çalıyor ile cümle
çalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Galiba ayrı telden çalıyoruz Tom.Tom, I think we're talking at cross-purposes.
Sami insanların kapılarını çalıyordu.Sami was banging on people's doors.
Kemanı kim çalıyor?Who's playing the violin?
Tom zenginden de fakirden de çalıyordu.Tom stole from both the rich and the poor.
Piyanoyu kim çalıyor?Who's playing the piano?
Savaş tamtamları çalıyor.The drums of war are beating.
Emily piyanonun yanı sıra gitar da çalıyor.Emily plays the piano and also the guitar.
Karnın zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnın zil mi çalıyor senin?Are you very hungry?
Senin karnın zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnın zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Senin karnın zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Karnınız zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Sizin karnınız zil çalıyor mu?Are you very hungry?
Karnınız zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnınız zil mi çalıyor sizin?Are you very hungry?
Sizin karnınız zil mi çalıyor?Are you very hungry?
Karnım zil çalıyor çünkü kahvaltı yapmadım.I am starving because I didn't have breakfast.
Şimdi keman çalıyor.He is playing the violin now.
Radyoda hafif müzik çalıyordu.The radio was playing soft music.
Masanın kenarına oturmuş gitarını çalıyordu.He was sitting on the edge of the desk playing his guitar.
Fevkalade güzel kanun çalıyor.He plays the qanun exceptionally well.
Kavalı kulaktan çalıyor.He plays the kaval by ear.
Tom hâlâ keman çalıyor.Tom is still playing the violin.
Mary hala keman çalıyor.Aunt Mary is playing the violin.
Mary hâlâ keman çalıyor.Mary is still playing the violin.
Birkaç enstrüman çalıyorum.I play several instruments.
Tom da mandolin çalıyor mu?Does Tom play the mandolin, too?
Tom mandolin de çalıyor mu?Does Tom play the mandolin, too?
Birisi bariz şekilde örnek cümlelerimi çalıyor ve bunun bir son bulması şart.Someone is openly stealing my example sentences and this has to stop.
Tom korna çalıyordu.Tom was honking his horn.
Yanni zili çalıyor.Yanni is ringing the bell.
Tom zili çalıyor.Tom is ringing the bell.
Bence yanlış kapıyı çalıyorsun.I think you're barking up the wrong tree.
William durmadan Sandra'nın kapı zilini çalıyordu.William was incessantly ringing Sandra's door.
Temel olarak böyle başladık, caddede gitarla öylece çalıyorduk," dedi.Basically that's how I started, playing on the street with a guitar."
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.It plays twice a week.
Grup progressive rock ve progressive metal çalıyor.Progressive Rock & Progressive Metal.
Elektronik klavye çalıyor.He plays the electronic keyboard.
Poe'nun "Haunted" adlı şarkısı, ikinci bölümün sonunda çalıyor."Haunted" by Poe plays at the end of the second episode.
Davul ve Percussion çalıyor.He played drums and percussion.
Şu anda sadece çalıyorum.He currently plays .
Barry o sıralarda Judo dersleri veriyor ve evinin yakınındaki bir kilisede Org çalıyordu.He had been teaching judo and playing organ for a church near his home town.
Moroder, dünyayı dolaşıp 70ler ve 80lerdeki klasik parçalarını ve yeni yorumlamalarını çalıyor.He is touring worldwide and playing his classics from the 70s and 80s and new remixes.
Başlarda, grupta kısa süreli olarak çalıyordu, fakat , daha sonra gruba resmi olarak katıldı.Firstly, he was only a session member on gigs, but after that he joined the band officially.
Elser, korkunç aile durumundan kaçıp flüt, akordeon çalıyordu.Elser escaped the grim family situation with music, playing flute, accordion, bass and the zither.
Bugün hala çalıyor.The band still plays today.
Doğrudan sömürmüyor, çalıyordu.It is nothing jointed; it flows.
Türkiye'de basgitar olmadığı için, kontrabas çalıyordu.Instead of showers, there was gas.
Claire aynı zamanda keman çalıyor.Claire acts as if it has, as well.
Genç kız, ayrıca, piyano da çalıyor.As well as singing, she also plays the piano.
Bu grupta org çalıyordu.This group was played at Moch.
Saz çalıyor ve çok tatlı bir ses tonuna sahip.It is very sweet and has a high sugar content.
Onlar havaya çalıyorlar.They're stealing.
Gerçekten de iyi çalıyordu.He played very well.
Derek bunun gibi şeyler çalıyordu.Derek was playing things like this.
Yani, nasıl desem? Saçma. Bu telefon çalıyor.It's just, like, absurd.
Neyse, bu telefon da çalıyor.Anyway, this one is also going off.
"Tamam" tuşuna basıyorsunuz ve şarkıyı size bulup çalıyor.OK, you tap, "Done" and it will find out the song and play it for you.
Ve yine onun kız kardeşi kadar güzel çalıyordu.And yet his sister was playing so beautifully.