme.
Bu dönemde çok küçük çaplı çarpışmalar ve savaş uçakları arasında it dalaşları yaşanmıştır.Jeg snubber altid lidt her og der fra de der døgnfluer.
Başkan olduktan sonra geniş çaplı reformlara girişti.Som Finansminister stod han bag en række reformer.
Başlıca ihracatlar, maden kömürü; büyük çaplı borular ve hurda demirdir.Den er knyttet til nåleskove eller blandede skove med megen regn og en jordbund, som er porøs og veldrænende.
Romanya yalnızca 5 adet büyük çaplı ticaret filosuna sahiptir.EP'en har solgt særdeles godt, for en kun fem-numre lang EP.
Uzay yürüyüşü sırasında astronotlar küçük çaplı problemlerle karşılaştılar.Astronauter på rumvandring har opdaget små metalspåner i lejet.
Ufak çaplı silahlı çatışmadan sonra komplocular teslim oldu.Etter en kort, men dramatisk kamp måtte grev Mörner overgi seg.
2002 yılında ufak çaplı bir makyaja uğradı.Per 2002 har noen få lasaretter forblitt i Europa.
İlk büyük çaplı direniş Ulusal Kurtuluş Cephesi (EAM] tarafından örgütlenir.Den høyeste utmerkelse som deles ut av The Salvation Army (Frelsesarmeen, internasjonalt).
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.Igjen brøt massive protester ut over hele landet.
Asıl muharebe, daha küçük çaplı çatışmalarla geçen iki günün ardından gerçekleşmiştir.Pertempuran utama terjadi setelah bentrokan kecil selama dua hari.