Dönmek (Return) Pargalı İbrahim’in kemanla ilk çaldığı parça.(The first Hebrew being Eber, a forefather of Abraham.)
Clapton da Harrison bestesi "While My Guitar Gently Weeps"te gitar çaldı.Clapton played the guitar on "While My Guitar Gently Weeps".
Gil ayrıca Maynard James Keenan'ın projesi Puscifer'in V Is for Vagina albümünde çaldı.Gil also performed on Maynard James Keenan's V Is for Vagina album by Puscifer.
Ayrıca 20 Temmuz 2008'de T4 on the Beach, Westonsuper-Mare'de çaldılar.On 20 July 2008, McFly also played at T4 on the Beach in Weston-super-Mare.
Ayrıca şarkıda Clarence Clemons'ın saksafon çaldığını açıkladı.She also revealed the involvement of Clarence Clemons playing sax on the record.
Bunlardan "Bebek", Türkiye'de 2008'de radyoların en çok çaldığı üçüncü şarkı oldu."Bebek" became the third most-played song on radio in Turkey in 2008.
Tüm performans düşük notada çaldı.The whole performance was taped in one take.
Çaldığı piyanonun üstü kahverengi kıvırcık perukla örtülüydü ve etrafı alevlerle çevriliydi.The piano on which she sang was covered with brown, curly hair and she was surrounded by flames.
Juan, 2010 yılında Kalforniya'da ve Japonya'daki Fuji Rock Festivali'nde iki grupla da çaldı.Alderete has played shows with both groups in 2010, in California and Fuji Rock Festival in Japan.
Bunların yanında Müslümanlar'ın, Hristiyanlardan çaldığı mallar vardı.The Muslims ambush them at Roncesvalles and the Christians are overwhelmed.
Ayrıca grup şarkıyı 2006 yılında, birkaç defa canlı olarak çaldı.The band also played the song live at several occasions in 2006.
İkinci düelloda iki yarışmacı idollerinin şarkılarını çaldı.In the second duel the two contestants performed songs of their idols.
2004'te grup Dream TV'de canlı yayınlanan Rock İstanbul festivalinde de ana sahnede çaldı.In 2004 the band performed in the Rock Istanbul Festival which was broadcast live from Dream TV.
Şarkı ayrıca 2015 NBA All-Star Maçı haftasonunda 3-Nokta Atışı sırasında çaldı.The song was also played during the 3-Point Shootout of the 2015 NBA All-Star Game weekend.
10 Temmuz 2010'da Waters ve Gilmour, Hoping Vakfı için düzenlenen bir gecede beraber çaldılar.On 10 July 2010, Waters and Gilmour performed together at a charity event for the Hoping Foundation.
Davulların çoğunu ise stüdyo müzisyeni Kevin Valentine çaldı.Most drum duties were handled by session musician Kevin Valentine.
Harris, şarkının final versiyonunu 2016 Coachella Müzik Festivalinde çaldı.He played the final version for Rihanna at the 2016 Coachella Music Festival.
Riddle, Smith'i öldürdü, Kadeh'i çaldı ve suçu ev cini Hokey'in üstüne attı.Riddle killed Smith by poisoning her, stole the cup, then framed her house elf Hokey for the crime.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.He took her clothes with him and departed.
Tekrar yukarı çıktıklarında yine telefon çaldı.After hanging up, the phone rings again.
Şarkıyı grubun beş üyesinin birlikte çaldıkları tek bir gitarla yorumladılar.Their version uses a single guitar played simultaneously by all five band members.
Ahmadzaï gitarları çaldı ve ayrıca gerekli programlamayı yaptı.Ahmadzaï played the guitars, and also did the necessary programming.
Ancak üzerinde çaldığı para yoktur.He did not have any money on him.
Bunun için bulduğu (veya çaldığı) bir asalet belgesini diğer Samuraylara gösterir.Vector of Determination – The object determines (2ns) a sign (1ns) for an interpretant (3ns).
Ancak FDL'nin çaldığı bir türlü kanıtlanamıyordu.In which the NCAA could not prove.
Başlarda “The Chipmunk Song (Christmas Don't Be Late)” şarkısını radyolarda çaldırmak zordu.So The first time I hear "Chicken Fried" on the radio, it wasn't us singing it.
Çaldığı toprakları Monte Cassino'ya iade etmesini, Pandulf'a emretti.At Troia, he ordered Pandulf to restore stolen property to Monte Cassino.
Eubie Blake'in revüsünde çaldı.Eubie Blake Collection.
2002'de Johnny Cash'in Personal Jesus'una piyano çaldı.In 1995, Johnny Cash played there.
2002’de The Ancients adlı gruba üye olan Deanna Hitchcock ile birlikte çaldılar.In 2002 she played music with Deanna Hitchcock in a band called The Accident.
Üniformalı personel, marşı çaldığında askeri selam vermelidir.Servicemen in uniform must give a salute when the Anthem plays.
Ağabeyi Alex de piyano çaldı.His sister Ann played piano.
Çaldıran Seferi'ne katıldı.They'll get away with the stolen money.
Frank, 11 yaşından beri değişik gruplarda çaldı.He's worked for several radio stations since he was thirteen.
"Dilber Hala, gençlerden rol çaldı"."Dollah puji pemain muda".
2 yıl bu grupta çaldıktan sonra ayrılmış ve ana enstrümanını basgitara çevirmiştir.He was part of the band for two years, and then quit, switching his main instrument to the bass.
Sabah saatin zili çaldığında aradan 20 yıl geçmiş olduğunu görürüz.The lifespan of the clock battery was touted as 20 years.
İrlandalı müzisyenlerin çaldığı kısımlar ise İrlanda'da kaydedildi.All three have recorded music in Irish.
Fakat ben şarkıyı çaldığım zaman pek çok insan 'Ah, bunda kendimden izler buluyorum.' diyor.And I noticed people was waiting for certain parts of the record," he says.
Ben Harper şarkıda gitar çaldı.The song features Ben Harper on guitar.
Bana şarkıyı çaldı.She played me the song.
Morrison, bu albümde bateri de çaldı.Emmerson also plays on this album.
Rolling Stone, tartışmasız bir şekilde Manson'ın şovu çaldığını söyledi.Rolling Stone remarked that "incontrovertibly, Marilyn Manson stole the show."
Bu udu, Fatih Ahıskalı çaldı.The oud was played by Fatih Ahıskalı.
Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur.You know that new sound you were looking for?
Neredeyse her Suriye medya biriminde Feyruz şarkıları çaldı.We kicked around some subjects which Mýa could potentially sing.
Kaçmak için çaldıkları okul otobüsü duvarı yıkar.The band bought a school bus which they intended to use for touring.
Kalburüstü Fransız şarkıcılara piyano çaldı.He wrote songs for French artists.
Single olmamalarına rağmen radyolarda çaldılar.Their single, despite being heard on Canadian radio stations, was not available in stores.
Amerika'da bulunduğu yıllar içinde çeşitli gruplara basgitar çaldı ve beste yaptı.During her stay in the US, she recruited several agents.
Bu şarkıyı her çaldığımda çok hüzünlenirim.Oh God, I cry every time I sing it.
Sizin bir esrarkeş kahvehanesinde piyano çaldığınızı söyledi."Just heard that he claimed that you play the piano in an opium den."
Dokuz robotun altı farklı enstrümanı çaldığını göreceksiniz.You will see nine robots play six different instruments.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.I rang the bell and was shown up to the chamber which had formerly been in part my own.
Holmes ıslık çaldı.Holmes whistled.
Bir kez biz onu bavullarını çaldık zaman o gezdi.Once we diverted her luggage when she travelled.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Those of you who can see will know how many notes, but Derek, of course, can't.
"Chopsticks"i çaldı.He played "Chopsticks."
Adam: ... ve "Chopsticks"i çaldı.AO: And played "Chopsticks."
Birisi böyle "Chopsticks"i çaldı. Adam:Somebody played "Chopsticks" like this.