çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir gün, Bölge Savcısı öldürülür ve Wayne Şirketi'ne ait olan Su Buharlaştırıcı çalınır.A különlegesség, hogy egy régi kardot is el kell lopniuk a Wayne-vállalat egyik széfjéből.
"Vaziyetler", 11 Şubat'ta radyolarda çalınmaya başlandı ve dijital ortamda indirilmeye açıldı.Október 11-én küldték el a rádióknak és ezóta letölthető.
Bu arada kapı çalınır.Eközben valaki csönget az ajtón.
Doli yaygın olarak erkekler tarafından çalınır.Általában a férfiakat hamvasztották el.
Türkiye'de de Azerbaycan tarı çalınmaktadır.Azerbajdzsánban a betörő türkökkel kellett felvenni a harcot.
Şarkının remiksleri, daha önceden, 24 Temmuz 2009'da dans kulüplerinde çalınmaya başlandı.A zenekar váratlanul, 2009. július 24-én – a siroki koncert előtt – feloszlott.
Çoğunlukla 20 Ağustos'ta, Yılbaşı Gecesi gece yarısında ve resmi tatillerde çalınmaktadır.Legfőképpen augusztus 20-án és szilveszter éjfélkor kondul meg, emellett főünnepekkor hallható.
1978 - Charlie Chaplin'in cenazesi, İsviçre'deki mezarlıktan çalındı.1978 – Charlie Chaplinin arkku ryöstettiin sveitsiläiseltä hautausmaalta.
Albümün teklileri "There There", "Go to Sleep" ve "2+2=5" radyolarda sıklıkla çalındı.Albumin singlejä ”There There”, ”Go to Sleep” ja ”2+2=5” soitettiin paljon modern rock -radioasemilla.
Böylece Einstein'ın beyni çalınmış oldu.Einsteinin aivot on säilytetty tähän päivään saakka.
Şarkı bunun dışında İngiltere'deki The Urbz: Sims in the City reklamlarında çalındı.Sitä käytettiin myös Britanniassa The Urbz: Sims in the City -pelin mainoksissa.
Bu arada kapı çalınır.Kesken kaiken oveen kuitenkin koputetaan.
11 Aralık 2009 tarihinde mezarının açılarak cesedi çalındı.Hänen ruumiinsa varastettiin haudastaan joulukuussa 2009.
İlk defa 21 Eylül 2005'te BBC Radio 2'de çalındı.Raita esitettiin ensimmäisen kerran BBC Radio 2 -kanavalla syyskuussa 2005.
Tezene ile çalınır.Hänen päällysviittansa ryöstetään.
Welcome To Wherever You Are 2005/2006 Have A Nice Day turnesinde nadiren çalınmıştır.Vuosien 2005–2006 kiertue Have a Nice Day Tour oli valtava menestys.
Mplayer, VLC Media Player ve Windows Ortam Yürütücüsü tarafından çalınabilmektedir.Muun muassa MPlayer ja VLC media player tukevat tiedostomuotoa.
Her gol sonrası ise stadyumlarda The White Stripes grubunun "Seven Nation Army" adlı şarkısı çalınmaktadır.Van Gerwenin sisääntulokappale on The White Stripesin "Seven Nation Army". artikkelia.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.Syyksi riitti erään intiaanin varastama tinalusikka.
Adagio aşağıdaki anlamlara gelebilir: Adagio, müziğin yavaş çalınacağını gösteren bir işaret.Adagio on lähinnä taidemusiikissa käytettävä termi, jolla tarkoitetaan, että kappale tulee soittaa hitaasti.
Eğer ayakkabısı çalınırsa, çalan kimseye mükâfât verilerek ayakkabı geri alınır.Tämä on luvannut ottaa puolisokseen sen, joka toisi kengän takaisin.
2004'te, Çığlık ve Madonna'nın her ikisi de Munch Müzesi'nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu.Oslossa sijaitsevan Munch-museon Madonna sekä toinen Munchin maalaus, Huuto, varastettiin 22. elokuuta 2004.
Albümün ilk teklisi "Tattoo", ABD radyolarında 27 Ağustos 2007'de çalınmaya başlamıştır.Levyn ensimmäinen single oli "Tattoo" se julkaistiin Yhdysvaltojen radioissa 27. elokuuta 2008.
Çalgı mızrap olmaksızın arpej tekniği ile çalınmaktadır.Navetat on rakennettu kyklooppimuuri tekniikalla latomalla kivet ilman laastia.
Altın Post'un çalınması sonrasında canından olmuştur.Verovelvollisen kuoltua jälkiverotuksen kohteeksi tuli hänen kuolinpesänsä.
İşte bu olaydan birkaç saat sonra Yengeç Burger formülü çalınır.Kiima käynnistyy muutaman vuorokauden kuluttua kloprostenoliruiskeen annosta.
Schindler bu malların satışında aracılık etmiş ve çalıntı malları alıkoymuştur.Divariin voi myydä löytämänsä ylimääräiset tavarat.
Bazıları çalınmış, geri kalanlar ise muhafaza edilmiştir.Moni surmattiin ja jäljelle jääneet piiritettiin.
Gizli anahtarların çalınması gibi diğer saldırılar kullanıcıların dikkatli davranmasını gerektirir .Άλλες επιθέσεις,όπως η κλοπή ιδιωτικών κλειδιών, χρειάζονται φροντίδα από τους χρήστες.
20 Aralık 1983'te buradan çalınan kupa hâlen bulunamadı.Από εκεί κλάπηκε στις 20 Δεκεμβρίου 1983 και δε βρέθηκε ποτέ πια.
Moskova'da Smith anısına inşa edilen anıt, 2003 yılında çalındı.Το μνημείο που χτίστηκε στη Μόσχα κλάπηκε από κλέφτες μετάλλων το 2003.
Toplamda çalınan 20 şarkının 14 tanesi albümde yer almaktadır.Δεκατέσσερα από τα είκοσι τραγούδια που εκτελέστηκαν σε αυτές τις συναυλίες συμπεριλήφθηκαν στο δίσκο.
Brad, Mike’a nasıl gitar çalınacağını öğretti.Ο Walker έμαθε, στη συνέχεια, στον Jack White πώς να παίζει κιθάρα slide.
Resim 7 Aralık 2002'de Van Gogh Müzesinden çalındı.Τον Δεκέμβριο του 2002 εκλάπησαν δύο πίνακες του Βαν Γκογκ.
7 Mart 1939'da Calinescu başbakanı olduğu yeni bir hükümet kurdu.Στις 7 Μαρτίου 1939 σχηματίστηκε νέα κυβέρνηση με πρωθυπουργό τον Αρμάντ Καλινέσκου.
Remixlediği Pressure adlı parça 2011'in en çok çalınan elektronik dans müzik parçalarından biri olmuştur.Το remix που έκανε για το κομμάτι "Pressure" ήταν από τα πιο παιγμένα κομμάτια EDM για το 2011.
Donnie Darko filminde de bir sahnede çalınmıştır.Το ίδιο κάναμε και στη σκηνή στο Randy's Donuts.
Single 2006 yılının Ağustos ayından itibaren ABD'deki radyolarda çalınmaya başlanmıştır.Στα τέλη του 2006 το single Satelites κυκλοφόρησε με επιτυχία στην Αμερική.
Yaygın olarak öbür sazlarla birlikte çalınır.Συνήθως προστίθεται μαζί με άλλα μπαχαρικά.
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Mindst én af disse blev senere stjålet, solgt og genfundet.
1911 - Mona Lisa tablosu, Louvre Müzesi'nin bir çalışanı tarafından çalındı.1911 - Mona Lisa stjæles fra Louvre af en ansat på museet.
İlk kez 26 Eylül 2016'de The Howard Stern Show'da çalındı.Den 19. juni 2014 Sia optrådt på The Howard Stern Show.
Şarkı aynı zamanda yerel radyolarda da çalınmaya başladı.Sangene blev bl.a. spillet på lokale radiostationer.
Çalıntı mallar, seri numarası çıkarılmış ürünler.Fabrikerede varer er varer, der er forædlede.
Yayla çalınan telli bir çalgıdır.Bruges efter et stykke, der er rubato.
Gaga'nın PPL tarafından Birleşik Krallık'ta 2011'in en çok çalınan ikinci sanatçısı olduğu açıklandı.Gaga blev den andenmest spillede sanger i Det forenede Kongerige i 2011.
Kalın yazılan şarkılar, özgün sanatçı tarafından bizzat çalınmıştır.Den efterfulgte Ansiktsburk skrevet af samme kunstner.
Band Hero adlı video oyunu sırasında çalınan şarkılardan biriydi.Sangen var en del af videospillet Guitar Hero 5.
O gün ve gece damat evinde davul zurna calınır.I løbet af aftenen bliver værten dolket.
1978 - Charlie Chaplin'in cenazesi, İsviçre'deki mezarlıktan çalındı.1978 – Charlie Chaplins kiste blir stjålet fra en sveitsisk gravplass.
1911 - Mona Lisa tablosu, Louvre Müzesi'nin bir çalışanı tarafından çalındı.1911 – «Mona Lisa» ble stjålet av en ansatt i museet Louvre.
Ayrıca, Clueless adlı filmde ve Romy and Michele's High School Reunion adlı komedi filminin açılışına çalındı.Den var med i spillefilmen Romy and Michele's High School Reunion.
Eşyaları çalındı.Innholdet ble stjålet.
Sur çalınınca bütün ruhlar yeniden dirilecekler, bedenleriyle birleşip Mahşer Yeri'nde toplanacaklardır.Og når han kommer, må alle mennesker stå opp igjen med sine legemer og gjøre regnskap for sine gjerninger.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Baronenes opprør var blitt knust og stemplet som forræderi.
Üç gün sonra Temuçin ve Bughurçi hırsızlara ve çalıntı atlardan oluşan sürülere yetişti.I ca. 1 ½ år levde Kid av pengespill og tyveri av hester og kveg.
11 hafta boyunca radyoların en çok çalınan şarkısı oldu.Den var i 14 uker sammenhengende den mest spilte låten på radio i Norge.
(Albümlerin yüzde sekseni düğünlerde çalınmak ve evli çiftlere sunulmak üzere yapıldı.)(Nitti prosent av eierskapet av samlingen ble tidligere overført til familiemedlemmer.)
Şarkı art arda üç kez çalınarak kaydedildi.Sangen ble spilt inn tre ganger.
1895'te, 18 saat boyunca aralıksız 840 defa çalınacak 8 ölçülük bir motiften oluşan Vexations'i besteledi.I 1880-årene ble det utviklet brennere som kunne brenne åtte – ti dager uten tilsyn.

İlgili Sayfalar