Ana içeriğe geç
Sözlük

çan ile cümle

çan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Canımı sıkma!Do not annoy me!
Canımı sıkmayın!Do not annoy me!
Çocuklar neden bu kadar ağır bir çanta taşımak zorundalar?Why do children have to carry such a heavy bag?
O, çanı bir ışıkla değiştirdi.He replaced the bell with a light.
Mary çantasını karıştırdı.Mary rummaged through her purse.
Canın istemiyorsa hiçbir şey söylemek zorunda değilsin.You don't have to say anything if you don't feel like it.
O, parasını çantaya koyar.He puts his money in the bag.
Canavarın gerçekten kafasının arkasında gözleri vardı. Bu gerçekten ürperticiydi!The monster literally had eyes in the back of its head. It was really creepy!
Canım TV izlemek istiyor.I feel like watching TV.
Canım seyahate gitmek istiyor.I feel like taking a trip.
Yarın bir sırt çantası alacağım.I'll buy a backpack tomorrow.
Şimdi canını sıkan ne, Tom?What's the matter now, Tom?
Çantanı alayım, Tom.Let me take your bag, Tom.
Canım patlamış mısır yemek istiyor.I feel like eating popcorn.
Boşanma her zaman can yakıcı.Divorce is always painful.
Tom Mary'nin canını sıkmak istemiyordu.Tom didn't want to bother Mary.
Bu sırt çantası çok paraya mal oldu.This backpack cost a lot.
Tom çantayı açar açmaz onun ununki olmadığını bildi.As soon as Tom opened the bag, he knew that it wasn't his.
Tom çantayı açtı ve onun onunki olmadığını bildi.Tom opened the bag and knew that it wasn't his.
İşleri çantada keklik saymayı bırak.Stop taking things for granted.
Çok cana yakınsın.You're very friendly.
Tom her zaman canının yapmak istediği şeyi yaptı.Tom always did what he felt like doing.
Çantaların arabada mı?Are your bags in the car?
Benim çok çantam var.I have too many bags.
Çantamı kim buldu?Who found my bag?
Çantamda benim eşyalarım var.I have my things in my bag.
Tom yeni spor ayakkabısını çantasına koydu.Tom put his new sneakers in his bag.
Bu gerçekten can sıkıcı.It's really very annoying.
Canlı kalan biri var mı?Is there anyone left alive?
Benim ismimin baş harfleri benim evrak çantasının üstünde.My initials are on my briefcase.
Canım bir bardak çay içmek istiyor.I feel like having a cup of tea.
Canıma tak dedi.Have had it.
Hâlâ çantamı almam gerekiyor.I still need to get my bag.
Sonunda zafer çanları çaldı.At last, the bells of victory rang out.
O sorularla onun canını sıktı.He bugged her with questions.
O siyah evrak çantası senin mi?Is that black briefcase yours?
Tom bir şok cihazı kullanarak canlandırıldı.Tom was revived using a defibrillator.
Doktor bir şok cihazı ile Tom'u canlandırdı.The doctors revived Tom with a defibrillator.
Soğuk hava onu canlandırdı.The cold air revived him.
Seninle tanışmaya can atıyoruz.We're dying to meet you.
Onlarla tanışmaya can atıyoruz.We're dying to meet them.
Onunla tanışmaya can atıyoruz.We're dying to meet him.
Onlarla tanışmaya can atıyorum.I'm dying to meet them.
Canım seni aramak istemedi.I didn't feel like calling you.
Canım onları aramak istemedi.I didn't feel like calling them.
Canım onu aramak istemedi.I didn't feel like calling him.
Onun onların canını sıktığını düşünüyor musun?Do you think that bugged them?
Onun onun canını sıktığını düşünüyor musun?Do you think that bugged him?
Senin canını sıkan şey gerçekten ne?What's really bothering you?
Onların canını sıkan şey gerçekten ne?What's really bothering them?
Onun canını sıkan şey gerçekten ne?What's really bothering him?
Onun onların canını sıktığını düşünüyor musunDo you think that bothered them?
Tom evrak çantasından bazı kağıtlar çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.Tom took some papers out of his briefcase and showed them to Mary.
Canım kendimi öldürmek istedi.I felt like killing myself.
Tom beş aydır cangılda yaşıyor.Tom has lived in the jungle for five months.
Tom çantaları kamyondan çıkarmaya başladı.Tom started to unload the sacks from the truck.
Tom evrak çantası ile kaçtı.Tom escaped with the briefcase.
Dan'in kalbi durdu ama doktorlar onu canlandırmayı başardılar.Dan's heart stopped but doctors managed to revive him.
Dan yarım milyon dolar içeren bir çanta taşıyordu.Dan was carrying a bag containing half a million dollars.
Dan, Linda'nın sırt çantasını ormanda buldu.Dan discovered Linda's backpack in the woods.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod