çalgı ile cümle
çalgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak günümüzde, çalgı tümüyle Japonya'da ilgi görmekte ve bu ülkeyle özdeşleşmiş bulunmaktadır.Tačiau šis pasiūlymas Rusijoje liko nesuprastas, o Japonijoje sutiktas kritiškai.
Bu topluluklara yaylı çalgılar dörtlüsü de denir.Kvarteams skirti specialūs kūriniai, kurie irgi vadinami kvartetais.
Vurmalı çalgılar birçok farklı kritere göre sınıflandırılabilir.Bosinės gitaros gali būti skirstomos į tipus pagal daugelį kriterijų.
Barok dönemin en gözde çalgılarından biri klavsen (harpsikort)'di.Tuo metu viena mėgstamiausių jo pasakų buvo Pinokis.
Kontrbas (veya sadece Bas): Yaylı çalgılar arasında en büyük olanıdır (Boyu bir insan boyuna ulaşır).Avaste soo (ka: Mihkli soo) on üks Eesti suuremaid madalsoomassiive.
Yaylı çalgılar orkestrada kendine özgüye sahiptir.Orkester esines ka iseseisvalt.
Müzik eğitimi için ideal bir çalgıdır.Muusikakool on muusikaharidust andev õppeasutus.
73 Klavyeli çalgılar ve orkestra için Panathenäenzug op.77 Kontsert viiulile ja tšellole op.
74 Klavyeli çalgılar ve orkestra için Festliches Präludium op.17 sopranile ja orkestrile partituur.
Klavyeli çalgılar, bir klavye kullanarak çalınan müzik aletleridir.Klahvpillid on muusikainstrumendid, mida mängitakse klaviatuuri ehk klahvistiku abil.
Söz konusu bu çalgısal bölmede hemen hemen yalnızca curcuna usulü kullanılmıştır.Viimane vaatus on praktiliselt tervikuna ainult Manoni surmastseenile üles ehitatud.
Kesik davul veya uzun davul (ing: slit drum), perküsyon sınıfına ait bir tür çalgıdır.Siugkonnalised (Apoda ehk Gymnophiona) on kahepaiksete klassi kuuluv selts.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Aber der älteste Sohn war auf dem Felde. Und als er nahe zum Hause kam, hörte er das Gesänge und den Reigen;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A jeho starší syn bol na poli. A jako tak išiel a priblížil sa domu, počul hudbu a kolotanec.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ale starszy syn jego był na polu; a gdy przychodząc przybliżył się ku domowi, usłyszał muzykę i taóce;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A starejši sin njegov je bil na polju; in ko se gredoč približa hiši, zasliši godbo in ples
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Byl pak syn jeho starší na poli. A jda, když se přibližoval k domu, uslyšel zpívání a hluk veselících se.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Fiul cel mai mare era la ogor. Cînd a venit şi s'a apropiat de casă, a auzit muzică şi jocuri.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Il figlio maggiore si trovava nei campi. Al ritorno, quando fu vicino a casa, udì la musica e le danze
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.맏아들은 밭에 있다가 돌아와 집에 가까왔을 때에 풍류와 춤추는 소리를 듣고
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans ældste Søn var på Marken, og da han kom og nærmede sig Huset, hørte han Musik og Dans.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans eldste sønn var ute på marken, og da han gikk hjemover og kom nær til huset, hørte han spill og dans;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Mutta hänen vanhempi poikansa oli pellolla. Ja kun hän tuli ja lähestyi kotia, kuuli hän laulun ja karkelon.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.õ nagyobbik fia pedig a mezõn vala: és mikor [haza]jövén, közelgetett a házhoz, hallá a zenét és tánczot.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ondertussen was de oudste zoon op het land aan het werk. Toen hij thuiskwam, hoorde hij dansmuziek.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Su hijo mayor estaba en el campo. Cuando vino, se acercó a la casa y oyó la música y las danzas
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả , con_trai cả đương ở ngoài đồng . Khi trở_về gần đến nhà , nghe tiếng đờn ca nhảy_múa ,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả, con trai cả đương ở ngoài đồng. Khi trở về gần đến nhà, nghe tiếng đờn ca nhảy múa,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.А по-старият му син беше на нивата; и като си идеше и се приближи до къщата, чу песни и игри.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Був же син його старший на полі, і, як ідучи зближавсь до господи, почув сьпіви да танцї.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Старший же сын его был на поле; и возвращаясь, когда приблизился к дому, услышал пение и ликование;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.ובנו הגדול היה בשדה ויהי כאשר בא ויקרב אל הבית וישמע קול זמרה ומחלות׃
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.وكان ابنه الاكبر في الحقل. فلما جاء وقرب من البيت سمع صوت آلات طرب ورقصا.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那 時 、 大 兒 子 正 在 田 裡 . 他 回 來 離 家 不 遠 、 聽 見 作 樂 跳 舞 的 聲 音
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那時 、 大 兒子 正在 田裡 . 他 回來離 家 不遠 、 聽見 作 樂 跳舞 的 聲音
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.(67:26) впереди шли поющие, позадииграющие на орудиях, в средине девы стимпанами:
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Appare il tuo corteo, Dio, il corteo del mio Dio, del mio re, nel santuario
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Các người hát xướng đi trước, kẻ đờn nhạc theo sau, Ở giữa có những con gái trẻ đánh trống cơm.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Các người hát_xướng đi trước , kẻ đờn nhạc theo sau , Ở giữa có những con_gái trẻ đánh trống_cơm .
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.De ser dine seierstog, Gud, min Guds, min konges, seierstog inn i helligdommen.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Die Sänger gehen vorher, die Spielleute unter den Jungfrauen, die da pauken:
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Iam na frente os cantores, atrás os tocadores de instrumentos, no meio as donzelas que tocavam adufes.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.În frunte merg cîntăreţii, apoi ceice cîntă din instrumente, în mijlocul fetelor cari sună din timpane.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Julkinähtävät ovat sinun juhlasaattosi, Jumala, minun Jumalani, kuninkaani juhlasaatot pyhäkössä.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.소고 치는 동녀 중에 가객은 앞서고 악사는 뒤따르나이다
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Látták a te bevonulásodat, oh Isten! Az én Istenem, királyom bevonulását a szentélybe.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Los cantores van delante, los músicos detrás, y en medio van las jóvenes tocando tamboriles
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Man ser, o Gud, ditt högtidståg, min Guds, min konungs, tåg inne i helgedomen.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Sangerne forrest, så de, der spiller, i Midten unge Piger med Pauker:
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Spatřili slavné jití tvé, Bože, jití silného Boha mého a krále mého v svatyni.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.spredaj so šli pevci, potem godci na strune sredi deklic, ki so bile na bobnice.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Videli tvoje idenia, Bože, idenia môjho silného Boha, mojeho Kráľa v svätosti.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Widzieli ciągnienia twoje, Boże! ciągnienia Boga mego i króla mego w świątnicy.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Προεπορευοντο οι ψαλται κατοπιν οι παιζοντες οργανα, εν τω μεσω νεανιδες τυμπανιστριαι.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.Напред вървяха певците. Подир тях свирещите на инструменти Всред девици биещи тъпанчета
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.קדמו שרים אחר נגנים בתוך עלמות תופפות׃
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.من قدام المغنون ومن وراء ضاربو الاوتار في الوسط فتيات ضاربات الدفوف.
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.歌 唱 的 行 在 前 、 作 樂 的 隨 在 後 、 都 在 擊 鼓 的 童 女 中 間
Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, Ortada tef çalan genç kızlar.歌唱 的 行在前 、 作樂 的 隨 在 後 、 都 在 擊鼓 的 童女 中間
Beni kurtaracak olan RABdir. Ömrümüz boyunca Onun tapınağında Telli çalgılarımızı çalacağız.››Az Úr szabadított meg engemet; azért énekeljük énekimet éltünk minden napjaiban az Úrnak házában!