Ana içeriğe geç
Sözlük

çan ile cümle

çan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çok arkadaş canlısı değil.Tom isn't very friendly.
Tom buna hiç can atmıyor.Tom isn't looking forward to it at all.
Bu can sıkıcı.This is annoying.
Tom buradan kurtulmaya can atıyor.Tom is dying to get out of here.
Öğle yemeğinden sonra canın ne yapmak istiyor.What do you feel like doing after lunch?
Tom cana yakın bir adam.Tom is a warm-hearted man.
Tom bana karşı çok cana yakın.Tom has been very friendly toward me.
Tom çantasını masaya koydu.Tom laid his bag on the table.
Tom'un sırt çantası orada.Tom's backpack is over there.
Tom çantasını trende bıraktı.Tom left his bag on the train.
Tom John'un çantasını aldı ve onu ona uzattı.Tom picked up John's briefcase and handed it to him.
Tom rüzgar çanlarının sesinden nefret ediyor.Tom hates the sound of wind chimes.
Şevkle çalıştıktan sonra meyve ve suyla canlandık.After working zealously, we were refreshed by fruit and water.
Çantayı en son ne zaman açtın?When did you last open the bag?
Tom sırt çantasını toplamaya başladı.Tom started packing his backpack.
Mary'nin güzel bir gülümsemesi vardır ve her zaman çok arkadaş canlısıdır.Mary has a pretty smile and is always very friendly.
Tom annesinin çantasından biraz para çaldı.Tom stole some money from his mother's purse.
Düşmanlarımıza, canımızı alsalar da, özgürlüğümüzü asla alamayacaklarını söyle!Tell our enemies that they may take our lives, but they'll never take our freedom!
O çok canlı bir biçimde konuşur.He speaks so vividly.
Bana çantayı ver.Hand me the briefcase.
O, ünlü bir aktör olmak için can attı.He aspired to be a famous actor.
Daha yeni geldim. Çantalarımı bile açmadım.I have just arrived. I haven't even unpacked my bags.
Tom spor çantasını onun yanındaki koltuğa koydu.Tom put his duffle bag on the seat next to him.
Yardımın için teşekkür ederim. Canın sağolsun."Thank you for your help." "No worries."
Bu sorun gerçekten can sıkıcı.This problem is really annoying.
Benim çantam hiçbir yerde bulunmadı.My bag was nowhere to be found.
Mary, Hong Kong'da sahte bir Louis Vuitton el çantası satın aldı.Mary bought a fake Louis Vuitton handbag in Hong Kong.
Mary taklit bir Gucci çanta satın aldı.Mary bought a fake Gucci handbag.
Canım istemiyor.I would prefer not to.
O benim spor çantam.That's my gym bag.
Çantanda kaç tane kitabın var?How many books do you have in your bag?
Benim canımı sıkmayı bırak.Stop bugging me.
Sadece canımı sıkmayı bırak, tamam mı?Just stop bugging me, okay?
Tom kahverengi kağıt bir çantada Mary'ye 1000 dolar verdi.Tom gave Mary a $1000 in a brown paper bag.
Otistik çocuklar can sıkıntısının ne olduğunu bilmezler.Autistic children don't know what boredom is.
Tom, benim canımı yakacağını söylüyor.Tom says he'll hurt me.
Tom iki tane bilet ve bir tane patlamış mısır çantası aldı.Tom bought two tickets and a bag of popcorn.
O, çantaya ne koyuyor?What is she putting into the bag?
Ağaçlar canlıdır.Trees are alive.
Canım kutlama yapmak istiyor.I feel like celebrating.
Bu biraz can sıkıcı.It's a little annoying.
Banyoda bir ilk yardım çantam var.I have a first aid kit in the bathroom.
Tom omuzunda bir spor çantası taşıyor.Tom is carrying a duffel bag on his shoulder.
Tom omuzunda bir spor çanta taşıyor.Tom is carrying a duffel bag over his shoulder.
Tom'un sırt çantası kapının yanında.Tom's backpack is near the door.
Gerçekten canım bunu yapmak istemiyor.I'm really not in the mood for this.
Canım seni öpmek istiyor.I feel like I want to kiss you.
Şirket için canım bir şey yapmak istemiyor.I'm not in the mood for company.
Köpeğin bilimsel adı "Canis familiaris"dir.The scientific name of dog is "Canis familiaris".
Bir kola için can atıyorum.I'm dying for a coke.
Benim canım arkadaşım!My dear friend!
Tom'un canı gerçekten kahve içmek istemiyordu.Tom didn't really feel like drinking coffee.
O gerçekten canımı sıktı.It really bugged me.
Git çantanı al.Go grab your briefcase.
Tom'un canı gerçekten çalışmak istemiyordu.Tom didn't really feel like working.
Bu sabah Tom'un canı gerçekten okula gitmek istemiyordu.Tom didn't really feel like going to school this morning.
Tom'un canı gerçekten paten yapmaya gitmek istemiyordu.Tom didn't really feel like going skating.
Tom'un canı çalışmak istemiyordu.Tom didn't really feel like studying.
Git sırt çantanı al.Go grab your backpack.
Tom'un canı gerçekten tenis oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing tennis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod