Ana içeriğe geç
Sözlük

çaldı ile cümle

çaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sonra kilise çanları çaldı.De l'ancienne église on a gardé les cloches.
Jason Newsted'in basgitar çaldığı ilk albümdür.Ce fut le premier enregistrement où Jason Newsted jouait de la basse.
Bunun için bulduğu (veya çaldığı) bir asalet belgesini diğer Samuraylara gösterir.Par contre, s'ils réussissent, un indice sur un autre habitant est révélé.
Sinan Akçıl ) İkinci Sen (Batu Çaldıran Remix) (feat.Come On Baby (Remix) (Feat.
Birlikte çaldığı son grup Joe Strummer & The Mescaleros adını taşımaktadır.Plus récemment, il a ouvert pour Joe Strummer & The Mescaleros (ex-The Clash).
Benim fikrimi çaldın.Me has robado la idea.
Herbert melodiyi Shadow'un kendisine çaldığı en farklı parça olarak nitelendirdi.Herbert affirme que cette mélodie est la plus particulière et marginale que Shadow lui ait présentée.
Eubie Blake'in revüsünde çaldı.Il fut l'élève de Eubie Blake.
Madonna'nın uzun süre gitaristliğini yaptı ve Prong adlı grupla çaldı. ^ "Monte Pittman Interview".Madonna a gardée à ses côtés son professeur de guitare, Monte Pittman.
Havlicek topu çaldı."Je l'ai également frappée avec une batte de baseball."
1998 ve 2002 Dünya Kupalarında düdük çaldı.Il a disputé les coupes du monde 1998 et 2002.
Şehristan merkezi Çaldıran şehridir.Mais c'est le centre-ville qui est touché.
Avrupa’da birçok festival ve kulüpte çaldı.Ils ont réalisé de nombreux concerts et festivals en France et en Europe.
Sonuçta dersten geçer ancak birinin sınavı çaldığı anlaşılır.Le principal du Lycée découvre que quelqu'un a volé les tests.
(Türkçe: Kitaplarımı kim çaldı?)(Qui grignote ma maison?).
Çok üşüdüm, birazcık ısınmak için kapınızı çaldım, demiş ayı bu kez.Ce soir il faisait chaud à Milan, Si chaud, il faisait tellement chaud.
Fleet geminin çan'ını üç kez çaldı ve köprüye telefon etti.Frederick Fleet sonne immédiatement la cloche du nid-de-pie par trois fois, puis téléphone à la timonerie.
Daha sonra "Müfit Kiper Orkestrası"nda çaldı.Il est devenu populaire dans le cadre de l'orchestre de Kid Rock.
Mark Zuckerberg fikrimi çaldı!¡Mark Zuckerberg me robó la idea!
Soyunma odasında çantamı çaldılar.Me robaron mi bolsa en el probador.
Parayı çaldığımı itiraf ettim.Confesé haber robado el dinero.
Onun bu şarkıyı çaldığını asla duymadık.Nunca le hemos oído cantar esa canción.
O, altını çaldığını itiraf etti.Confesó haber robado el oro.
Saatimi çaldırdım.Me robaron el reloj.
Telefon çaldığında, ben televizyon izliyordum.Estaba viendo la televisión cuando sonó el teléfono.
Bir yerde paramı çaldırdım.En algún lugar me robaron el dinero.
John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.John tocaba la guitarra y sus amigos cantaban.
Tom biraz güneş kremi çaldı.Tom se puso un poco de protector solar.
Tom parayı çaldığını itiraf etti.Tom confesó haber robado el dinero.
Tom piyanoda birkaç melodi çaldı.Tom tocó unas pocas canciones en el piano.
Mary'nin piyano çaldığını görüyorum.Veo que Mary está tocando el piano.
Banyo yapıyorken, telefon çaldı.Cuando me estaba bañando sonó el teléfono.
Bir kez onun piyano çaldığını duydum.Una vez le oí tocar el piano.
O, dün arabasını çaldırdı.Ayer le robaron el coche.
Ben telefonun çaldığını duydum.Oí el teléfono que sonaba.
Dün gece arabasını çaldırdı.Anoche le robaron el coche.
Öğle yemeği yerken, telefon çaldı.Mientras almorzaba, sonó el teléfono.
Tom neredeyse bir saat boyunca gitar çaldı.Tom estuvo tocando la guitarra durante casi una hora.
Bu, onların arabayı çaldığını söylediği kişi.Esta es la persona que dicen que robó el coche.
Zil çaldıktan beş dakika sonra geldi.Vino cinco minutos después de que el timbre sonó.
Telefon çaldığında yatmaya gitmek üzereydim.Estaba a punto de irme a la cama cuando sonó el teléfono.
Telefon çaldı ve Tom yanıtladı.El teléfono sonó y Tom contestó.
Telefon çaldı.Sonó el teléfono.
Onu Tom'dan çaldım.Se lo robé a Tom.
Gitar çaldığını duymak istiyorum.Quiero oírte tocar guitarra.
Tom evimden bir şey çaldı.Tom robó algo de mi casa.
Kalbimi çaldın.Me robaste el corazón.
Tom ne çaldı?¿Qué robó Tom?
Zili çaldım.Soné la campana.
Telefon çaldı ama kimse cevap vermedi.Sonó el teléfono pero nadie lo cogió.
Birisi saatimi çaldı.Alguien me ha robado el reloj.
Parayı çaldığımı kim söyledi?¿Quién dijo que yo robé el dinero?
Anahtarlarımı kim çaldı?¿Quién me ha robado las llaves?
Sadece Tom'un bir kez piyano çaldığını duydum.Solo he oído una vez a Tom tocar el piano.
Hırsız arabamı çaldı.El ladrón me robó el coche.
Tom bisikleti çaldığını itiraf etti.Tom admitió haber robado la bicicleta.
Ben lisedeyken flüt çaldım.Yo tocaba la flauta cuando estaba en el instituto.
Biri şemsiyemi çaldı.Alguien me ha robado el paraguas.
Kapı mı çaldı bana mı öyle geldi?¿Han llamado a la puerta o me lo he imaginado?
Biri ön kapıyı çaldı.Alguien ha llamado a la puerta de delante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod