Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.und ob er ergriffen wird, gibt er's siebenfältig wieder und legt dar alles Gut in seinem Hause.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.vendar zasačen mora povrniti sedemkrat, dati mora vse blago hiše svoje.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.y si es sorprendido, pagará siete veces y entregará todo lo que posee en su casa
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.αλλ' εαν πιασθη, θελει αποδωσει επταπλασια θελει δωσει παντα τα υπαρχοντα της οικιας αυτου.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.И ако се хване, той трябва да възвърне седмократно, Трябва да даде целия имот на къщата си.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.но, будучи пойман, он заплатит всемеро, отдаст все имущество дома своего.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.ונמצא ישלם שבעתים את כל הון ביתו יתן׃
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.ان وجد يرد سبعة اضعاف ويعطي كل قنية بيته.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.若 被 找 著 、 他 必 賠 還 七 倍 . 必 將 家 中 所 有 的 、 盡 都 償 還
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.若 被 找 著 、 他 必賠還 七 倍 . 必將 家 中 所有 的 、 盡都償還
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Те из вас, кто видит, узнают, сколько нот, но Дерек, конечно, не может это видеть.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Aquellos que puedan ver sabrán cuántas notas, pero Derek, por supuesto, no puede.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Azok, akik látják, tudni fogják, hogy hány hangot, azonban Derek, természetesen nem fogja tudni.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Cei care vedeți veți ști câte note, dar Derek, sigur, nu poate vedea.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Chi tra voi può vedere saprà quante note, ma Derek, ovviamente, non può.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Jene von euch, die sehen können, werden wissen, wie viele Noten, doch Derek natürlich nicht.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.볼 수 있는 분들은 음이 몇개나 되는지 보실 수 있겠죠. 물론 데릭은 보지 못합니다.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Można zobaczyć, ile to klawiszy, ale Derek oczywiście nie widzi.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Quý vị ở đây có thể sẽ biết được có bao nhiêu nốt, nhưng Derek dĩ nhiên là không thể.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Sommigen kunnen zien hoeveel het er zijn, maar Derek kan dat natuurlijk niet.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Όσοι από εσάς, που μπορείτε να δείτε, θα γνωρίζουν πόσες νότες, αλλά ο Ντέρεκ, φυσικά, δεν μπορεί.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Вие, които виждате, ще знаете колко ноти са това, но Дерек, разбира се, не може.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Хто бачить, буде знати скільки тут нот, але не Дерек.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.אלה מכם שיכולים לראות יידעו כמה תווים, אבל דרק, כמובן, לא יכול לראות.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.أنتم كأشخاص قادرين على الرؤية ستعرفون كم من نغمة عزفت، لكن وبالطبع دِيرِيك لا يستطيع.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.デレクには見えません 彼は 音の数を把握するだけでなく
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Certo, sei partito perché soffrivi di nostalgia per la casa di tuo padre; ma perché mi hai rubato i miei dei?»
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Ale již to tam, poněvadž jsi předce odšel, roztouživ se po domu otce svého; než proč jsi ukradl bohy mé?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››A teraz gdyć się chciało odejść, żeś wielce pragnął do domu ojca twego, czemużeś ukradł bogi moje?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Bây giờ, vì lòng cháu mong mỏi về nhà cha cháu, nên đã ra đi; nhưng cớ sao cháu lại ăn cắp các pho tượng cậu?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››이제 네가 네 아비 집을 사모하여 돌아가려는 것은 가하거니와 어찌 내 신을 도적질하였느냐
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Men når du nu har draget bort, fordi du lengtes så såre efter din fars hus, hvorfor stjal du da mine guder?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Nu vel, så drog du altså bort fordi du længtes så meget efter din Faders Hus men hvorfor stjal du min Gud?"
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Zdaj pa, ker si že ušel, kajti silno si hrepenel na svojega očeta dom, zakaj si ukradel bogove moje?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››И сега вече си тръгнал, понеже ти е много домъчняло за Бащиния ти дом; обаче , защо си откраднал боговете ми?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››Но пусть бы ты ушел, потому что ты нетерпеливо захотел быть в доме отца твоего, – зачем ты украл богов моих?
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››ועתה הלך הלכת כי נכסף נכספתה לבית אביך למה גנבת את אלהי׃
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››والآن انت ذهبت لانك قد اشتقت الى بيت ابيك. ولكن لماذا سرقت آلهتي
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››現 在 你 雖 然 想 你 父 家 、 不 得 不 去 、 為 甚 麼 又 偷 了 我 的 神 像 呢
Babanın evini çok özlediğin için bizden ayrıldın. Ama ilahlarımı niçin çaldın?››現在 你 雖然 想 你 父家 、 不得不 去 、 為甚麼 又 偷 了 我 的 神像 呢
Bak, herkes adamın çaldığını öğrendi.Ανακάλυψαν ότι τους έκλεβε, έτρεξαν στην τράπεζα και ζήτησαν το χρυσό τους.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Du stal din kraft från andra och trots att du föddes ur en person- -höll du fast vid det du kallade Grundare.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Kradłeś moc innym i chociaż narodziłeś się z człowieka, trzymałeś się kurczowo tego, kogo nazwałeś Stwórcą.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Varastit voimasi muilta, ja vaikka synnyit ihmisestä- -sinä vain takerruit Perustajaan.
Başkalarının gücünü çaldın, bir insandan doğmana rağmen sadece Kurucu dediğin şeye sarıldın.Ты забирал силу у других, и хоть ты рождён от человека, ты цеплялся за того, кого называл Создателем.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Alcuni fischiavano male.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Algunos silbaban mal.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Certains sifflaient mal.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Einige pfiffen schlecht.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Jedni gwizdali źle.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.몇몇 사람은 휘파람을 잘 못 불었고
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Một vài người huýt sáo rất tệ.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Némelyik rémesen fütyült.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Sommigen floten slecht.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Unii fluierau rǎu.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Κάποιοι σφύριζαν άσχημα.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Декотрі свистіли погано.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Някои подсвирквали лошо.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.У кого-то плохо получалось.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.חלקן שרקו גרוע.