çaplı ile cümle
çaplı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
LİNEAR, Yeni Meksika'da bulunan iki 1 metre ve bir yarım metre çaplı teleskopla çalışmaktadır.LINEAR utilizza due telescopi da un metro di diametro e un telescopio da mezzo metro nel New Mexico.
Babsı Bakü'de küçük çaplı ticaret ile uğraşıyordu.Lui però entra in affari con Minni vendendo pacchetti pranzo.
Alfredo Dugès, daha çok Meksika sürüngenbilimi üzerine yağtığı geniş çaplı araştırmalarla tanınır.Альфредо Дугес, в основном, известен за обширные исследования в области герпетологии Мексики.
IPsec kullanımı geniş çaplı yayılmamıştır.При всём этом SPKI не получила широкого распространения.
2002 yılında ufak çaplı bir makyaja uğradı.В 2002 зафиксировано небольшое землетрясение.
İlk uzay-kadınını belirlemek için geniş çaplı bir tarama başlatıldı.Да, я очень рад, что не ошибся в выборе первой женщины-космонавта.
Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük çaplı askeri harekatıdır.Осада Карса была последней значимой операцией Крымской войны.
Babsı Bakü'de küçük çaplı ticaret ile uğraşıyordu.Хлебопашец, занимался мелкой торговлей.
LİNEAR, Yeni Meksika'da bulunan iki 1 metre ve bir yarım metre çaplı teleskopla çalışmaktadır.В нём используется два метровых телескопа и один полуметровый, расположенные в штате Нью-Мексико.
Diğer saldırılar küçük çaplı, yağmalama amaçlı saldırılardı.Причиной отказа был маленький рост нападающего.
Kahvehanelerde genellikle küçük çaplı yiyecekler ve hamur tatlıları ya da pastalar bulunur.К кофе иногда подают сладости, например, печенье или плюшки.
Buralarda küçük çaplı ticaret işleriyle ilgilendi.Занимался мелким бизнесом в области торговли.
Ufak çaplı silahlı çatışmadan sonra komplocular teslim oldu.После небольшого боестолкновения гарнизон сдался.
Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Проходил одним из свидетелей по делу об убийстве Улофа Пальме.
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.Василий Иванович Базаров — 62-летний отец Базарова, отставной армейский хирург.
Bu olaydan sonra ülkede geniş çaplı protestolar başladı.По стране с новой силой начались массовые протесты.
Muharebe, MÖ 260 yılında oldukça küçük çaplı bir çatışma olarak gerçekleşti.Это единственное в своём роде достижение в некоторой степени компенсировало унижения 260 года.
Deprem 28 Haziran 1894'teki İstanbul depreminde Yahudiler arasında da büyük çaplı can ve mal kayıpları oldu.الزلازل:- حدث كثير من المفقودات الجسيمة في الأرواح والأموال بين اليهود في زلزال اسطنبول في 28 سبتمبر 1894.
İlk icraat olarak kocasının katillerinin üzerine yürüyen Caterina çok geniş çaplı bir tutuklama başlatır.ومن اولى الخطوات الجدية التى اتخذتها كاترينا على نطاق واسع هى اعتقال كل من ساهم في قتل زوجها .
Üretim ve büyük çaplı merceklerin değişimini içeren birçok teknik zorluk vardır.يوجد تغيرات واسعة في إنتاج PRP من خلال وجود العديد من الأجهزة وتقنيات تركيز الصفائح.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Tempestades menos graves ocorreram em 1921 e 1960, quando foi relatado a interrupção de transmissões de rádio.
Mehter takımındakiler daha büyük çaplıdır.Em Majora's Mask já tem papel mais significativo.
Alman komutanlığı bu taarruzu büyük çaplı bir taarruz olarak değerlendirmedi.O governo do Japão não a considera como possuidora de qualquer valor crucial.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Na prática, à Jovem Europa faltava-lhe o dinheiro e o apoio popular para uma existência de curta duração.
Kars Kuşatması, Kırım Savaşı'nın son büyük çaplı askeri harekatıdır.O cerco de Kars foi a última grande batalha da Guerra da Crimeia.
Bunun sonucu olarak II. Dünya Savaşı'ndan sonraki en geniş çaplı askeri koalisyon gücü ortaya çıktı.Esta foi a maior coalizão militar reunida desde a Segunda Guerra Mundial.
Londra'ya kuzeybatı yönünden yaklaşırken yine ufak çaplı direnişle karşılaşır.Na direção leste a expansão russa encontrou pouca resistência.
1985 yılında modelde büyük çaplı bir revizyona gidildi.Em 1985, a série teve direito a um remake em cores.
Çok az sayıdaki küçük çaplı silah üretilerek uçaklara monte edildi.Poucos, ou mesmo nenhuns, projécteis de artilharia foram produzidos na fábrica.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Não possui montanhas altas, mas apenas colinas baixas.
Su havzası oldukça küçüktür ve sadece küçük çaplı akarsularla beslenir.A sua bacia hidrográfica é relativamente pequena, e tem apenas pequenos rios afluentes.
Ayrıca küçük çaplı sığır besiciliği de yapılmaktadır.Contendo também grande rebanho bovino como destaque.
Ayrıca küçük çaplı odunculuk (ağaç yetiştirip kereste olarak satma) da yapılmaktadır.Plantava-se algodão arbóreo herbáceo (em menor quantidade).
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Porém este fraccionamento não é universalmente aceite.
İlçede büyük çaplı sanayi kuruluşu yoktur.Em Riga há um grande falta de espaço para escritórios.
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.Vasili Ivanovitsj Bazarov - Bazarov’s vader, en een gepensioneerde legerdokter.
Bir ABD gözlemcisine göre, sarayın bombalanması, "Diệm'e karşı geniş çaplı entrikaları" teşvik etti.Volgens een Amerikaanse waarnemer leidde het paleisbombardement tot "grootschaliger weerstand tegen Diệm".
Darwin'in kitabı çok büyük bir ilgiyle karşılandı ve geniş çaplı bir tartışma başlattı.Darwins publicatie kreeg veel aandacht en leidde tot felle debatten.
Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Diezelfde inlichtingendienst zou ook achter de moord op Olof Palme hebben gezeten.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Het gebied heeft arme grond en bestaat kleine rotsachtige heuvels.
Çaplı, Jimi Hendrix ile beraber Woodstock'ta bulundu.Hij beantwoordde deze vraag met Jimi Hendrix.
Bunun sonucu olarak II. Dünya Savaşı'ndan sonraki en geniş çaplı askeri koalisyon gücü ortaya çıktı.Op dat moment verscheen de veel grotere tweede golf van de Luftwaffe.
Sovyet stratejik harekâtı, daha küçük çaplı alt operasyonları içermektedir.Stein pleit op militair vlak dus voor een minder interventionistisch beleid.
1946 yılında Dünyâ Sağlık Teşkilâtı sıtma eradikasyonunu geniş çaplı olarak ele almıştır.Omtrent 1964 beschreef hij de strijd tegen de een ernstige huidziekte aldaar.
Aynı yıl yargı alanında yapılan geniş çaplı bir reformla düzenli ve modern bir adli sistem kuruldu.In dat jaar vond een grote bestuurlijke en gerechtelijke hervorming plaats.
Ancak bu tür, yalnızca 1920'li yıllarda geniş çaplı üretildi.Hij was hierin zeer productief in de jaren 1920.
Bu yüzden mesh bağlantısı büyük çaplı ağlarda tercih edilmez.De voorschakelapparaten worden dus niet op een dimmer aangesloten.
Köydeki alışverişlerde TL kullanılırken, büyük çaplı alışverişlerde Amerikan doları kullanıldığı olur.Bij een nachtelijke inval in de fabriek horen zij dat de valse dollars gemaakt worden in Noord-Afrika.
Bu durum dizinin geniş çaplı bir korsan yayınının varlığına yol açıyordu.Het programma probeerde de sfeer van een piratenzender uit te ademen.
Büyük çaplı aşı kampanyası sayesinde, şehirdeki insanlar kurtarıldı.Dankzij de grootschalige vaccinatiecampagne, werden de mensen in de stad gered.
Bunun üzerine tepede daha geniş çaplı araştırma yapılmasına karar verilmiştir.Zdecydowano się na przeprowadzenie szerzej zakrojonych badań w okolicy.
Fransızlara karşı geniş çaplı bir ittifak oluşturulur.Zbliża się wielka bitwa z Francuzami.
Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz.Bassui nie był płodnym pisarzem.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Doszło do masowych aresztowań.
Sword of Islam: CK2'nin ilk büyük çaplı eklentisi müslüman hükümdarları oynanabilir kılıyor.W Crusader Kings II: Sword of Islam gracz może wcielić się w rolę przywódcy nad narodem muzułmańskim.
Ayrıca geniş çaplı bombalama ve suikast eylemlerinin de mimarıdır.NAL odpowiada również za zamachy bombowe i zabójstwa.
Büyük çaplı Moğol istila dönemi kapanmıştır.Całość zamykała monumentalna scena Sądu Ostatecznego.
1891 yılında S. İ. Mosin’in piyade tüfeği geniş çaplı üretilmeye başladı.W roku 1853 US Army zaczęła stosować gwintowane lufy broni strzeleckiej.
Ayrıca küçük çaplı sığır besiciliği de yapılmaktadır.Coraz mniej jest także hodowanych krów.
İlk geniş çaplı deniz harekâtları Pers Savaşları sırasında görülmüştür.Det första stora sjöslaget utspelades under Persiska krigen.