Bazı durumlarda, anormal dağılım camları olmayan apokromatik tasarımlar mümkündür.In some cases, apochromatic designs without anomalous dispersion glasses are possible.
Ön camlardan kan aktığını gördüm.I saw blood flow down the windshields.
Patlamanın 2 km çevresindeki binaların camları paramparça olmuş, çatı fayansları düşmüştür.Im Umkreis von zehn Kilometern barsten Fensterscheiben und wurden Dächer abgedeckt.
Bazı desenlerde, camların arkasına gümüş ya da altın yapraklar yapıştırıldı.Auf dem Rücken heben sich einige silbern oder golden schillernde Flecke ab.
Kızıl çamlara yer yer denize inen dik yamaçlarda da rastlanır.Es ist auch im Roten Meer anzutreffen.
Ben evlerin pencere camlarını bomba gibi patladığını gördüm.Ebenso wie die Türen sind die Stürze der Fenster flach abgerundet.
Bina kapı tokmaklarından camlara kadar 1910'lu yılların üslubuna uygun olarak onarıldı.Die Fenster der Beletage wurden um 1910 zu Türen verlängert.
Arabayı trafikte başka bir arabaya çarptığınızda geçici olarak camları kırılmaktadır.Fährt man zu schnell gegen ein anderes Auto, explodiert dieses.
Pencereler için renkli camlar Venedik sinyorundan sultana hediyedir.Le verre de couleur pour les fenêtres a été un don de la Seigneurie de Venise au sultan.
Camlar Şehri'nde tekrar uyandırılmıştır.Cabral fut rappelé en Inde.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.Les champignons ne sont pas absents à l’automne.
Namaz kılan birisi ve renkli camlar.Cabane de gardian et flamants.
Sonrasında camları kırarak aşağı düşerler.C'est alors que des fenêtres tombent les ruches.
Camlar kırılacak.Les câbles seront rompus.
Su camları kırmaya başlamış ve birinci sınıf merdivenleri yutmuştu.Cependant l'incendie avait gagné le premier plancher et les échelles devenaient inutiles.
Geminin kaptanı Bradford diğerlerine güvende olduklarını ve camların su basıncına dayanacağını söyler.Le capitaine Bradford insiste pour que tout le monde reste sur place en attendant les secours.
Camlar oldukça farklı tip malzemeden yapılabilir.Les meules peuvent être faites de divers matériaux.
Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.Po Dharma divide al musulmán Cham en Camboya en una rama tradicionalista y una ortodoxa.
Bu renkli camların çoğu bugun sanatsal değeri olmayan modern versiyonlarıyla değiştirilmiştir.La mayor parte de las vidrieras se han sustituido por versiones modernas de poca importancia.
Pencereler için renkli camlar Venedik sinyorundan sultana hediyedir.Las vidrieras de las ventanas fueron un regalo de la Signoria de Venecia al sultán.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.¿Por qué las hojas se caen en otoño?
İslam, Kamboçya'da yaşayan Çamların çoğu ve Malay azınlıkların takip ettiği dindir.El Islam es la religión de la mayoría de las minorías cham y malayas en Camboya .
Çamlaraltı Koleji bir İlk'ler Okulu olarak bilinmektedir.Con respecto a la educación primaria, en la que se le conoce como escuelas.
Bu sınıfa dahil olan maddeler bütün seramikleri ve camları içerir.Questa classe comprende tutte le ceramiche e vetri.
Bu fenomen toplam iç yansıma olarak bilinir.Kritik açı hava ortamındaki camlar için yaklaşık olarak 41° dir.Per il vetro nell'aria, l'angolo critico è circa pari a 41°.
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.Alcuni gruppi di facinorosi hanno assalito alcuni negozi e rotto delle finestre.
Sabahleyin pencerelerin camlarının donduğunu gördük.Утром мы увидели, что стёкла на окнах замёрзли.
Elektrikli camlar ve tüm kamyon modeli için merkezi kilit.Устанавливались электрические стеклоподъёмники и центральный замок на все модели грузовиков.
Saldırıda yaralanan olmazken camlarda ve bir arabada maddi hasar oluştu.Несмотря на отсутствие травм, ущерб был нанесен окнам и машине.
12 onsluk "Pepsi-Cola" camları 5 sente satılıyorken, aynı dönemde "Coca-Cola" nın 6 onsluk şişesi 5 sentti.«Пепси-кола» начала продаваться в бутылках по 12 унций по цене 5 центов.
Su camları kırmaya başlamış ve birinci sınıf merdivenleri yutmuştu.Разбив окна, люди начали прыгать с третьего этажа.
Sokakta bir polis arabasının bütün camları kırıldı ve bir trotuvar gazete bayiisi yakılıp kül edildi.Участницы беспорядков разбили в ней все окна, а также подожгли стоявший рядом на тротуаре газетный киоск.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.Оставшиеся семена с осени всходов не дают.
1300 metreden sonra yer yer kara çamlar bulunur.ويوجد بعد 1300 متر أماكن الصنوبر الأسود.
Camlar Şehri'nde ise Jace gerçekte biyolojik babasının Stephen Herondale olduğunu öğrenir.في كتاب مدينة الزجاج اكتشف جيس والده البيولوجي هو في الحقيقة ستيفن هيروندال.
Camlar Şehri'nde Alec, Magnus'ı ailesinin önünde dudaklarından öper ve onlara bir eşcinsel olduğunu söyler.في كتاب مدينة الزجاج قبَّل إليك ماجنوس أمام والديه وكشف لهم أنه مثلي الجنس.
Milletvekillerini esir aldılar, pencere camlarını yerlerinden çıkarıp fırlattılar ve ateşler yaktılar.Amarraram os prisioneiros, atiraram-nos para dentro da vala e regaram-nos com gasolina, ateando-lhes fogo.
Ön camlar elektrikli'dir.O cátodo é o eletrodo central.
"Babamin Çamlari" için.«Os Palhaços do Nosso Povo».
Çamlaraltı Koleji bir İlk'ler Okulu olarak bilinmektedir.Het Zwijsen College staat bekend als een zeer gerenommeerde school.
Camlar oldukça farklı tip malzemeden yapılabilir.Snaren kunnen van verschillende materialen gemaakt zijn.
Camları hem içerden hem de dışardan silmeyi kabul ediyor musun?Ga je ermee akkoord om de ramen zowel binnen als buiten te lappen?
Varsın gel desin sana, Yeşil gölgeli camlar.Miąższ zielony, galaretowaty.
Patlamanın 2 km çevresindeki binaların camları paramparça olmuş, çatı fayansları düşmüştür.W promieniu 2 km od miejsca wybuchu z okien powypadały szyby..
Sonrasında camları kırarak aşağı düşerler.Den öppnas genom att väggarna faller sönder.
Ön camlar elektrikli'dir.Передні вікна мають електропривод.
Camlar Şehri'nde Alec, Magnus'ı ailesinin önünde dudaklarından öper ve onlara bir eşcinsel olduğunu söyler.Ve Měste ze Skla, Alec políbí Magnuse před svými rodiči, čímž se jim odhalí jako homosexuál.
1902'de Charles L. Dumars'ın müzik dükkanında camları silerek çalışmaya başladı.V roce 1902 začal pracovat v hudebním obchodě Charlese L.
1863 yılında se mihrap uzatmasını ve yeni camların ilavesini yaptı.V roce 1683 byl rozšířen a vybaven novým nábytkem.
Çoğu camlar silikayla oksitlenmiş metal içerir.Exteriorul este placat în mare parte cu oțel gri metalizat.
Bu camlara su camı denilir.Ezt az ablakot párbeszéd ablaknak nevezzük.
Camlar Şehri'nde tekrar uyandırılmıştır.Kamaszkorában jöttek vissza az országba.
Camlar Şehri'nde ise Jace gerçekte biyolojik babasının Stephen Herondale olduğunu öğrenir.Lasikaupungissa Jace saa tietää, että hänen biologinen isänsä onkin oikeasti Stephen Herondale.
Arabaları tahrip etti, camları kırdı.Mielenosoittajat polttivat autoja ja rikkoivat ikkunoita.
Daha sonra bir patlama olmuş yakındaki evlerin camları kırılıp duvarları çatlamıştır.Räjähdyksen seurauksena lähialueen talot vavahtelivat ja ikkunoita rikkoutui.
"Babamin Çamlari" için.Ὁ πατέρας τοῦ “Εὐρωκομμουνισμοῦ” .
Camlar oldukça farklı tip malzemeden yapılabilir.Μπορούν να φτιαχτούν κουτάλια από διάφορα υλικά.
Çoğu camlar silikayla oksitlenmiş metal içerir.Det meste af jordskorpen består af silikat.
Ticari modelinde ise arka camlar kaldırılmış ve Kangoo Express adıyla satışa sunulmuştur.Bakvinduene og -setene kan fjernes, slik at man får varebilen Kangoo Express.
Ayrıca özel yapım koruyucu kalkanlar pencere camlarının karlanmasını önler.Noen ville endog ha glassmalerier i alle vinduene.