Ana içeriğe geç
Sözlük

çan ile cümle

çan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yalnız bırakıldığımda, bazen canım ağlamak istiyor.Left alone, I sometimes feel like crying.
O dinlendikten sonra canlandı.She came alive after taking a rest.
Hadi canım sen de.You don't say.
Orada korkunç bir canavar yaşardı.A hideous monster used to live there.
Hepimiz, seni ve aileni görmeye can atıyoruz.We are all looking forward to seeing you and your family.
Can kulağı ile dinledik.We were all ears.
Biz aslanı canlı yakalamak zorundayız.We've got to catch the lion alive.
Eğer Güneş olmasaydı, yaşayan hiçbir canlı Dünya üzerinde var olamayacaktı.If it were not for the sun, no living creatures could exist on the earth.
Eğer hava ve su olmasa canlı hiç bir şey var olmaz.If it were not for air and water, nothing alive would exist.
Yeterli param olmuş olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Yeterli param olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Canım daha fazla beklemek istemiyor.I don't feel like waiting any longer.
Canım bir bira daha istiyor.I feel like another beer.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmek için can atıyorum.I am anxious to visit Britain once again.
Yakında seni görmeye can atıyorum.I am looking forward to seeing you soon.
Meg bazen Ken'in canını sıkar.Meg sometimes annoys Ken.
Seni tekrar görmeye can atıyorum.I look forward to seeing you again.
Of, hadi canım sende.Oh, come off it.
Çantan orada.There is your bag.
Çocuğa çantamı taşıttım.I had the boy carry my bag.
Çan var.There's the bell.
Beth onunla tanışmak için can atıyordu fakat o asla gelmedi.Beth was looking forward to meeting him, but he never showed up.
Beth onunla görüşmeye can atıyordu fakat hiç gelmedi.Beth was looking forward to meeting him, but he never showed up.
Bayan Baker çantasını çaldırdı.Mrs. Baker had her purse stolen.
Dondurulmuş yoğurda can atıyorum.I'm dying for frozen yogurt.
Canım bira içmek istiyor.I feel like drinking a beer.
Gerçekten canım bir bira istiyor.I really feel like a beer.
Paris'i görmek için can atıyorum.I'm dying to see Paris.
Çantam çalındı.My bag was stolen.
Benim çantam çalındı.My bag was stolen.
Çantaya göz kulak olun.Keep an eye on the bags.
Lütfen bana çantanızı gösterin.Please show me your bag.
Lütfen çantanı aç.Please open your bag.
Lütfen çantanızı açın.Please open your bag.
Çantamı nereye koyabilirim?Where can I put my bag?
Çantamda bulunan şekerleme sıcakta eridi.The candy I had in my bag went mushy in the heat.
Benim çantalardan biri eksik.One of my bags is missing.
Evrak çantamı otobüste bıraktım.I left my briefcase in the bus.
Partiye can atıyorum.I'm looking forward to the party.
Canlarım, gitmeyin.Don't go, dears.
New York'a gitmeye can atıyorum.I'm dying to go to New York.
Ne ağır bir çanta!What a heavy bag!
Bir ayı bir kaplanla karşılaştırıldığında bir dost canavardır.A bear is a friendly beast compared to a tiger.
Tom'un arkadaşları ona Bay Para Çantaları derdi.Tom's friends called him Mr Money Bags.
Tom'un bir garajda çalıştığını kafanda canlandırabiliyor musun?Can you envisage Tom's working in a garage?
O kadar yorgunum ki canım bu gece çalışmak istemiyor.I'm so tired that I don't feel like studying tonight.
Çok yorgunum. Canım şimdi yürüyüş yapmak istemiyor.I'm very tired. I don't feel like taking a walk now.
Hava o kadar sıcaktı ki onun canı dondurma yemek istedi.It was so hot that she felt like eating ice cream.
Hangi çanta sizinki?Which bag is yours?
Çantama bir süre göz kulak ol.Keep an eye on my bag for a while.
Canım dinlenmek istiyor.I feel like taking a rest.
El çantamı kim aldı?Who has taken my handbag?
Biri çantamı aldı götürdü.Somebody took away my bag.
Birisi bankta bir çanta bıraktı.Someone has left a bag on the bench.
Denizde yaşayan canlıların çoğu, kirlilikten etkilenir.Most living creatures in the sea are affected by pollution.
Canım onu istemiyor.I don't feel like it.
Onu taşımak için bir çantaya ihtiyacım var.I need a bag to carry it in.
Köpeklerden biri canlıdır.One of the dogs is alive.
O, can sıkıcı bir soru.It's an embarrassing question.
O canı gönülden yaptı.He put all his heart and soul into it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod