Ana içeriğe geç
Sözlük

çap ile cümle

çap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom buraya gelmeden önce bu çapraz bulmacayı bitirmeye çalışıyorum.I'm trying to finish this crossword puzzle before Tom gets here.
Biz cappuccino içtik ve eski günleri anımsadık.We drank cappuccinos and reminisced.
Tom bir çapraz bulmaca çözüyor.Tom is doing a crossword puzzle.
Sandvici çaprazlama dilimledim.I sliced the sandwich diagonally.
Tom çapraz ateşe yakalandı.Tom was caught at the crossfire.
Bir çapa ile çalışırken dikkatli ol.Be careful when working with a hoe.
Tom ofisine öfkeyle girdi ve kapıyı çaptı.Tom stormed into his office and slammed the door.
Dünya çapında milyonlarca insan Nelson Mandela'nın ölümünün yasını tutuyor.Millions of people across the world are mourning the death of Nelson Mandela.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.I've decided to quit my job and take a trip around the world.
Tom ve Mary üç yıl boyunca birlikte dünya çapında seyahat ettiler.Tom and Mary travelled together around the world for three years.
Dünya çapında ekmeğin birçok farklı türleri vardır.There are many different types of bread throughout the world.
Tom bacaklarını çaprazlayarak oturdu.Tom sat with his legs crossed.
Tom ve Mary dünya çapında seyahat ederek bir yıl geçirdi.Tom and Mary spent a year traveling around the world.
İtalyan mutfağı dünya çapında popülerdir.Italian cuisine is popular around the world.
Senin çapın yetmez.You are way out of your league.
Tom ülke çapında ilerliyor.Tom is moving across the country.
Tom'a senin çapın yetmez.Tom is way out of your league.
Tom denize çapa attı.Tom threw the anchor overboard.
Turizmi büyük çapta geliştirme umutlarımız vardı.We had hopes of developing tourism on a big scale.
Bir cappuccino ister misiniz?Would you like a cappuccino?
Tom dünya çapında bir sporcu.Tom is a world-class athlete.
Salgın dünya çapında yayıldı.The epidemic spread worldwide.
Tom çapraz bulmacayı seviyor.Tom likes crossword puzzles.
Bu yaklaşık üç inç çapında.It's about three inches in diameter.
Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Tom sonunda Mary ile yuva kurdu.After years of womanising, Tom finally settled down with Mary.
Ben senin çapraz bulmacalarından bıktım.I'm sick of your crossword puzzles.
Dünya çapında bir sorun.It's a worldwide problem.
Parmaklarım çaprazlanmış.My fingers are crossed.
Biz ülke çapında seyahat ettik.We traveled all over the country.
Kimse, öldürücü bir salgın gibi dünya çapında bir felaketi önemsememezlik edemez.One can't discount a global disaster like a virulent plague.
Gösteri küçük çaplı bir rezalet çıkardı.The exhibition caused a minor scandal.
Yangın geniş çaplı hasara neden oldu.The fire caused extensive damage.
Ben sonuncusu hariç çapraz bulmacada her kelimeyi anladım.I figured out every word in the crossword puzzle except the last one.
O bir çapkındı.He was a ladies' man.
Bu işte bir çapanoğlu var.There's a nigger in the woodpile.
Sen çok çapkınsın.You're very flirtatious.
O bir çapkın.He is a rascal.
Dünya çapında antik kentlerle ilgileniyorum.I'm interested in ancient cities throughout the world.
Dünya çapındaki obezite oranları artıyor.Obesity rates around the world are rising.
Bu yeni yasa eyalet çapında geçerli olacaktır.This new law will apply statewide.
Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.Violence against women is one of the most frequent violations of human rights worldwide.
Lanet çapkın! Gerçekten beni kandıracağını düşündün mü?Damn rascal! Did you really think you were going to trick me?
Nasıl iyi kart oynayacağımı bilmiyorum ve sık sık çapraz bulmaca çözmem.I don't know how to play cards well, and I don't solve crossword puzzles often.
Sıra sıra patatesler topraktan çıkarılır ve bir çapayla toplanır.Row after row the potatoes are unearthed and collected with a hoe.
Savaşı protesto etmek için ülke çapında ayaklanmalar oluyor.Riots are occurring across the country to protest the war.
Amerikan filmleri dünya çapında popülerdir.American movies are popular around the world.
Geçen yıl dünya çapında bir geziye çıktık.Last year we went on a trip around the world.
Su kirliliği dünya çapında bir sorundur.Water pollution is a problem worldwide.
Karar geniş çapta öfkeye neden oldu.The decision caused widespread anger.
Eyalet çapında bir kampanya yürütüyoruz.We're running a statewide campaign.
Tom, dünya çapında bir gitaristtir.Tom is a world-class guitar player.
Obezite, dünya çapında bir sorundur.Obesity is a problem worldwide.
Korsanlık dünya çapında bir sorundur.Piracy is a problem worldwide.
Bu dünya çapında bir sorundur.This is a problem worldwide.
Bu dünya çapında bir problemdir.This is a problem worldwide.
Zarar çok geniş çaplıdır.The damage is too extensive.
Birkaç çeşit çapa var.There are several kinds of anchor.
Biz dünya çapında gemiye bineriz.We ship worldwide.
Şu anda dünya çapında 2000'den biraz fazla milyarder var.There are now slightly more than 2000 billionaires around the world.
Dünya çapında kaç dil konuşulur?How many languages are spoken worldwide?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod