çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Klavyeli çalgılar, bir klavye kullanarak çalınan müzik aletleridir.Strijkinstrumenten zijn muziekinstrumenten die bespeeld worden met een strijkstok.
Albümün teklileri "There There", "Go to Sleep" ve "2+2=5" radyolarda sıklıkla çalındı.Van het album werden drie singles getrokken, There There, Go to Sleep en 2+2=5.
3. sezonda Bela adlı hırsız tarafından çalınmıştır.Ze werd in seizoen 3 gedood door een handlanger van de Bron.
Saatim çalınmıştı.Mijn horloge was gestolen.
Dün gece arabam çalındı.Mijn auto is gisteravond gestolen.
Dün kol saatim çalındı.Gister werd mijn horloge gestolen.
Ne çalınmış?Wat is er meegenomen?
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Co najmniej jedna z nich została później skradziona, sprzedana i, następnie, odzyskana.
Ancak kupa, 1983'te Brezilya'da çalındı ve o zamandan beri bulunamadı.Puchar został jednak skradziony w 1983 roku i nigdy nie został odnaleziony.
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.W żlebie tym znajduje się próg skalny, na lewo od którego (patrząc od dołu) biegnie Miedziana Drabina.
Tam bu sırada evin kapısı çalınır.Wtedy zaryglował drzwi domu.
Geminin teknelerinden birinin çalınması üzerine yerlilerle çıkan tartışmada Cook öldürüldü (14 Şubat 1779).14 lutego 1779 roku, w trakcie potyczki z tubylcami, zginął kapitan Cook.
Televizyon ve radyoda yayın gününün başında ve sonunda çalınır.Odegranie hymnu odbywa się w radiu i telewizji na rozpoczęcie i zakończenie emisji każdego dnia.
Sonradan zil çalınır ve et verilir.Mięso następnie solono i wędzono.
Ölmek üzereyken bir gözü Danzo tarafından çalınmıştır.Umiera człowiek, który kiedyś nauczył ją tańczyć.
Her saat başı kilisenin uzun kulesinden trompet çalınır.Z wieży kościoła systematycznie odgrywane są kuranty.
Bu şarkılar, bugün bile konserlerde çalınmaktadır.Tę piosenkę wciąż grają na żywo na koncertach.
Hikâyelerindeki mzüikler çalınırken, Dalekler ve Siberler göründü.Takie zachowanie można zobaczyć w odcinkach, w których pojawiają się Dalekowie i Cybermeni.
Bunların başında hesap çalınmaları ve soygunları gibi önemli şikayetler gelmiştir.Rozpoczęły się zwykłe przy takich okazjach rekwizycje i rabunki.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Zawodzi ich i zostaje uznany za zdrajcę.
Live in Eindhoven, Death tarafından çalınan bir konser albümüdür.Live in Eindhoven - ostatni album koncertowy nagrany przez amerykański zespół Death.
Sonra Kafatası çalınmıştır.Znaleziono jego czaszkę.
Otobüste cüzdanım çalındı.Mój portfel został skradziony w autobusie.
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.Erkänner du att du stal cykeln?
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Åtminstone ett av dessa exemplar blev stulet, sålt och återfunnet.
Bu servetin büyük çoğunluğunun Musul Merkez Bankası'ndan çalınan 429 milyon dolar olduğu belirtilir.Detta efter att de påstås ha kommit över 429 miljoner dollar (308 miljoner euro) från Mosuls centralbank.
Önemli devlet seremonilerinde sadece 3. kıta çalınır.Vid statliga tillställningar skall emellertid bara tredje strofen sjungas.
7 Mart 1939'da Calinescu başbakanı olduğu yeni bir hükümet kurdu.7 mars 1939 bildades en ny regering med Călinescu som premiärminister.
Kantele, diz üstünde veya küçük bir sehpa üzerinde çalınır.Den spelas traditionellt liggande i knät eller på ett litet bord.
Bir önceki sezonda çalınan filmin negatifleri bu sezon ortaya çıkar.Polishuset i filmerna i denna säsong har bytts ut mot det i föregående säsong.
Bu eser, piyano edebiyatının en çok çalınan eserlerinden birisi olarak anılmaktadır.Man trodde då att detta var stenens enda dokumenterade information.
Eğer ayakkabısı çalınırsa, çalan kimseye mükâfât verilerek ayakkabı geri alınır.Har man ont i foten hjälper det inte att köpa en större sko.
Müziksel gösterimde nota değeri, bir notanın ne kadar süreyle çalınacağını belirten kavram.I notskrift anger en nots notvärde hur lång den spelade tonen skall vara.
Kraliçe ve kraliyet ailesine mensup kişilerin varlığında çalınır.Brevväxlingen mellan henne och kungafamiljens medlemmar finns bevarad.
Burada ejderhaları çalınır ve ihanet görür.Han stöter dock på problem och betraktas som förrädare.
6 Ocak 2014'te ABD rhythmic contemporary radyolarında çalınmaya başlandı."Team" skickades till amerikansk rhythmic contemporary-radio den 6 januari 2014.
1911 - Mona Lisa tablosu, Louvre Müzesi'nin bir çalışanı tarafından çalındı.1911 – Mona Lisa stjäls från Louvren i Paris.
1979'da radyolarda çok fazla çalınan şarkı, Billboard Hot 100 ve UK Singles Chart'ta bir numara oldu.Den spelades ofta i radio under 1979, och toppade Billboard Hot 100 och brittiska singellistan.
Bunun dışında So You Think You Can Dance'te üç kez çalındı.Under den perioden så hann han med att lånas ut tre gånger.
Genellikle üç kişiyle çalınır.Normalt åkte man tre personer på den.
Always 2007/2008 Lost Highway turnesi ile birlikte orijinal düzenlemesi ile yeniden çalınmaya başlamıştır.I oktober 2007 startade Lost Highway-turnén.
Dramyin, tempo tutma amacıyla ritmik biçimde de çalınabilmektedir.Dessa toner går bra att spela även med klockstycket avlägsnat.
Bu araba hakkında çalıntı ihbarı var.Den här bilen är rapporterad som stulen.
Ocak 1995'te kemanı çalındı ve iki ay sonra polis tarafından yine bulundu.Її викрали у січні 1995-го, однак поліція повернула її через два місяці.
Son olarak da Tommy'den bir grup çete üyesi tarafından çalınan motosikletini geri getirmesini ister.Наостанок Мітч просить Томмі повернути йому мотоцикл, який в нього вкрала банда "Акули".
Dramyin, tempo tutma amacıyla ritmik biçimde de çalınabilmektedir.Вони навіть навіть можуть використовувати риму, щоб вплинути на темп.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Дзвонить дзвінок, Спірс із однокласниками вибігає в коридор і починає танцювати.
"Poker Face"in remiks sürümü ile "LoveGame" ayrıca 2009 MuchMusic Video Ödülleri kapsamında çalındı.Ремікс версії «Poker Face» і «LoveGame» були виконані на церемонії «MuchMusic Video Awards», 2009 року.
1994 yılında Ulusal Galeri'deki versiyonu çalındı, birkaç ay sonra bulundu.Так, у 1994 році версію з Національної галереї було викрадено.
Londra’daki evinin dışındaki arabasının iki tekerleği çalınmıştı.За кабіною було змонтовано два запасні колеса.
Parçanın tamamlanmış hâli Funkmaster Flex tarafından 5 Ocak 2009 tarihinde Hot 97 radyosunda çalınmıştır.Незведену версію оприлюднив Funkmaster Flex з Hot 97 5 січня 2009.
Albümün çıkışından önceki single "Take A Shot" 2008'de Finlandiya radyolarında en çok çalınan şarkı oldu.Перший сингл з нового альбому «Take a Shot» навесні 2008 був найпопулярнішою піснею на фінському радіо.
Hendrix nasıl gitar çalınacağını kendi başına öğrendi ve genellikle Fender Stratocaster kullandı.В той час коли він грав з Nirvana, він використовував гітари Fender, переважно Fender Telecaster.
Tezeneli bir çalgı olan Tar, göğüste tutularak çalınmaktadır.Люблять тримати шпагу, спрямовану в груди супротивника.
Bu şarkı, WJBT gibi radyo istasyonlarında çalınmakla birlikte, tekli olarak hiç yayımlanmamıştır.Також пісня була використана BBC як тема в дитячій науково-популярній передачі It'll Never Work.
Üç bölümden oluşan eserin çalınması yaklaşık olarak 19 dakika sürmektedir.Тривалість твору — близько 19 хвилин.
Bazı hayvanlar satılmak üzere çalındı, kimileri yiyecek niyetine öldürüldü.Але я думаю, що тварини створені для того, щоб їх їли.
Kulüplerde, sürekli olarak My Generation çalınıyordu.За життя постійно скуповував землі на Харківщині.
Sağdıç damadın ayakkabısının çalınmaması için gayret sarfeder.Батько дівчини — Солопій Черевик — не заперечує.
Genellikle parmak ile çalınır.Струни зазвичай перебирають пальцями.

İlgili Sayfalar