çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her 21 Eylül’de, Birleşmiş Milletler Merkezi’ndeki “Barış Çanı” çalınıyor.Щороку 20-21 березня у штаб-квартирі ООН у Нью-Йорку дзвонить дзвін миру.
Bu şarkılar, bugün bile konserlerde çalınmaktadır.Пісні з цієї платівки до сьогодні є грані на концертах.
Pasaportum çalındı.Мій паспорт украли.
Meitus tarafından Çalınan Mutluluk.Майбороди, «Богдан Хмельницький» К.
Ruşizm ve Irkçılık. kelimelerinin uyumu çalınıyor.При цьому обігрується співзвучність слів рашизм і расизм.
1994 yılında Ulusal Galeri'deki versiyonu çalındı, birkaç ay sonra bulundu.Jedna z verzí byla ukradena z Národní galerie v roce 1996 a po několika měsících nalezena.
Ocak 1995'te kemanı çalındı ve iki ay sonra polis tarafından yine bulundu.V lednu 1995 jí byly sice ukradeny, ale policie je nalezla o dva měsíce později.
1994 ve 2004 Yıllarında iki versiyon çalındı, her ikisi de tekrar bulunmuştur.V letech 1994-2006 se opět skákaly jen dva skoky a oba se započítávaly.
22 (1934; ilk çalınma, Prag 1934) Zwölf Lieder, Op.22 (1934; premiéra Praha 1934) Dvanáct písní op.
Bunlardan biri çalındı ve yayınlandı.Některé z nich se dochovaly a byly publikovány.
Bu şarkılar, bugün bile konserlerde çalınmaktadır.V této podobě bývá dnes na koncertech hrána.
1911 - Mona Lisa tablosu, Louvre Müzesi'nin bir çalışanı tarafından çalındı.1911 – Mona Lisa, olejomalba od Leonarda da Vinciho, byla ukradena z muzea Louvre v Paříži.
Genellikle parmak ile çalınır.Často si cumlá palec.
Sinema dünyasında ilk ciddi çıkışını ise 1996 yılında Bertolucci'nin Çalınmış Güzellik filmiyle yaptı.První menší filmovou roli ztvárnila ve filmu Bernarda Bertolucciho Svůdná krása (Stealing Beauty) z roku 1996.
2004'te, Çığlık ve Madonna'nın her ikisi de Munch Müzesi'nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu.V roce 2004 byla verze z Munchova muzea spolu s Výkřikem odcizena a později nalezena.
Tenten, Kral IV. Ottokar'ın asasının çalınacağından şüphelenmektedir.Tintin si myslí, že někdo chce ukrást žezlo krále Ottakara IV.
Pil ömrü, müzik çalınması için 15 saat ve müzikli slayt gösterileri için 5 saat olarak değerlendirildi.Udávaná výdrž byla 15 hodin přehrávání hudby nebo 5 hodiny hudby s obrázkovou prezentací.
Camiden halı çalınmıştır.Menší zvon byl ukraden.
Üç bölümden oluşan eserin çalınması yaklaşık olarak 19 dakika sürmektedir.Bylo natočeno 13 dílů po cca 9 minutách.
Albümde Clint Mansell tarafından bestelenen müzikler, Kronos Quartet tarafından çalınmaktadır.Jejich třetí album The Order of Things: Music for the Kronos Quartet připravili společně s Kronos Quartet.
Toplamda çalınan 20 şarkının 14 tanesi albümde yer almaktadır.Čtrnáct písní z dvaceti, které se objevili na těchto koncertech jsou zahrnuty na disku.
Noel zamanı çalınan popüler şarkılardandır.Obsahuje vesměs vánoční písně.
İlk single "Get Your Gunn" radyolarda çalınmaya başladı.S jejich songem Rock n´Roll si jich začala všímat první rádia.
Albümün üçüncü single'ı "Mad", 14 Ekim 2008 tarihinde Amerikan radyo kanallarında çalınmaya başladı.Singl „Crazy in Love“ měl premiéru v amerických rádiích 18. května roku 2003.
Parça radyolarda çalınması için çok istek alıyordu.Trochu se uchytila v rozhlase.
XUL adlı parçadaki gitar sololarından biri, Nile grubundan Karl Sanders tarafından çalınmıştır.Na albu hostuje v písni Xul kytarista skupiny Nile Karl Sanders.
Eser, aralıksız çalınan 21 çeşitlemeden oluşmaktadır.Rod Naja se skládá z 21 všeobecně přijatých druhů.
Şarkı, radyoda çalınan eski rock'n'roll dansına bir övgü niteliğindedir.Cântecul este un tribut adus dansului pe muzica rock 'n' roll veche de la radio.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Ei duc banii furați la un cazinou indian din Oklahoma pentru a fi spălați.
Cliff'i anma töreninde Master of Puppets albümünden "Orion" şarkısı çalındı.La ceremonie, s-a cântat piesa „Orion" de pe albumul Master of Puppets.
Çizimler plağın dıştan içe doğru çalınması gerektiğini göstermektedir.Desenul indică faptul că discul trebuie audiat din exterior spre interior.
Böylece daha kolay çalınır oldu.Astfel este mai simplu de lovit.
Böylece Einstein'ın beyni çalınmış oldu.O felie din creierul lui Einstein.
Eşyaları çalındı.Acestea au fost furate.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.Conflictul ar fi fost declanșat prin uciderea brutală a unei femei indigene de un fermier alb.
Calın bir çeşit enerji olarak varsayılır.Căldura este una dintre formele de energie.
Yayın tarihinden 14 ay önce, albümün demosu çalındı ve internete sızdırıldı.Cu patru zile înainte de lansarea oficială, albumul era deja piratat și descărcat ilegal pe internet.
Her 21 Eylül’de, Birleşmiş Milletler Merkezi’ndeki “Barış Çanı” çalınıyor.Pentru a inaugura ziua, „Clopotul Păcii” este sunat la sediul ONU (în New York City).
Sir Amoy ölmüştür ve formül ise çalınmıştır.Marthe este însă ucisă, iar punga este luată de François.
Öğle vakti çalınan trompet, Polonya'nın ulusal radyo kanalı olan Radio 1 tarafından ülke genelinde yayımlanır.La amiază hejnał este transmis prin stația Radio 1 în Polonia în direct.
Mobil cihazlar çalınabilir, çalan kişiye kullanıcının hesaplarına giriş yapabilir.Jucătorii pot fura bani și din mașina blindată a adversarilor.
Arabamın çalındığını bile bilmiyordum.Nici măcar nu știam că mașina mea a fost furată.
Pek çok ünlünün telefonlarından mahrem fotoğraflar çalındı.Fotografii private au fost furate de pe telefoanele mai multor celebrități.
Disney Channel Türkiye'de yayımlanan Zil Çalınca dizisinde Metehan rolünde başrolde oynamıştır.A jucat rolul principal ca Metehan în serialul TV When the Bell Rings de pe Disney Channel Turkey .
Zil Çalınca'dan sonra Medcezir sayesinde daha da fazla hayran kitlesi elde etmiştir.După The Bell Rings, datorită lui Medcezir, ea a câștigat și mai multă bază de fani.
Yaklaşık 600 "çalıntı çocuk" Germanization için Nazi Almanyası'na götürüldü.Körülbelül 600 „elrabolt gyermeket” vittek Németországba németesítés céljából.
"You Rock My World", saat 18.00'de WJTM-FM'de ve kırk beş dakika sonra WKTU-FM'de çalındı.A WJTM-FM rádió este 6-kor, a WKTU-FM 45 perccel később játszotta le.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Chopin kérésére ezt a darabot játszották le a saját temetésén Mozart Requiemével együtt.
2008 yılı itibarıyla adult contemporary radyolarında en çok çalınan on sanatçıdan biridir.2008-ban ő az egyike a 10 legtöbbet szereplő előadóknak a felnőtt kortárs rádióban.
Dupin karakteri Poe'nun daha sonraki Marie Rogêt'nin Sırrı ve Çalınan Mektup öykülerinde de yer alır.Dupin feltűnik még a Marie Roget titokzatos eltűnésé-ben és Az ellopott levél-ben is.
Pop Songs'ta zirvesini 9237 çalınma sayesinde yedinci sırayla yaptı.Legjobb helyezése a hetedik hely volt a Pop Songs-on 9237 játszással.
Gaga'nın PPL tarafından Birleşik Krallık'ta 2011'in en çok çalınan ikinci sanatçısı olduğu açıklandı.A PPL adatai szerint Lady Gaga volt az Egyesült Királyság második legtöbbet játszott előadója 2011-ben.
Bu devrede çalınan parçalardan günümüze tek bir plâk bile kalmamıştır.Az ellopott nyakék árát a mai napig sem fizette ki senki.
2004'te, Çığlık ve Madonna'nın her ikisi de Munch Müzesi'nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu.2004-ben a Sikoly és a Madonna című kép két példányát is ellopták, melyek két évvel később kerültek csak elő.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.A leányt beárulják a királynál és árulással gyanúsítják meg.
Bazıları çalınmış, geri kalanlar ise muhafaza edilmiştir.Némely területeket el kell foglalnunk, míg másokat meg kell védenünk.
Ayrıca Rhythmic listesinde 2662 kez çalınma rakamıyla en fazla sekiz numaraya yükselebildi.A dal ezen kívül a nyolcadik helyig jutott a Rhythmic formátumú rádiókat összesítő listán 2662 játszással.
Orijinal madalyalar müzelere girdiyse de çalınmıştır ve hâlâ kayıptır.Az igazi medálok múzeumi kiállítási tárgyak voltak, ahonnan azonban ellopták őket, és azóta sem kerültek elő.
Ayrıca, 2 Haziran 2009'da Amerika Birleşik Devletleri radyolarında çalınmaya başladı.2009. június 2-án debütált az amerikai rádiókban.
Eşyaları çalındı.Hamvait ellopták.

İlgili Sayfalar