çalıyor ile cümle

çalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Radyolarda hep Beatles çalıyordu.On the radio [unclear], they were very popular.
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?What is a chubby, curly-haired guy from Holland -- why is he whistling?
Aslında, yaklaşık dört yaşımdan beri ıslık çalıyorum.Well actually, I've been whistling since the age of four, about four.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.One night, he drank a little too much, and he robbed a cab driver -- stole 50 dollars.
"Çanlar kimin için çalıyor.""Send not for whom the bell tolls."
13 yaşındayım ve keman çalıyorum.I'm 13, and I play the fiddle.
10 yaşında ve banjo çalıyor.He's 10, and he plays the banjo.
Bu tsunami sirenlerinin çalışması çok önemli, fakat insanlar sirenlerin bataryalarını çalıyorlar.It's very important that these tsunami sirens work, but people steal the batteries out of them.
[yangın alarmı çalıyor] DA:[smoke alarm beeping]
Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.He plays an instrument called cello in Tokyo!
Ne kadar zamandır çalıyorsun?How long have you been playing?
Koşun, herkes gelsin görsün! hırsızlar halkın toprağını çalıyorEveryone please come look at the thieves stealing people's land!
Burada 1913 Trio Milwaukee Sanat Müzesinde benim parçalarımdan birini çalıyor.This is the 1913 Trio performing one of my pieces at the Milwaukee Art Museum.
(Kilise çanları çalıyor."We're in the town of Chartres
[Anas'in Para Videosu için Alarm Çalıyor][Alarm Blows Over Anas' News for Cash Video]
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.And these guys at the exploratorium are playing house plants as if they were drums.
Yakalandığında ne çalıyormuş?What was he stealing when he got caught?
Dudakları kabarıncaya kadar çalıştı, ama şimdi baya güzel çalıyor!She practiced until her lips were swollen, but she sounds pretty good!
"İyi de neden benden çalıyorsun?"But why do you steal from me?
Melodiyi mi çalıyorsun ? evetYou still remember this song? Yes.
Scott Joplin'e göre gruplar nehir üzerindeki botlarda ve klüplerde çalıyordu.According to Scott Joplin, the bands were playing on riverboats and clubs.
Dansçılar için çalıyorlar.They're playing for dancers.
Telefon çalıyor!Uh, the phone's ringing.
Diğer şeylerden çalıyor olmamalı.It shouldn't take away from other things.
Yıllardır TED için çalıyorum, fakat kendi yeni şarkılarımı çok nadiren çaldım.I've been playing TED for nearly a decade, and I've very rarely played any new songs of my own.
İnsanlar burada elektriği çalıyorlar -- burası Rio.People steal electrical power -- this is Rio.
Sanirim once kor olmanin ne demek oldugunu anlamamiz onemli ♫Muzik caliyor♫I think first it's important for us to recognize what it is to be blind. (Music)
[müzik çalıyor][music playing]
Doğaçlama yaptıklarında aslında sadece çok daha fazla nota mı çalıyorlardı?Were they playing more notes when they were improvising?
Şimdi az önce gördüğümüz parçayı çalıyor, benim yazdığımdan biraz daha iyi.(Music) He's now playing the piece that we just saw a little better than I wrote it. (Video) CL:
Evet, ve şimdi geriye ve öne doğru çalıyoruz.(Music) Now we're playing back and forth.
"Ve o çocukları ailelerinden çalıyor."And what he does is he takes children from their parents
Önceleri anlamsız notalar çalıyordum.I strummed the strings meaninglessly before.
Gitarist deniz gibi hüzünlü çalıyor.The guitarist plays the blues Iike the sea.
Ve tam bir Shiva-bhakta'ydı. Ayrıca bir sürü enstrüman çalıyordu...He was a devoted Shiva-bhakta. and he plays - -all these instruments...
Oh, benim telefon çalıyor.Oh, my phone is ringing.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.So when one-liners were really popular, everybody stole them from one another.
♫ Kabinlerimizde gizlice♫ ♫ Beethoven çalıyoruz. ♫♫ We secretly play Beethoven ♫ ♫ inside our bassmobiles. ♫
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.This one is something that takes away the sheets from you at night.
Şimdi ise Panbanisha elektrikli piyano çalıyor.This time Panbanisha is playing the electric piano.
Kanzi ksilofon çalıyor; İki elini de kullanarak şevkle Dr. Sue'nun şarkısına eşlik ediyor.Kanzi plays the xylophone; using both hands he enthusiastically accompanies Dr. Sue's singing.
[Hepsi çalıyor.][All play music.]
[George girişteki gitar riff'ini çalıyor.][George plays guitar riff from intro.]
[Ringo'nun davulu duruyor, George giriş riff'ini çalıyor.][Ringo's drum stops; George plays intro riff.]
Aslinda, su an telefonum caliyor.Actually, my phone is ringing.
Eren'in müşterilerinden çalıyor.And then he takes business from these guys.
Benim müşterilerimden de çalıyor maalesef.And then he takes business from me as well.
Çünkü babamda keman çalıyordu.It was because my dad also played.
Dışarıda, insanlar ölüyordu, ve içeride onlar uygun notayı çalıyorlardı.Heil Hitler.
Ne için korna çalıyorsun?Damn! What'd you honk for?
Pizzacılarda "The Grateful Dead" çalıyordu.The Grateful Dead was playing in the pizza parlors.
Kafanızın içinde, bu soruyu nasıl çözeceğinize dair çanlar çalıyor olabilir.Now this looks interesting right here.
Bence; besbelli, orkestra müzisyenleri çok güzel çalıyorlardı. Viyana Filarmoni Orkestrası.I mean, obviously the orchestra musicians playing beautifully, the Vienna Philharmonic Orchestra.
Tüm orkestra çalıyor.The whole orchestra is playing.
Acı dolu bir melodi çalıyorsunuz.And you're playing a painful sound.
İçki uzmanı, kontrat sihirbazı... Piyano çalıyor... İstediğin parçayı.He's a judge of liquor, wizard at contract... plays the piano... anything you want.
Alexander Rybak daha beş yaşında, küçük bir çocukken keman çalıyordu.Alexander Rybak has played the violin since he was a small boy only 5 years old.
Yolda hayvan ölüsü toplayanlar -- yemin ediyorum -- ıslık çalıyorlar çalışırken.Roadkill picker-uppers whistle while they work. I swear to God --
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.If a shop sounds awful, you just leave.
İşte burada hayali piyanomu çalıyorum.That is me playing my imaginary piano.

İlgili Sayfalar