çalmayı ile cümle
çalmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Trompet çalmayı öğrendi.Il apprend à jouer de la trompette.
Piyano çalmayı öğrendi.Il avait appris le piano.
Piyano çalmayı sever.Il aime jouer du piano.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.C'est à cette époque qu'il apprend à jouer de la guitare.
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.Il apprend à en jouer seul.
Barrière ilk olarak viol çalmayı öğrenmiş ve bir seri viol sonatı yayınlamıştır.Barrière étudie d'abord la viole et publie un ensemble de sonates de viole.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.En grandissant, Justin apprend tout seul à jouer de la guitare, de la batterie, du piano et de la trompette,.
Ayrıca keman çalmayı da öğrendi.Il apprend également à jouer du violon.
Van Halen bir çocuk olarak piyano çalmayı öğrendi.Adam commence encore enfant à jouer du piano.
Bu yüzden Marty gitar çalmayı kabul eder.Marcus décide alors de se perfectionner à la guitare.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Ils lui ont enseigné la guitare.
John gitar çalmayı bilmiyor.John no sabe tocar la guitarra.
Öğrencilerden bazıları gitar çalmayı severler.A algunos de los estudiantes les gusta tocar la guitarra.
Her zaman obua çalmayı öğrenmek istedim.Siempre quise aprender a tocar el oboe.
Şimdi gitar çalmayı öğreniyorum.Ahora estoy aprendiendo a tocar la guitarra.
Tom gitar çalmayı gerçekten seviyor, ama o şarkı söylemeyi sevmiyor.A Tom le gusta mucho tocar la guitarra, pero no le gusta cantar.
Gitar çalmayı biliyor.Ella sabe tocar la guitarra.
Klarnet çalmayı öğreniyorum.Estoy aprendiendo a tocar el clarinete.
Cümlelerimi çalmayı bırak.Deja de robarme las frases.
Tom piyano çalmayı biliyor mu?¿Tom sabe tocar el piano?
Her birimiz bir enstrüman seçtik ve çalmayı öğrenmeye çalışıyoruz." açıklamasında bulundular.Escogimos un instrumento cada uno y aprendimos a tocarlo."
Piyano çalmayı sever.Le gusta tocar el piano.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nació en Udaipur y aprendió tocar el sarangi cuando era joven.
Çok küçük yaştyken şarkı söyledi ve 10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.Comenzó a cantar desde muy pequeña y aprendió a tocar la guitarra a los 10 años de edad.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Su padre le enseñó a tocar la guitarra.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Aprendió a tocar la guitarra y formó The Buckskin Boys, un grupo de country-folk.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Toca la guitarra y canta.
Müziksever bir aileden geliyordu, Johanna da iyi derecede piyano çalmayı öğrendi.Nació en una familia musical, aprendió a tocar el piano muy joven.
Ayrıca keman çalmayı da öğrendi.Además aprendió a tocar el violín.
Önceleri davul çalmayı istiyordu ancak fikir değiştirip eski bir akustik gitar aldı.Al principio quería tocar la guitarra pero rápidamente cambió de idea y se dedicó enteramente a la batería.
Piyano çalmayı öğrendi.También aprendió a tocar el piano.
Gitar çalmayı kendi başına öğrenmiş ve bu sayede oldukça özgün olan stilini geliştirmiştir.Aprendió solo a tocar la guitarra, por lo cual se lo considera autodidacta.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.Por la misma época aprendió también a tocar la guitarra.
Piyano, tanbur, ud çalmayı öğrendi.Todo el mundo quería aprender a bailar tango.
Her zaman obua çalmayı öğrenmek istedim.Ho sempre voluto imparare a suonare l'oboe.
Tom her gün en az otuz dakika keman çalmayı pratik yapar.Tom si esercita al violino per almeno mezz'ora ogni giorno.
2001-2005 yılları arasında müzik eğitimi alarak piyano çalmayı öğrendi.Ha studiato musica dal 2001 al 2005 imparando a suonare il pianoforte.
Piyano çalmayı sever.Amava suonare il piano.
Trompet çalmayı öğrendi.Sa suonare la tromba.
Piyano çalmayı öğrendi.Sa suonare il pianoforte.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Ha imparato a suonare la chitarra da solo.
Radcliffe, basgitar çalmayı sever.Scowl: un Dinobot rosso che ama spaccare tutto.
Çok küçük yaştyken şarkı söyledi ve 10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.Inizia a cantare fin da piccola e intorno ai dieci anni impara a suonare la chitarra.
Hatta ud çalmayı kendi başına öğrendi.Ha fatto anche un tackle da solo.
Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi.Suona la chitarra e canta.
Barrière ilk olarak viol çalmayı öğrenmiş ve bir seri viol sonatı yayınlamıştır.Barrière cominciò a studiare la viola e pubblicò una serie di sonate.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.Ha studiato pianoforte fin da bambina.
Kısa sürede başta keman olmak üzere bir çok enstrümanı çalmayı öğrendi.Ha iniziato a suonare il basso elettrico quasi per caso.
Çene çalmayın!Хватит болтать!
Piyano çalmayı sever.Любит играть на пианино.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Когда он вырос, Бибер сам научился играть на пианино, барабанах, гитаре и трубе.
Çocuk yaşta kendi başına davul çalmayı öğrendi.Учился играть на барабанах самостоятельно.
Bu dönemde gitar çalmayı öğrendi.Он говорил, что в это время научился играть на гитаре.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Будучи подростком, Коэн научился играть на гитаре и сформировал фолк-группу под названием Buckskin Boys.
Piyano çalmayı öğrendi.Учился игре на пианино.
Radcliffe, basgitar çalmayı sever.Как и Шварценеггер любит сигары.
Küçükken piyano çalmayı öğrendi.В детстве обучался играть на фортепиано.
Çok küçük yaştyken şarkı söyledi ve 10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendi.Она начала петь и писать песни в раннем возрасте и научилась играть на гитаре, когда ей было всего 10 лет.
8 yaşındayken ailesi ve arkadaşlarından gitar çalmayı öğrendi.وتعلم العزف على الغيتار من عائلته وأصدقائه في سن الثامنة.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.علم نفسه عزف الغيتار الإيقاعي.