Ana içeriğe geç
Sözlük

çalan ile cümle

çalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir rivayete göre, mahallede eskiden ney çalan bir ozan yaşarmış.Eine alte Bewohnerin hat behauptet, hier habe früher eine Hexe gelebt.
Çalan kişi bazen halk dansına da eşlik eder.Ihre Auftritte werden gelegentlich von Tänzern begleitet.
1302/1885 yılında bu dergahın kudümzenbaşı (kudüm çalan) oldu.Zu dieser Zeit (1802 bis 1805) wirkte hier der hl.
Bu tabloyu çalan benim.C'est moi qui ai volé ce tableau.
Parayı çalanın Tom olduğunu nasıl anladın?Comment as-tu découvert que c'était Tom qui avait volé l'argent ?
Parayı çalanın Tom olduğunu nasıl anladınız?Comment avez-vous découvert que c'était Tom qui avait volé l'argent ?
Arabayı çalan iki adam çocuğu fark ettiklerinde onu fakir mahallelerin birinde sokağa bırakırlar.Quand les deux voleurs découvrent l'enfant, ils l’abandonnent dans la rue.
"Def Çalan Saraylı Kadın", Pierre Désiré Guillemet, 1875.Tableau de Pierre-Désiré Guillemet, 1875.
Çok yorgunum. (yüklemin sonundaki -dur ek-fiili gizli durumda) Annen miydi, kapıyı çalan?La chaîne au cou (くさりのままの逃亡, Kusari no mama no tōbō?)
Daha sonra Asa onu Gregorovitch'ten çalan Grindelwald'un eline geçmiştir.Sa corde fut finalement coupée par une cordée venue de Grindelwald.
Diğer gün gerçekten iyi çalan bir kemancı dinledim.El otro día escuché a un violinista que tocaba realmente bien.
Meşgul kadın çalan telefonu görmezden geldi.La ocupada mujer ignoró el teléfono que sonaba.
En İyi Ney Çalan Ödülü, Suriyeli Genç Müzisyenler Yarışması, Suriye (2002).Premio al mejor intérprete de nay, Concurso de jóvenes músicos sirios en Siria (2002).
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.La canción tiene una sensación de misterio y comienza lenta y suavemente con una introducción de piano.
Oyundaki tefe dayren denmektedir,tefi çalana ise dayrenbaz denilmektedir.La boca hace juego; en el juego hay que atenerse a lo que se ha dicho.
Ama sanırım bunu havalı yapan şey de bu, çünkü radyoda sürekli çalan şeylere benzemiyor.No quiero que suene exactamente igual que el resto de las cosas que hay en la radio.
Amatör olarak fagot çalan yazar, The Really Terrible Orchestra'nın (Gerçekten Berbat Orkestrası) kurucusudur.Appassionato musicista, suona il fagotto; è stato cofondatore della Really Terrible Orchestra di Edimburgo.
Kocası bir orkestrada çalan bir müzisyendir ve çoğu zaman evden uzaktadır.Il marito lavora come musicista e spesso deve viaggiare per lavoro.
Cirilla/Ciri: Devrik ve merhum Cintra Kraliçesi Calanthe'nin torunu.Ella è Cirilla, la bambina sorpresa a lui destinata, nipote di Calanthe, Regina di Cintra!
Piyanist, piyano çalan kişiye verilen ad.Chi per leggere un libro, chi per esercitarsi al pianoforte.
Putları çalan kişi Rahel idi fakat Yakup bunu bilmiyordu.Labano chiese perché avessero rubato gli idoli, ma Giacobbe, non sapendo nulla, negò con forza.
Saatini çalan çocugu yakaladı.Он поймал мальчика, пытавшегося украсть его часы.
Mesih İsa dedi ki: "Her arayan bulur ve kapı çalana açılır."Исус Христос сказал, что всякий ищущий находит, и стучащему отворят.
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.Тот головной убор, который надет на голову играющего мужчины, называется кулах.
Akordeon çalan bir tanıdığım var.У меня есть знакомый, который умеет играть на аккордеоне.
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.В песне есть ощущение тайны, она начинается тихо и медленно с введением на фортепиано.
Bu grup U2, Oasis ve The Beatles nin şarkılarının coverlarını "Sussex pub"'da çalan bir grup olmuştu.Это была группа, игравшая каверы песен U2, Oasis и The Beatles в пабах Сассекса.
Benim için dört ay boyunca çalan birkaçı olmuştu.Куча заняла их на 4 месяца.
Hotel2Tango'da yaşayan ve çalan ilk kişiydi.Альбом был записан в Hotel2Tango в Монреале.
En İyi Ney Çalan Ödülü, Suriyeli Genç Müzisyenler Yarışması, Suriye (2002).Prémio de Melhor Músico Nay, Concurso de Jovens Músicos Sírios na Síria (2002).
Bir gizem duygusunun bulunduğu şarkı, yumuşak ve yavaşça çalan bir piyano ile başlamaktadır.A canção possui uma sensação misteriosa e se inicia suave e lenta com uma instrumentação de piano.
Daha sonra Asa onu Gregorovitch'ten çalan Grindelwald'un eline geçmiştir.A sua busca pela Varinha levou-o à cela de Grindelwald.
Onlar Örümcek, bir çift öldüren çalan bir heykel ve kaçar iken sığınanın kapatmaya yönetmek.Eles conseguem desligar o esconderijo enquanto Homem-Aranha mata um casal, rouba uma estátua e foge.
Vokoder ve ses efektleri, aynı zamanda ritim gitarı da çalan Thrall tarafından hazırlandı.Os efeitos vocais e o vocoder foram ajustados por Thrall, que também tocou guitarra rítmica.
Piyano çalan adam kim?Quem é o homem tocando piano?
Kocası bir orkestrada çalan bir müzisyendir ve çoğu zaman evden uzaktadır.Haar man is een professionele orkestmuzikant, die meestal van huis is.
Çantasını çalan serseriyi takip eder ve bulur.Die ziet echter dat de bandiet het koffertje steelt en gaat hem achterna.
Piyanist, piyano çalan kişiye verilen ad.Een pianist is een persoon die de piano bespeelt.
En İyi Ney Çalan Ödülü, Suriyeli Genç Müzisyenler Yarışması, Suriye (2002).Prijs voor 'beste Nay-speler', wedstrijd van Syrische jeugdmusici in Syrië (2002).
Benim için dört ay boyunca çalan birkaçı olmuştu.Het was een karwei dat vier maanden in beslag nam.
Çalan kişi bazen halk dansına da eşlik eder.Een staatsbezoek gaat meestal vergezeld met een staatsdiner.
Odada bir piyano duruyordu, ama onu çalan kimse yoktu.In de kamer stond een piano, maar er was niemand die erop speelde.
Bu grup U2, Oasis ve The Beatles nin şarkılarının coverlarını "Sussex pub"'da çalan bir grup olmuştu.Był to tzw. cover band grający przeróbki znanych zespołów tj. U2, Oasis, czy The Beatles w pubach Sussexu.
Qolobaa Calankeed (Türkçe:Her Ulusun Kendi Bayrağı Vardır), Afrika ülkesi Somali'nin ulusal marşıdır.Qolobaa Calankeed (Flaga każdego narodu)- hymn państwowy Somalii.
Bu odada ayrıca, her saat başı çalan büyük abonoz bir saat bulunmaktadır.Znajduje się tam również duży hebanowy zegar, złowieszczo bijący o każdej pełnej godzinie.
Geçici gitaristlerle çalan grup, 2002 yılında, yoluna Snot’un gitaristi Mike Smith ile devam etme kararı aldı.Przez cały rok 2002 zespół szukał nowego gitarzysty, którym został ostatecznie Mike Smith.
Bu performans, grubta 1990'dan beri klavye çalan Madonna Wayne Gacy ile son performansları oldu.Na jego miejsce wszedł Madonna Wayne Gacy jako keyboardzista pod koniec 1989.
Küçük kardeşi David Friesen, bass çalan bir caz müzisyenidir.Jej młodszy brat David Friesen został uznanym muzykiem jazzowym.
Bu grup U2, Oasis ve The Beatles nin şarkılarının coverlarını "Sussex pub"'da çalan bir grup olmuştu.De spelade covers från U2, Oasis och The Beatles på pubarna i Sussex.
Jenerik kısmında çalan rap müzik, animasyon ekibinin başı Mark Grigsby tarafından yorumlandı.Raplåten som spelas under eftertexterna utförs av Call of Duty 4:s chefsanimatör Mark Grigsby.
Eğer ayakkabısı çalınırsa, çalan kimseye mükâfât verilerek ayakkabı geri alınır.Har man ont i foten hjälper det inte att köpa en större sko.
DVD oynatıcısı, DVD-Audio ve DVD-Video formatlarındaki diskleri çalan elektronik bir cihazdır.En DVD-spelare är en apparat som kan spela DVD-skivor för formaten DVD-Video och DVD-Video.
Aile orada Lisa tarafından yazılan bir şarkıyı çalan Bleeding Gums'ı dinler.På kvällen besöker familjen en jazzklubb där de hör Bleeding Gums Murphy sjunga en blues skriven av Lisa.
Bugünlerde artık 5 saniyede bir çalan telefonlarımız yok.Раніше не було жодних мобільний телефонів, які дзвонять кожні п'ять секунд.
Guitar World dergisi, Tolkki'yi "Dünyanın en hızlı çalan 50 gitaristi" arasında göstermiştir.Журнал Guitar World включив його до списку 50 найшвидших гітаристів світу.
Şarkı Mix 96 adlı radyo istasyonu tarafından yılın en fazla çalan şarkısı seçildi.В Монреалі пісня стала найпопулярнішою піснею року на радіо Mix 96.
En yüksek uyarılma seviyesine örnek ise, resitaldeki piyano çalan endişeli piyanist verilebilir.Найбільше тривожить піаніста питання, чи зможуть тепер його руки грати на роялі?
Çalan kişi bazen halk dansına da eşlik eder.Інколи інструмент використовують самі танцюристи безпосередньо у танці.
Guitar World dergisi, Tolkki'yi "Dünyanın en hızlı çalan 50 gitaristi" arasında göstermiştir.Časopis Guitar World jej zařadil mezi padesát nejrychlejších kytaristů světa.
Kocası bir orkestrada çalan bir müzisyendir ve çoğu zaman evden uzaktadır.Muž je muzikantem a často cestuje za prací.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod