Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.Massa yang marah di Tehran menyerbu toko-toko, merobek tanda-tanda dan memecahkan jendela-jendela.
Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.Po Dharma membagi Muslim Cham di Kamboja menjadi cabang tradisionalis dan cabang ortodoks.
Elektrikli camlar ve tüm kamyon modeli için merkezi kilit.Power window dan penguncian Tengah untuk semua model yang truk.
Üst kat pencereleri genellikle sade ise de, vitray denilen renkli camlardan yapılmış pencereler de vardır.Lemari yang tertutup, seringkali dengan jendela kaca.
Protestocular binanın camlarını taşa tutarken binadaki ofis ekipmanlarını ve belgeleri yağmaladı.Protestan melempari jendela dan menjarah gedung, melarikan perlengkapan kantor dan dokumen.
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.Hầu hết các ngôi nhà đều không có cửa sổ và bên trong không được ngăn thành từng phòng.
"Babamin Çamlari" için.“Phát hiện "bồn tắm của Chúa"”.
Geminin kaptanı Bradford diğerlerine güvende olduklarını ve camların su basıncına dayanacağını söyler.Thuyền trưởng Briggs tin rằng chiếc tàu sắp nổ và ra lệnh cho mọi người lên xuồng cứu sinh.
Bu camlara su camı denilir.この液体を房水と呼ぶ。
Oda dışarıdan görünmezdir ve etrafı camlarla kaplıdır.場所は、室内ないし風通しのよい日陰にする。
Elektrikli camlar ve tüm kamyon modeli için merkezi kilit.トラック全車にパワーウインドウとパワードアロックを標準装備する。
Bu fenomen toplam iç yansıma olarak bilinir.Kritik açı hava ortamındaki camlar için yaklaşık olarak 41° dir.这种现象称作全内反射,临界角被称作全反射临界角,对於空气中的玻璃约为41°。
Sokakta bir polis arabasının bütün camları kırıldı ve bir trotuvar gazete bayiisi yakılıp kül edildi.增援警方将战斗蔓延到大街上,一辆警车的所有窗户被打碎,路边报刊亭被烧毁。
Patlamalar o kadar güçlüydü ki yakındaki evlerin bacalarını devirdi ve bir mil içerisindeki camları kırdı.”爆炸过于强烈,打翻了附近的烟囱,震破了一英里范围内的所有玻璃窗。
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.愤怒的群众在德黑兰攻入商店,拆除招牌和窗户。
Çamlaraltı Koleji'nde öğrenim şekli karmadır.格式塔心裡學美學是一種 自下而上的美學。
Pencere ve gözlük camları bunun önemli örnekleridir.光頭和墨鏡是其特徵。
Arabayı trafikte başka bir arabaya çarptığınızda geçici olarak camları kırılmaktadır.터널내에서 자동차로 달리고 있으면 갑자기 창문을 누군가에게 맞는다.
Camlar ile bagaj kapısının boyutları büyütüldü.에어컨과 같은 벽걸이 가구가 추가되었다.
Bu gözlüğün camlarında perde gibi gözlük camını kapatan şeyler bulunur; fakat insanlar bunu göremez.동영상 녹화 중에는 녹화 불빛이 눈 위에 나타나지만 안경 착용자는 이를 눈치채지 못한다.
Varsın gel desin sana, Yeşil gölgeli camlar.מי יתן וירעימו לנעימת "שרוולים ירוקים"!
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.המון זועם בטהראן פרץ לחנויות, קרע שלטים, ניפץ חלונות והעלה באש את בניין משרד הפנים.
Adını çamlar ile kaplı 260 küçük adadan almakta olup Japonya'nın Üç Manzarası'ndan biridir.בקבוצה ישנם כ-260 איונים המכוסים בעצי אורן, והם נחשבים לאחד משלושת הנופים של יפן.
Patlamalar o kadar güçlüydü ki yakındaki evlerin bacalarını devirdi ve bir mil içerisindeki camları kırdı.הפיצוצים היו חזקים כל כך שהם הפילו את הארובות הסמוכות ושברו את שמשות הזכוכית ברדיוס של מייל מהכיכר.
Benzer olarak, Dönen camlarde manyetik düzensizlik donmuştur.По подобен начин в спиновото стъкло е замразен магнитния безпорядък.
Binanın en güzel yeri tavan penceresi ve renkli camlarla süslenmiş koridorudur.Gražiausias rūmuose – centrinis vestibiulis su plačiais laiptais bei spalvotu vitražu.
Ama onlara ihtiyacım yok. Camları da yok bunun.و لكني لا أحتاج لها و هذه لا تحتوي على العدسات
Ben 3 yıl önce oradayken camlar kırıktı ve duvarlar dökülüyordu ama herşey olduğu gibi bırakılmıştı.3년전에 제가 거기 갔을 때 창문들은 깨져있었고 벽들들은 다 벗겨져있었어요. 하지만 모든 것들이 예전 모습 그대로였죠.
Ben 3 yıl önce oradayken camlar kırıktı ve duvarlar dökülüyordu ama herşey olduğu gibi bırakılmıştı.Khi tôi ở đó ba năm trước, các cửa sổ đều bị vỡ và tường đã tróc sơn, nhưng mọi thứ vẫn ở nguyên chỗ.
Ben 3 yıl önce oradayken camlar kırıktı ve duvarlar dökülüyordu ama herşey olduğu gibi bırakılmıştı.Quando ci sono stata tre anni fa, le finestre erano rotte e i muri scrostati, ma tutto era rimasto come prima.
Ben 3 yıl önce oradayken camlar kırıktı ve duvarlar dökülüyordu ama herşey olduğu gibi bırakılmıştı.וכשהייתי שם לפני שלוש שנים, החלונות היו שבורים והקירות מקולפים, אבל הכל נשאר כפי שהיה אז,
Ben 3 yıl önce oradayken camlar kırıktı ve duvarlar dökülüyordu ama herşey olduğu gibi bırakılmıştı.عندما كنت هناك منذ ثلاث سنوات، كانت النوافذ مكسورة والحوائط مقشرة، ولكن كل شيء كان متروكاً كما هو.
Ben 3 yıl önce oradayken camlar kırıktı ve duvarlar dökülüyordu ama herşey olduğu gibi bırakılmıştı.窓は割れて 壁は剥がれ落ちていましたが 何もかもが そのままになっていました 解剖台 遺体トレイ エックス線装置があり
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.A nevem Kailash. Szeretem színesebbé tenni az emberek életét színes üvegekkel.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Dan saya suka memperkaya hidup melalui kaca beraneka warrna
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.En ik hou ervan om het leven van mensen te verrijken door middel van kleurrijk glas.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Ich heiße Kailash, und ich bereichere gerne Leben mit Hilfe von technicolor Glas.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum."Il mio nome è Kailash e mi piace abbellire le vite col mio vetro colorato.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Jmenuji se Kailash. Rád obohacuju životy různobarevnými skleněnými výrobky.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.제 이름은 카일라쉬입니다. 그리고 저는 색유리공예를 통해 삶을 풍부하게 하는 것을 좋아합니다.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Mitt namn är Kailash och jag vill berika liv genom det flerfärgade glaset.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Mon nom est Kailash. Et j'aime enrichir les vies grâce à du verre multicolore.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Nazywam się Kailiash. Lubię wzbogacać życia przy pomocy jaskrawych szkiełek.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum."O meu nome é Kailash, "e gosto de enriquecer vidas através de vidro colorido.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Si imi place sa infrumusetez viata oamenilor, prin geamuri colorate.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Tôi muốn làm giàu cuộc sống của mình qua kính nhiều màu.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Volám sa Kailash. Rád obohacujem životy rôznofarebnými sklenenými výrobkami.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Y me gusta enriquecer vidas usado vidrio tecnicolor.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Ονομάζομαι Καΐλας. Και μου αρέσει να εμπλουτίζω τις ζωές δια μέσου τεχνικά χρωματισμένου γυαλιού.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.И обичам да обогатявам живота на хората чрез стъкла в ярки цветове.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Я люблю насичувати життя людей за допомогою скла, що сяє.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.Я люблю насыщать жизни людей с помощью сияющего стекла.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.קוראים לי קאילש. אני אוהב להעשיר את חייהם של אנשים דרך זכוכית צבעונית.
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.أسمي كايلاش. وأنا أحب إثراء الحياة عبر تقنيات تلوين الزجاج .
Benim adım Kailash ve insanların yaşamlarını technicolor'lı camlar yoluyla zenginleştirmeyi seviyorum.人生を豊かにすることが好きです マダム、これらのピンクの水玉模様の入った
Böylece Stirling hassas kablolar, kırık camlar ve pek çok değişik tipte malzemelerle termal süngeri yaptı.Also machte er aus dünnen Drähten und Glassplittern, und vielen anderen Materialien einen Thermoschwamm.
Böylece Stirling hassas kablolar, kırık camlar ve pek çok değişik tipte malzemelerle termal süngeri yaptı.Aşa că a făcut fire subţiri şi cioburi de sticlă, şi alte materiale pentru a face un burete de căldură.
Böylece Stirling hassas kablolar, kırık camlar ve pek çok değişik tipte malzemelerle termal süngeri yaptı.Ehhez vékony drótot, törött üveget és még sok mást kipróbált ami alkalmas lehet a célra.
Böylece Stirling hassas kablolar, kırık camlar ve pek çok değişik tipte malzemelerle termal süngeri yaptı.Então construiu fios finos, e vidro partido, e todos os materiais para fazer uma esponja térmica.
Böylece Stirling hassas kablolar, kırık camlar ve pek çok değişik tipte malzemelerle termal süngeri yaptı.그는 가는 줄과 부서진 유리를 포함해, 모든 종류의 가능한 열스폰지를 제작했습니다.