Ana içeriğe geç
Sözlük

çan ile cümle

çan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Canımı yakıyorsun.You're hurting me.
Bir çanta istiyor musunuz?Do you want a bag?
Sadece ölü takliti yapan birini asla canlandıramazsın.You'll never be able to revive someone who is only pretending to be dead.
Bu can yakıcı.This is painful.
Ne canını sıkıyor?What's bothering you?
Tom canımı sıkıyor.Tom bores me.
Tom canlı.Tom is lively.
Can kulağıyla dinliyoruz.We're all ears.
Biz can kurtaranlarız.We're lifeguards.
Onlar cana yakın olacaklar.They'll be friendly.
Onlar cana yakın mı?Are they friendly?
Can sıkıcı olmayın.Don't be pathetic.
Ben bir cankurtaranım.I'm a lifeguard.
Can yakıcı mı?Is it painful?
Çok can sıkıcı.It's very embarrassing.
Çantanızı açın.Open your suitcase.
Çantalarını hazırla.Pack your bags.
Mary'nin çantası nerede?Where's Mary's purse?
Çantam nerede?Where's my bag?
Evrak çantam nerede?Where's my briefcase?
Çantanda ne kadar paran var?How much money do you have in your bag?
Cana yakın görünüyorsun.You look warm.
O çok can sıkıcı.That's so annoying.
Bir deri evrak çantasına ihtiyacım var.I need a leather briefcase.
Çantaları dikkatle rafın üzerine koyun.Put the suitcases carefully on the rack.
O ipek bir çanta taşıdı.She carried a silk purse.
Kilise çanlarını duyduk.We heard the church bells.
O evrak çantası birçok kitap alır mı?Will that briefcase hold many books?
Canım, utangaç olma!My dear, don't be shy!
Can sıkıcı insanlar beni rahatsız ediyor.Annoying people irritate me.
Canım bunu yapmak istemiyor.I don't feel like doing it.
O herkesin canını sıktı.That displeased everyone.
Canın gitmek istemedi mi?Didn't you feel like going?
Can sıkıcı bir şey yapma.Don't do anything embarrassing.
Tom bir canavar.Tom is a monster.
Tom çok cana yakın.Tom is very sympathetic.
Tom canlı gömüldü.Tom was buried alive.
Detaylarla benim canımı sıkmayın.Don't bother me with details.
Canımı sıkma. Çalışıyorum.Don't bug me. I'm working.
Canım yemek pişirmek istemedi.I didn't feel like cooking.
Benim çantam yok.I don't have my purse.
Artık canını sıkmayacağım.I won't bother you anymore.
Canını sıkmalarına izin verme.Don't let them get to you.
Canım Tom'u aramak istemedi.I didn't feel like calling Tom.
Canım kutlamak istemiyordu.I didn't feel like celebrating.
Bu bizim çantamız.This is our bag.
Canım, saat 11.00'de iş için beni uyandırmayı unutma.Honey, don't forget to wake me up for work at 11 o'clock.
Ben canımı acıtabilirdim.I could have been hurt.
Onun çantasını taşıdı.He carried her bag.
Şimdi canım Tom'la ilgilenmek istemiyor.I don't feel like dealing with Tom right now.
Canım çok dans etmek istemiyor.I don't feel much like dancing.
Canım çok yemek yemek istemiyor.I don't feel much like eating.
Canım çok konuşmak istemiyor.I don't feel much like talking.
Tom'un ölü mü yoksa canlı mı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom is dead or alive.
Canım yalnız olmak istiyor.I feel like being alone.
Canım dans etmek istiyor.I feel like dancing.
Canım gülümsemek istiyor.I feel like smiling.
Canım beklemek istiyor.I feel like waiting.
Canım yürümek istiyor.I feel like walking.
Çantamı unuttum.I forgot my bag.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod