Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
RAF'ta yaptığı Ulusal Hizmet sırasında, sigara çaldığı için gözaltına alındı​​.Durante su servicio militar en la RAF fue arrestado por robar cigarrillos.
80'lerde Chastain ve Prizoner gibi heavy metal gruplarında çaldı.A lo largo de la década de 1980 tocó en bandas de heavy metal como Chastain y Prizoner.
Başlangıçta müzikten nefret ediyordu çünkü müziğin, sevdiği herkesi ondan çaldığına inanıyordu.Odia la música porque cree que la música le robó todo lo que ella amaba.
Çaldı i marroni! – "Portakallar, hurma!Caldi i marroni! / "¡Naranjas, dátiles!
Daha sonra grup "Determinate"in radyoda çaldığını fark eder.También descubren que "Determinate" está sonando en la radio local.
Bu şarkıyı her çaldığımda çok hüzünlenirim.Me pongo muy triste cuando toco esa canción.
Light a Big Fire'ın ikinci albümünde bateri çaldı.Mark fue el batería en el segundo album de Light a Big Fire.
Bu arada çantasını çaldırır.Galería La Maleta.
İlk grubu "The Highway" de 11-12 yaşlarında çaldı fakat ilk gerçek grubuna 16-17 yaşlarında katıldı.Su primera banda fue "The Highway", pero se unió a su primera real banda a los 15-16 años.
Joey Franco yardımcı davulcu olarak çalışmaya başladı ve Snider’ın Widowmaker grubuyla da çaldı.Joey Franco trabajó como baterista de sesión y tocó con la banda de Snider, Widowmaker.
Zil çaldı mı?È suonata la campanella?
Konserin sonunda ise sürpriz olarak Gilmour, Mason, Wright, Arnold Layne'i çaldılar.Esto fue seguido de la actuación de Mason, Gilmour y Wright interpretando «Arnold Layne».
Nero, özel bir sahneden şarkı söyleyerek Lirini çaldı.Nerón pasó la tarde recitando un poema.
1982'de The Power Plant adlı kendi kulübünü açana dek düzenli olarak orada çaldı.Esta residencia duró hasta 1982 año en que abrió su propio club: The Power Plant.
1989 yılında konser turnesine başladı ve Avrupa'nın büyük orkestraları ile çaldı.En 1989 hace su primera gira importante de conciertos, actuando con muchas de las mejores orquestas de Europa.
Aynı zamanda özel Parker Nitefly bir Claymore, Kramer gitarlar, ESP ve PRS gitar çaldığı bilinmektedir.En alguna ocasión ha tocado una Parker Nitefly, una Claymore Custom y guitarras Kramer.
1960'larda Little Richard ve Ray Charles ile çaldı.En los años sesenta, participaría en grabaciones de Little Richard y Ray Charles.
Shagrath ayrıca başka bir Norveçli black metal grubu Ragnarok'ta klavye çaldı.Shagrath también tocó el teclado en otra banda Noruega llamada Ragnarok.
Aynı zamanda Finlandya Ulusrarası Orkestrası'nda çaldı.También cantó para la Ópera Nacional finlandesa en Helsinki.
Çaldıkları ilk şarkı The Young Ones’dır.La canción "Boys" fue tocado por primera vez.
Fakat daha sonra enstrumanlarından bir tanesini Tesfaye için çaldı.Todavía más, uno de sus pacientes le roba la cartera.
Ayrıca grup 2005'te Royal Variety Performance'ta çaldı.En 1958 ya actuó en el Royal Variety Show.
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)(“¿Quién tortura una mariposa sobre una rueda?”).
Dünyanın elindeki tek koz ise Glorft'lardan çaldıkları M.E.G.A.S. robotudur.A este single le sucederían la balada rock compuesta por F.I.R.
Bir Oi! grubu olan Stridskuk'ta kısa bir süre çaldıktan sonra 1983'te 17 yaşındayken Bathory'yi kurdu.Quorthon fundó Bathory en 1983, cuando tenía 17 años.
Aynı zamanda Helsinki'de yapılan 2005 Dünya Atletizm Şampiyonası'nın açılışında çaldılar.También cantó en el Campeonato Mundial de Atletismo de 2005, en Helsinki.
2009 Download Festival'de ana sahnede çaldı.También tocaron en el Download Festival 2009.
Ayrıca grup şarkıyı 2006 yılında, birkaç defa canlı olarak çaldı.Grande ya había cantado en vivo varias veces la canción en 2011.
Bu oyunda, ukulele çaldılar, şarkı söylediler ve şakalar yaptılar.Estas máquinas cantan, silban, cuentan chistes.
Trio, rock ve blues müziklerinin bir kombinasyonunu çaldı.El trío se dedicó a tocar una combinación de música blues y rock.
Polisler babama, benim cep telefonu çaldığımı söylemişler.Flint llama a su padre para que envíe el código de bloqueo a su teléfono celular.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.La signora Lark suonava il piano e i bambini cantavano.
Tom kapıyı tekrar çaldı.Tom bussò di nuovo alla porta.
Birisi bütün paramı çaldı.Qualcuno ha rubato tutti i miei soldi.
Telefon çaldı ama kimse cevap vermedi.Il telefono squillò ma nessuno rispose.
Birisi saatimi çaldı.Qualcuno mi ha rubato l'orologio.
Ayrıca şarkıda Clarence Clemons'ın saksafon çaldığını açıkladı.Ha raccontato inoltre che in esso Clarence Clemons suona il sassofono.
Radio 1's Live Lounge: Volume 2, Jo Whiley'in Radio 1'da çaldığı canlı parçalardan oluşan bir koleksiyon.Radio 1's Live Lounge: Volume 2 è una raccolta di tracce ascoltate sullo show di Jo Whiley di BBC Radio 1.
Bir yıl beraber çaldıktan sonra Jens Höglin gruba davulcu olarak katıldı.Dopo un anno trascorso suonando assieme, Jens Höglin si unì al gruppo come batterista.
Ayrıca grup 2005'te Royal Variety Performance'ta çaldı.Nel 2005, la band si esibì anche al Royal Variety Performance.
"Ne ?" diye haykırmış bunu duyan yaşlı adam, "Yoksa çan mı çaldı?"Che cosa succede?" urlò Olaf "che cosa si rompe con quel suono?"
Louis Armstrong ile beraber çaldı.Ebbe modo di suonare anche con la band di Louis Armstrong.
Ayrıca grup şarkıyı 2006 yılında, birkaç defa canlı olarak çaldı.Il gruppo suonò molte volte la canzone nel 1991 e nel 1992.
Yetenekleri ile, cover şarkılardan fazlasını yapmaya karar vermelerine kadar ikisi iki yıl birlikte çaldılar.I due suonarono per due anni, prima di decidere di andare con il loro talento oltre delle semplici cover.
Bu arada çantasını çaldırır.Inoltre gli viene sequestrato il suo baule.
Grup 11 Haziran'da Download Festivali'nde Pepsi Max Sahne Alanında çaldı.Nello stesso anno, l'11 giugno, hanno partecipato al Download Festival nel Regno Unito sul Pepsi Max Stage.
10 Temmuz 2010'da Waters ve Gilmour, Hoping Vakfı için düzenlenen bir gecede beraber çaldılar.Il 10 luglio 2010 Waters si è esibito insieme a David Gilmour per la Hoping Foundation.
Soho’da kafelerde ve hatta bir genelevde bile çaldı.Militò anche nel Verona, nel Modena e nella Casertana.
Tam 29 yıl birlikte çaldılar.Vengono svezzati dopo 29 giorni.
Boru çaldığı sırada Frodo ve Sam kendilerine farklı bir yol çizmiştir.Durante questa spedizione cattura casualmente Frodo e Sam.
Željko Bebek 1974'ten beri Bijelo Dugme’de vokal yaptı ve ara sıra da basgitar çaldı.È diventato membro dei Bijelo Dugme nel 1974 come cantante e occasionalmente bassista.
Bu kısımları İrlandalı müzisyen Davy Spillane çaldı.Il brano vede la partecipazione del musicista irlandese Davy Spillane alla cornamusa irlandese.
Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur.Suonalo come te lo ricordi.
Mark Zuckerberg fikrimi çaldı!Марк Цукерберг украл мою идею!
Elmayı kim çaldı?Кто украл яблоко?
Biri benim bavulumu çaldı.Кто-то украл мой чемодан.
O çaldığı için kovuldu.Он был уволен за кражу.
O, bir sonat çaldı.Она сыграла сонату.
Birisi benim sürücü belgemi çaldı.Кто-то украл мои водительские права.
Tom paramı çaldı.Том украл мои деньги.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod