çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Elimden geldiği kadar onu sana açıklamaya çalışacağım.I'll try to explain it to you to the best of my ability.
Onun gençliğindeki azim ve çalışkanlığı onu bugünkü durumuna getirdi.His perseverance and diligence in his youth have made him what he is today.
Eski okul arkadaşları sık sık birbirleriyle iletişimde kalmaya çalışıyorlar.Old school friends often try to keep in touch with one another.
Biz onu ikna etmeye çalıştık.We tried to persuade him.
Öğretmenimle konuştuktan sonra çok çalışmaya karar verdim.After I talked with my teacher, I decided to work hard.
Öğretmenin konuşması, Mary'nin daha sıkı çalışması için gayrete getirir.The teacher's talk stimulates Mary to study harder.
Öğretmen ders çalışmak için kütüphaneye gitmemizi önerdi.The teacher suggested that we go to the library to study.
Öğretmen bize test için çok çalışmamızı hatırlattı.The teacher reminded us to study hard for the test.
Öğretmen çok çalıştığım için beni övdü.The teacher praised me for working very hard.
Zil çaldığında, öğretmen sınıfını paydos etti.The teacher dismissed his class when the bell rang.
Öğretmen zil çaldıktan sonra sınav kağıtlarını dağıttı.The teacher gave out the test papers after the bell rang.
Öğretmen güncel olaylara öğrencilerin dikkatini çekmeye çalıştı.The teacher tried to interest the students in current events.
Öğretmenimiz daha çok çalışmamız için baskı yaptı.Our teacher urged us to study harder.
Öğretmen daha çok çalışmamı söyledi.The teacher told me to study harder.
Öğretmen ona İngilizceye çok çalışmasını söyledi.The teacher told him to study English hard.
Öğretmen günlük çalışmanın önemini vurguladı.The teacher stressed the importance of daily practice.
Ulaşmaya çalıştığınız partinin sayısı nedir?What's the number of the party you are trying to reach?
Tüm ekip, çalışmalarıyla gurur duyar.The entire crew takes pride in its work.
Hemen hemen tüm ofis çalışanlarının üçte biri gözlük takıyor.Almost one-third of all office workers wear spectacles.
Elimden geldiğince onu açıklamaya çalışacağım.I'll try to explain it to the best of my ability.
Dedem masasında sık sık okur ve çalışırdı.My grandfather would often read and study at this desk.
Kuklalar teller ile çalışır.Puppets work with wires.
Gürültü çalışmamı engelledi.Noises interfered with my studying.
Köylüler bizi dışlamaya çalıştı.The villagers tried to freeze us out.
Diğer öğrencilere yetişmek için çok çalışmak zorundayım.I have to study hard to keep up with the other students.
Başkalarıyla sabırlı olmaya çalış.Try to be patient with others.
Fikirlerinizi başkaları için zorlamaya çalışmamanız gerekir.You should not try to force your ideas on others.
Başkalarından çalmaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than steal from others.
Başkalarını rahatsız etmemek için sessizce çalışın.Work quietly lest you disturb others.
Çok sayıda yabancı insan çalışmak için Japonya'ya gelir.Many foreign people come to Japan to work.
Kütüphanede çok sayıda öğrenci çalışır.Many a student studies at the library.
Taro sınıfındaki başka bir çocuktan daha iyi gitar çalar.Taro plays the guitar better than any other boy in his class.
Taro, sıkı çalışıyor.Taro is studying hard.
Gücünü toplamaya çalış.Try to build up your strength.
Tembel çalışanların hepsi işten atılmalı.All the workers who are lazy must be fired.
O yüksek sesle çaldı.It rang loudly.
Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.I am working to save for my college tuition.
Üniversiteyi bitirdiğimde, derhal çalışmaya başladım.On finishing university, I started working right away.
Çiftliklerde çok sayıda insan çalışır.A lot of people work on farms.
Biri kapıyı çaldı.Someone knocked on the door.
Birinin kapıyı çaldığını duydum.I heard someone knocking.
Birisi içeri girmeye çalışır diye kapıyı kilitledim.I locked the door, in case someone tried to get in.
Birisi saatini çalmış olmalı.Someone must've stolen your watch.
Birinin kapı zilini çaldığını duydun mu?Did you hear someone ring the doorbell?
Birisi yüksek sesle kapıyı çalıyor.Someone is knocking loudly at the door.
Birinin ıslık çaldığını duydum.I heard someone whistle.
Birisi tüm paramı çaldı.Someone has stolen all my money.
Biri benim bavulumu çaldı.Somebody has stolen my suitcase.
Biri Mary'nin parasını çalmış.Someone robbed Mary of her money.
Birisi kurşun kalemimi çaldı.Someone has walked off with my pencil.
Birisi çantamı çaldı.Somebody swiped my bag.
Kim piyano çalıyor?Who is playing the piano?
Elmayı kim çaldı?Who stole the apple?
Kimseyi rahatsız etmemeye çalışıyorum.I try not to bother anyone.
Kısacası, o şirket için çalışmanı istemiyorum.In short, I don't want you to work for that company.
Motoru ısınıncaya kadar çalıştır.Run the engine till it gets warm.
Bir harita bizim coğrafya çalışmamıza yardım eder.A map helps us study geography.
Diğerleri gönüllü iş yaparken bazıları yarı zamanlı çalışmaya devam eder.Some continue to work part time, while others do volunteer work.
Çinliler çok çalışkan bir halktır.The Chinese are a hard-working people.
Gündüz uyuyan ve gece çalışan bazı insanlar vardır.There are some people who sleep in the daytime and work at night.