çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bay Hashimoto motoru çalıştırdı.Mr Hashimoto started the engine.
Yaz boyunca biraz sokak çalgıcılığı yaptım.I did some busking during the summer.
Giriş sınavını geçebilsin diye, o sıkı çalışıyor.He's studying hard so he can pass the entrance exam.
Yorgundum ama çalışmaya devam ettim.I was tired, but continued working.
Yağmurdan ıslanmamaya çalış.Try not to get wet because of the rain.
Her sabah saat 6'dan itibaren Central Park'ta çalışırım.I work from 6am every morning in Central Park.
Bir bankada çalışıyorum.I work in a bank.
Bir beyefendi nasıl banço çalacağını bilen ve bilmeyen biridir.A gentleman is someone who knows how to play the banjo and doesn't.
O berber dükkanında kaç tane berber çalışır.How many barbers work in that barbershop?
O, binicilik toplumunun bir üyesi olmaya çalışıyor.He's been trying to become a member of a horsemanship society.
Her şeyi basitleştirmeye çalış.Strive to simplify everything.
Cep telefonum çalışmıyor.My cell phone doesn't work.
Bilgisayarını doğru kullanmazsan, iyi çalışmaz.If you abuse your computer, it won't work well.
Tom işçiyi çalmakla suçladı.Tom accused the employee of stealing.
Aktivistler yoksul ülkelerdeki hastalığı önlemeye çalışırlar.Activists try to prevent disease in poor countries.
Tom Çevre Koruma Ajansı için çalışıyor.Tom works for the Environmental Protection Agency.
Projede birlikte çalışmayı kabul ettiler.They agreed to work together on the project.
Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.Health workers aid people in need.
Mary tüm vaktini çalışarak geçirdi.Mary spent all her time working.
Tom işte tek başına çalıştı.Tom worked on the job alone.
Tom arkalojide çalışır.Tom works in archeology.
Tom çalışıyor.Tom is at work.
Yakında sınıfı başlatmak için çalışacağız.We'll attempt to start the class soon.
Onunla iletişim kurmaya çalışıyorlar.They're attempting to contact her.
Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz.We're trying to avoid the bill collectors.
O, iş ve ev yaşamını dengede tutmaya çalışıyor.She's trying to balance her work and home lives.
Polis çalıntı arabayı kovaladı.The police chased the stolen car.
Tom mühendislik dalında mastır yapmak için çalışıyor.Tom is working toward a master's degree in engineering.
1848'de insanlar altın aramak için California'ya geldiler.In 1848, people came to California to dig for gold.
Çalışan sayısı on yıl içinde iki katına çıktı.The number of employees doubled in ten years.
Ekoloji tüm çevremizde yaşayan şeylerle ilgili çalışmadır.Ecology is the study of living things all around us.
Bizim dünyamız elektrik enerjisine dayalı çalışır.Our world runs on electricity.
Küçük bir şirket 50 kişi çalıştırmaktadır.A small company employs 50 people.
Köpek kaçmaya çalışıyor.The dog is trying to escape.
Çalışarak, pazarlarımızı genişletebiliriz.With work, we can expand our markets.
Bilim adamları deneyleri üzerinde çalıştı.The scientists worked on their experiment.
Tom'un çalışma alanı hukuktur.Tom's field of study is law.
Bir ambalaj şirketi için çalışmaktadırlar.They work for a packaging company.
Çim biçme makinesini çalıştırmak için benzin gerekiyor.The lawn mower needs gas to operate.
Küçük gruplar halinde ödev üzerinde çalışın.Work on the assignment in small groups.
Sizinle çalışmaktan mutlu olacağım.I'll be happy to work with you.
Meşgul kadın çalan telefonu görmezden geldi.The busy woman ignored the ringing telephone.
Tom İngilizcesini geliştirmek için çok çalışıyor.Tom is working hard to improve his English.
Tom film sanayinde çalışır.Tom works in the film industry.
Avukat müşterisinin masum olduğunu göstermeye çalışacak.The lawyer will try to show that her client is innocent.
Avukat müvekkilinin masum olduğunu kanıtlamaya çalışacak.The lawyer will try to show that her client is innocent.
Proje, üç farklı sınıftan öğrencinin ortak çalışmasıydı.The project was a joint effort by students from three different classes.
Arkadaşlarımın kararlarını yargılamamaya çalışırım.I try not to judge my friends' decisions.
Bilgisayar yoluyla evden çalışmak tuhaf olabilir.Working from home via computer can be lonely.
Telefon çaldığında ben akşam yemeğimin ortasındaydım.I was in the middle of my dinner when the phone rang.
O ona binmeye çalışırken otobüs zaten hareket halindeydi.The bus was already in motion when he tried to board it.
Tom müzik çalışmayı sever.Tom loves studying music.
Komşularımız geceleri genellikle yüksek sesli müzik çalar.Our neighbors often play loud music at night.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğum için randevumu erteledim.I postponed my date because I had to work late.
Patronum çok çalışmam için beni methetti.My boss praised me for my hard work.
Tom'un çalışmak için bir takım elbise ve kravat giymesi bekleniyor.Tom is required to wear a suit and tie to work.
Genç çalışandan istifa etmesi istendi.The young worker was asked to resign.
Kütüphanedeki sessizlik bir cep telefonunun çalmasıyla bozuldu.The silence in the library was disturbed by the ringing of a cell phone.
Mary çalışmalarında başarılı oldu.Mary succeeded in her studies.
Sıkı çalışmayla, planlarınız başarılı olacaktır.With hard work, your plans will succeed.