Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Og den sjette Engel basunede, og jeg hørte en Røst fra de fire Horn på Guldalteret, som står for Guds Åsyn,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Og den sjette engel blåste, og jeg hørte en røst fra de fire horn på det gull-alter som stod for Gud,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Und der sechste Engel posaunte: und ich hörte eine Stimme aus den vier Ecken des goldenen Altars vor Gott,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.И държеше в ръката си разгъната книжка; и като положи дясната си нога на морето, а лявата на земята,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.І шестий ангел затрубив, і я почув один голос з чотирьох рогів золотої жертівнї, що перед Богом,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Шестой Ангел вострубил, и я услышал один голос от четырех рогов золотого жертвенника, стоящего пред Богом,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.והמלאך הששי תקע בשופר ואשמע קול אחד מארבע קרנות מזבח הזהב אשר לפני אלהים׃
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.ثم بوق الملاك السادس فسمعت صوتا واحدا من اربعة قرون مذبح الذهب الذي امام الله
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第 六 位 天 使 吹 號 、 我 就 聽 見 有 聲 音 、 從 神 面 前 金 壇 的 四 角 出 來
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第六 位 天使 吹號 、 我 就 聽見 有 聲音 、 從神 面前 金壇 的 四 角 出來
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Aber das Rotkehlchen schien ganz zufrieden zu sein und zwitscherte und pfiff wieder an.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Ale robin wydawał się być całkiem zadowolony i grały i gwizdał na nią.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Ale Robin zdal byť celkom spokojní a hlaholil a zapískal na ňu.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Ale Robin zdál být docela spokojeni a hlaholil a zapískal na ni.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.하지만 로빈은 매우 만족하는 듯하고 chirped과 그녀를 다시 휘파람을 불고.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Dar Robin părea să fie destul de mulţumiţi şi ciripea şi fluiera din nou la ea.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Maar het roodborstje leek behoorlijk tevreden en piepte en floot terug naar haar.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Ma il pettirosso sembrava essere abbastanza soddisfatti e cinguettò e fischiavano dietro di lei.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Mais le robin semblait assez satisfait et gazouilla et siffla vers elle.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Mas o robin parecia estar bastante satisfeito e tocou e assobiou para ela.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Men robin syntes at være ganske tilfredse og pippede og fløjtede tilbage på hende.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Men robin verkade vara ganska nöjda och kvittrade och visslade tillbaka på henne.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Mutta Robin näytti olevan melko tyytyväisiä ja chirped ja vinkui takaisin hänelle.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Sin embargo, el petirrojo parecía estar bastante satisfecho y cantaban y silbaban a su vez.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Tetapi robin tampaknya cukup puas dan berkicau dan bersiul ke arahnya.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Toda robin zdelo, da je precej zadovoljni in chirped in zažvižgal nazaj vanjo.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Tuy nhiên, robin dường như khá hài lòng và chirped và huýt sáo lại cô.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Αλλά η robin φάνηκε να είναι αρκετά ικανοποιημένοι και chirped και σφύριζαν πίσω μαζί της.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Але Робін, здавалося, цілком влаштовує і щебетали, свистіли їй у відповідь.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Но Робин изглеждаше да бъдат доста доволни и изчурулика и подсвирна обратно в нея.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.Но Робин, казалось, вполне устраивает и щебетали и свистели ей в ответ.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.אבל רובין נראה מרוצה למדי צייצו ושרקו אליה בחזרה.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.ولكن يبدو أن روبن ليكون راضيا تماما ، وزقزق والصفير في وجهها مرة أخرى.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.最後に彼が彼の翼を広げ、ツリーの上部に投げ掛ける飛行をした、どこに
Ama sen de kalbimi çaldın!Dan kau mencuri hatiku !
Ama sen de kalbimi çaldın!E você roubou meu coração!
Ama sen de kalbimi çaldın!희중씨야 말로 제 마음을 훔쳐갔잖아요?
Ama sen de kalbimi çaldın!¡Y tú me robaste el corazón!
Ama sen de kalbimi çaldın!Але ти теж вкрала моє серце!
Ama sen de kalbimi çaldın!و انتِ سرقتي قلبي
Ama Steve Sen kendi çalışanlarının Yaptığı şeyleri çaldınAber, Steve du stiehlt ständig das Lob für die Dinge, die andere Leute tun
Ama Steve Sen kendi çalışanlarının Yaptığı şeyleri çaldınEt bien Steve tu voles tout le crédit du travail d'autres personnes
Ama Steve Sen kendi çalışanlarının Yaptığı şeyleri çaldınMen Steve du stjæler alt belønningen for arbejde som andre udfører
Ama Steve Sen kendi çalışanlarının Yaptığı şeyleri çaldınPues bien, Steve, robas todo el crédito por el trabajo que otras personas hicieron.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Ač postižen jsa, navracuje to sedmernásobně, vším statkem domu svého nahražuje:
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.A keď sa najde, nahradí sedemnásobne; dá hoci celý majetok svojho domu.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Ale gdy go zastaną, nagradza siedmiorako, albo wszystkę majętność domu swego daje.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.eppure, se è preso, dovrà restituire sette volte, consegnare tutti i beni della sua casa
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.E, se for apanhado, pagará sete vezes tanto, dando até todos os bens de sua casa.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.És ha rajta kapatik, hétannyit kell adnia, az õ házának minden marháját érette adhatja;
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Hễ nó bị bắt , chắc phải thường bồi gấp bảy lần ; Nó sẽ nộp hết tài_sản của nhà nó .
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Hễ nó bị bắt, chắc phải thường bồi gấp bảy lần; Nó sẽ nộp hết tài sản của nhà nó.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.is hij eenmaal opgespoord, dan moet hij misschien zelfs met alles wat hij bezit, dubbel en dwars terugbetalen.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.들키면 칠배를 갚아야 하리니 심지어 자기 집에 있는 것을 다 내어주게 되리라
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Och han måste ju, om han ertappas, betala sjufalt igen och giva allt vad han äger i sitt hus.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Og hvis han blir grepet, må han betale syvfold; alt det han eier i sitt hus, må han gi.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Om han gribes, må han syvfold bøde og afgive alt sit Huses Gods.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Onhan hänen, jos tavataan, seitsenkertaisesti korvattava, annettava kaikki talonsa varat.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Şi dacă este prins, trebuie să dea înapoi înşeptit, să dea chiar tot ce are în casă.
Ama yakalanırsa, çaldığının yedi katını ödemek zorunda; Varını yoğunu vermek anlamına gelse bile.Si on le trouve, il fera une restitution au septuple, Il donnera tout ce qu`il a dans sa maison.