Ana içeriğe geç
Sözlük

çan ile cümle

çan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mary çantasına uzandı ve çekini çıkardı.Mary reached in her purse and pulled out her checkbook.
Mary çantasına uzandı ve ehliyetini çıkardı.Mary reached inside her purse and pulled out her license.
Mary çantasına uzandı ve bir fotoğraf çıkardı.Mary reached into her purse and took out a photo.
Mary oturdu ve omuz çantasını açtı.Mary sat down and opened her shoulder bag.
Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.Mary took a little mirror out of her purse and checked her hair and make-up.
Mary çantasında bir ayna çıkardı ve onu Tom'a verdi.Mary took a mirror out of her bag and handed it to Tom.
Mary çantasından telefonunu çıkardı ve bir resim çekti.Mary took her phone out of her purse and took a picture.
Tom ve ben can kurtaranız.Tom and I are lifeguards.
Tom ve Mary'nin canları birlikte takılmayı istemedi.Tom and Mary didn't feel like hanging out together.
Tom'un çantasında bir şişe zehir vardı.Tom had a bottle of poison in his briefcase.
Tom'un bunun tarafından canı sıkkın.Tom is bothered by that.
Tom bir dövüşe can atıyor.Tom is itching for a fight.
Tom gitmeye can atıyor.Tom is itching to leave.
Tom çantasını yanındaki koltuğa koydu.Tom put his briefcase on the seat next to him.
Tom çantasını masaya koydu ve onun kilidini açtı.Tom put his briefcase on the table and unlocked it.
Tom spor çantasını yere koydu ve sonra onun fermuarını açtı.Tom put his duffel bag down on the ground, and then unzipped it.
Tom çantasına büyük bir zarf koydu.Tom put the large manila envelope into his briefcase.
Tom çantasına uzandı ve bir iskambil destesi çıkarttı.Tom reached into his bag and pulled out a deck of playing cards.
Tom çantasına uzandı.Tom reached into his bag.
Tom sırt çantasına bir şeyler sokuşturdu.Tom shoved his stuff into the backpack.
Tom bir spor çantası ve bir gitar çantası taşıyordu.Tom was carrying a duffel bag and a guitar case.
Tom deri bir evrak çantası taşıyordu.Tom was carrying a leather briefcase.
Seni tekrar canlı göreceğimi hiç düşünmedim.I never thought I'd see you alive again.
Seni tekrar canlı görmeyeceğimi düşünüyordum.I thought I'd never see you alive again.
Lütfen çantalarımı taşımama yardım eder misin?Can you please help me carry my bags?
Köpekbalıkları arkadaş canlısıdır.Sharks are friends.
Canım seni görmek istiyor.I feel like seeing you.
Savaş sırasında birçok çan erittiler.During the war, they melted down a lot of bells.
Canım oynamak istemiyor.I don't feel like playing.
Tom çantada ne olduğunu biliyor.Tom knows what's in the bag.
Tom çantalarını toparlıyor.Tom is packing his bags.
Tom Mary'ye evrak çantasını uzattı.Tom handed Mary the briefcase.
Şimdi onu yapmayı canım istemiyor.I don't feel like doing that right now.
Tom'u görmeye can atmıyorum.I'm not looking forward to seeing Tom.
Artık Tom bile bana hakaret etmek için canını sıkmıyor.Tom doesn't even bother to insult me anymore.
Tom evrak çantasının içindekileri masaya döktü.Tom dumped the contents of his briefcase out on the table.
Tom doğrudan çanaktan güveç yedi.Tom ate the stew straight from the pot.
Tom evraklarını topladı ve onları çantasına koydu.Tom gathered his papers and put them in his briefcase.
Tom sırt çantasını açtı ve iPad'ini çıkardı.Tom opened his backpack and took out his iPad.
Tom bir takım elbise giyiyordu ve bir evrak çantası taşıyordu.Tom was wearing a suit and carrying a briefcase.
"May I" ve "Can I" arasındaki fark nedir?What's the difference between "May I" and "Can I"?
Bu çantalar sizin mi?Are these bags yours?
Bu çocuk gelecekte bir avukat olmaya can atıyor.This child aspires to become a laywer in the future.
Tom evrak çantasından bir klipsli kağıt altlığı çıkardı.Tom took a clipboard out of his briefcase.
Tom el feneri için sırt çantasına uzandı.Tom reached into his knapsack for a flashlight.
Çantanızda neyiniz olduğuna bir bakalım.Let's see what you've got in your suitcase.
Bunu onun çantasında buldum.I found this in her purse.
"Bunu onun çantasında buldum." "Aman Allahım! O benim!""I found this in her purse." "Oh my God! That's mine!"
Bugün canım Tom hakkında konuşmak istemiyor.I don't feel like talking about Tom today.
Bugün canım Tom'la konuşmak istemiyor.I don't feel like talking with Tom today.
Sadece bunu canım istemiyor.I just don't feel like it.
Buradan asla canlı olarak çıkmayacaksın.You'll never make it out of here alive.
Bu Gina'nın çantası.It's Gina's bag.
Mary çantasına baktı.Mary looked in her purse.
Tom evrak çantasına baktı.Tom looked in his briefcase.
Canım bağırmak istedi.I felt like screaming.
Tom, canımı yakıyorsun!Tom, you're hurting me!
Çanta benim değildi.The bag wasn't mine.
Kadınlar niçin böyle can sıkıcı varlıklardır.Why are women such bothersome creatures?
Çantana ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think happened to your suitcase?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod