çalmayı ile cümle
çalmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Piyano çalmayı sever.يحب بيير العزف على البيانو.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.تم تدريبها على عزف البيانو عندما كانت طفلة.
Piyano çalmayı öğrendi.قام بتعليم نفسه العزف على البيانو.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.تعلم سوفاين العزف على الغيتار من والدته.
Yedi yaşında klavye ve on üç yaşında gitar çalmayı öğrendi.تعلم لعب الشطرنج في سن الثالثة عشر.
Hayatında daha önce gitarı ne görmüş ne duymuş olan Son, gitar çalmayı öğrenmeye karar verir.خلال سنواته الأولى درست الموسيقى لنفسه و تعلمت أن يعزف الغيتار.
Babası ona keman çalmayı öğretmiştir.Seu pai lhe ensinou a tocar violino.
Ayrıca gitar çalmayı düşündü ve stüdyoda geçirdiği uzun saatler boyunca parmaklarının kanadığı oldu.Ele lembrou que tocou guitarras, e seus dedos sangraram durante as longas horas que passou no estúdio.
Trompet çalmayı öğrendi.Ele também aprendeu a tocar trompete.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nasceu em Udaipur e aprendeu a tocar o sarangi como adolescente.
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.Ele aprendeu a tocar sozinho.
Spektor piyano çalmayı, dedesinin annesine bıraktığı Petrof piyanoda öğrenmiştir.Regina aprendeu a tocar piano praticando em um "Petrof" que sua mãe havia recebido de seu avô.
İlk kez beş yaşındayken büyükannesi ona bir akordiyon verdi ve çalmayı öğretti.Quando tinha 15 anos seu pai deu a ele um baixo e ensinou a tocar.
2010 yılında 3 kez inme geçirdi ve piyano çalmayı bıraktı.Desde 2010 que deixara de tocar piano, após três AVC.
Ayrıca keman çalmayı da öğrendi.Ela também aprendeu violino.
Evdeki hizmetçiden piyano çalmayı öğrendi.Aprendeu a jogar bola em casa.
2001-2005 yılları arasında müzik eğitimi alarak piyano çalmayı öğrendi.Entre 2001 e 2005, teve aulas de música profissional e aprendeu a tocar piano.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Seu pai o ensinou a tocar violão e guitarra.
Tom gitar çalmayı gerçekten seviyor, ama o şarkı söylemeyi sevmiyor.Tom gosta mesmo de tocar violão, mas não gosta de cantar.
O keman çalmayı şarkı söylemeye tercih etti.Ele preferiu o violino ao canto.
Gitar çalmayı dokuz yaşında tek başına öğrendi.Autodidata, aprendeu a tocar violão sozinha aos nove anos de idade.
Büyük bir gayretle sihirli boruyu çalmayı başarır ve Oberon ortaya çıkar.Hij weet op de hoorn te blazen en Oberon verschijnt.
Piyano çalmayı öğrendi.Hierbij leerde hij piano spelen.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan werd geboren in Udaipur en leerde al op jonge leeftijd sarangi spelen.
Ayrıca kız kardeşlerinin ikisi de org çalmayı biliyordu.Ook kwam het voor dat ze beiden een vrouw speelden.
Gitar çalmayı kendi başına öğrenmiş ve bu sayede oldukça özgün olan stilini geliştirmiştir.Hij leerde zichzelf gitaar spelen en ontwikkelde daardoor ook een eigen stijl.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Als tiener leerde hij gitaar spelen en vormde een country/folkgroep genaamd The Buckskin Boys.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Hij leerde zichzelf gitaar te spelen en zingen.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Zijn broer leerde hem gitaar spelen.
Piyano çalmayı sever.Hij houdt van schilderen en pianospelen.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Smith leerde piano spelen als kind.
4 yaşında, yetenekli bir piyanist olan annesinden piyano çalmayı öğrendi.Op vierjarige leeftijd leerde hij de piano te bespelen van zijn moeder, die een getalenteerd pianiste was.
Çocukken amcasından gitar çalmayı öğrendi ve daha sonra şarkıları kendisi yazmaya başladı.Al in zijn vroege jeugd leerde hij gitaar spelen en begon hij met het schrijven van liedjes.
Babası ona keman çalmayı öğretmiştir.Jego ojciec nauczył go grać na skrzypcach.
Piyano çalmayı öğrendi.Nauczył się grać na pianinie.
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.Na perkusji nauczył się grać samodzielnie.
Piyano çalmayı sever.Bardzo lubi grać na pianinie.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.W dzieciństwie uczył się grać na pianinie.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Dorastając, Bieber opanował naukę gry na fortepianie, perkusji, gitarze i trąbce.
Evdeki hizmetçiden piyano çalmayı öğrendi.Uczył się grać w domu na fortepianie.
Trompet çalmayı öğrendi.Potrafi grać na trąbce.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Bruce już jako dziecko rozpoczął naukę gry na pianinie.
Akordiyon çalmayı annesinden hediye edindiği akordiyon ile öğrendi.Jako dziecko grał na podarowanym mu przez rodziców akordeonie.
Trompet çalmayı öğrendi.Han lärde sig själv att spela trumpet.
Ayrıca gitar çalmayı düşündü ve stüdyoda geçirdiği uzun saatler boyunca parmaklarının kanadığı oldu.Han minns att han spelade gitarr så att fingrarna blödde under de långa arbetspassen i studion.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan föddes i Udaipur och lärde sig spela sarangi i tidig ålder.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.Ungefär vid denna tid lärde han sig själv att spela gitarr.
Çok küçük yaştyken şarkı söyledi ve 10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.Hon började skriva låtar när hon var 10 år och lärde sig att spela gitarr.
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.Han har även gett ut skivan Alone.
Bu yıllarda da bağlama çalmayı öğrendi.Hon lärde sig även att le under denna period.
Piyano çalmayı öğrendi.Hon spelar piano.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Батько навчив хлопця грати на гітарі.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Грати на бас-гітарі Самі навчився самостійно.
Sekiz yaşında piyano çalmayı öğrenerek müziğe başladı.«Років у вісім я почав пробувати рояль».
Piyano çalmayı öğrendi.Вміє грати на фортепіано.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Ще з самого дитинства Тейлор вчився грати на піаніно.
Bir sene geçmeden David keman çalmayı öğrendi.Джин пригадує як 5 років тому був злодієм.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.У дитинстві вчилася грати на піаніно.
Kitap okumayı ve bateri çalmayı çok sever .Дуже хоче навчитися грати на барабанах.
Piyano çalmayı seviyorum.Мені подобається грати на піаніно.