çalın ile cümle
çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lizzie'nin kasabadaki ilk müşterisi, kapı çalındığında saklanan Fred isimli beyaz bir adamdır.أول زبون لليزى في القرية ، هو رجل أبيض اسمه Fred تم اخفاؤه عند طرق الباب .
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.ويحافظ على استقامة رجله اليسرى، ويُزلِّق وركه الأيسر للخلف ويحني رجله اليمنى.
Kapalı devre kamera kayıtları bir vinç kullanılarak heykelin çalınıp bir kamyona yüklendiğini göstermiştir.وأظهرت تسجيلات خاصة بكاميرا دائرة مغلقة ان اللصوص قد حملوا التمثال إلى شاحنة باستعمال رافعة وسرقوه .
Seyahat Belgesi: Pasaportu kayıp veya çalınmış olanlara kısa süreliğine verilir.جواز السفر الطاريء أو العاجل تصدر للأشخاص الذين ضاع جواز سفرهم الأصلي أو سرق منهم ويريدون السفر سريعاً.
Bunlardan biri çalındı ve yayınlandı.الكتاب متواجد وقد تم نشره.
Jeongak, çok yavaş adımda üç saniye süresinde tek vuruş ile çalınır.يختبئ نيامكو وراء الشيء المسروق فقط لثلاث ثواني.
Fakat uzay gemisinin uzaktan kumandası bir hırsız tarafından çalınır.كانت ثاني روبوت متنقل بالتحكم عن بعد يرسل إلى جرم فضائي.
Bunlardan en azından bir tanesi daha sonra çalınmış, satılmış ve geri alınmıştır.Pelo menos um destes mais tarde foi roubado, vendido e recuperado.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.Na ilha, Claire desmaia por causa do calor e descobrem que a água restante foi roubada.
Boogie-woogie, Mambo, Blues ve Country amerikan birliklerine Japon müzisyenler tarafından çalındı.Boogie-woogie, mambo, blues e música country foram interpretadas por músicos japoneses para tropas americanas.
Ayrıca, Clueless adlı filmde ve Romy and Michele's High School Reunion adlı komedi filminin açılışına çalındı.Ele também foi destaque no filme Clueless e os créditos de abertura de Romy and Michele's High School Reunion.
Albümün teklileri "There There", "Go to Sleep" ve "2+2=5" radyolarda sıklıkla çalındı.Os singles deste álbum, "There There", "Go To Sleep" e "2+2=5" foram bem tocados nas rádios.
"Just a Girl" şarkısı ilk kez Kaliforniya'daki Ska Parade radyo programında çalındı."Just a Girl" foi ao ar pela primeira vez no programa de rádio californiana Ska Parade.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Por pedido de Chopin, esta peça foi tocada em seu próprio funeral, juntamente com o Requiem de Mozart.
Galileo bu iddiadan şüphe etmiş ve Marius'un çalışmasını "çalıntı" olarak nitelendirmiştir.Galileu duvidou desses factos e catalogou o trabalho de Marius como plágio.
Ayrıca Last.fm'in 2008'in en çok çalınan sanatçıları listesinde yer aldı.Eles também foram nomeados na Last.fm como o artista mais escutado de 2008 na lista de artistas revelações.
Şarkı, radyoda çalınan eski rock'n'roll dansına bir övgü niteliğindedir.A canção é um tributo à dança do velho rock 'n' roll escutado na rádio.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Quando o sinal toca, Spears corre para o corredor e começa a praticar uma dança coreografada no local.
Gitar, Cabo Verde'de popüler olarak “mãozada” denilen özel bir yöntemle çalınır.A maneira específica de dedilhar as cordas num violão é chamada popularmente, em Cabo Verde, de «mãozada».
"Shame On You" adlı parça filmin başlangıcında çalınan müziklerden biridir."Shame On You" é uma das músicas tocadas no início do filme.
Entrikacı bir çift çalınan paranın gizli önbelleğini saklamaya çalışır.Um detective particular tenta descobrir quem roubou 2 milhões em títulos.
Tema müziği punk pop müzik grubu Nerf Herder tarafından çalınmaktadır.A música foi executada pela banda de rock Nerf Herder.
Günümüzde de radyolarda çalınan müziklerin birçoğu İngilizcedir.Quase todas as músicas eletrônicas que escutamos nas rádios são em inglês.
Sanjo, daha hızlı tempoda durma yapmaksızın çalınır.O Mahjong é para ser jogado na calma, sem pressa.
Cliff'i anma töreninde Master of Puppets albümünden "Orion" şarkısı çalındı.Na cerimónia, foi tocada a música "Orion" (um instrumental) do álbum "Master of Puppets".
Bunlardan biri çalındı ve yayınlandı.O livro foi aceito e publicado.
En azından gelecek kapımızı çalıncaya dek.Pelo menos até o próximo pico.
Refrain Koralarınızı gerin, Balafonlarınızı çalın Kırmızı aslan kükredi.Usavam uma substância (sapho) que os deixava com os lábios manchados de vermelho.
Bunlar: "Prelüd": Bu yavaş bir parçadır ve 5 viyolensel ile çalınmaktadır.Prelude - uma passagem devagar, começando com uma passagem de cinco violoncelos.
Notaların eşzamanlı çalınmıyor oluşu ezgisel bir müziğin ortaya çıkmasını sağlar.O interessante foi ouvir dela que não há nenhum fato sobrenatural que a levasse a compor esta canção.
9. Kudüs'teki bazı Yahudilerin Yahudi olmayanlar ile evlendiği Ezra'nın kulağına çalınır.Esdras é informado de que alguns dos judeus que já estavam em Jerusalém se casaram com mulheres não-judias.
Çalgı çalınırken gövdenin iç kısmı müzisyene dönük.A música em si tem uma batida salto quando ele muda.
Puanlar, çalınmış altınları kurtararak, haydutları yakalayarak ve düşmanları öldürerek elde edilir.Pontos são premiados por recuperar ouro roubado e capturando/matando o fora-da-lei.
Parmakla tellere vurarak ve telleri çektirerek çalınır.É tocada de rasgado, com todos os dedos percorrendo as cordas.
Bu uzun havalar usul ile çalınmaz her sanatkarların arzusuna göre serbestçe çalınır.Na luz da luz liberto, por todo o sempre artista.
Bazı şarkılar da sadece özel durumlarda çalınmaktadır.Las más interessantes são cantadas em ambiente privado.
Seyahat Belgesi: Pasaportu kayıp veya çalınmış olanlara kısa süreliğine verilir.Mas também existem as recompensas para a localização de um item perdido ou roubado.
Bu süre zarfında Mancini'nin bestelediği üç eser peşpeşe çalınır ve hiç replik yoktur.Após encurralá-lo nas cordas, Mancini o acertou com combinações que não foram respondidas.
Bu Tom tarafından çalınan para.Este é o dinheiro roubado pelo Tom.
Resim 7 Aralık 2002'de Van Gogh Müzesinden çalındı.Op 7 december 2002 werden twee schilderijen van Van Gogh uit het museum gestolen.
1997 - Picasso'nun Tête de Femme adlı tablosu, Londra'daki bir galeriden çalındı.6 - Het schilderij Tête de Femme van Pablo Picasso wordt gestolen uit een galerie in Londen.
11 Aralık 2009 tarihinde mezarının açılarak cesedi çalındı.Op 10 december 2009 werd het lichaam van de voormalig president gestolen uit zijn graf.
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.In haar linkerhand houdt zij een krans, waarmee zij op een urn leunt.
Bir önceki sezonda çalınan filmin negatifleri bu sezon ortaya çıkar.De film Grand Prix werd dit seizoen opgenomen.
Çalınmış olan bir altıncı resmin olma ihtimali de vardır.Over het mogelijk verloren geraakte zesde klassieke werk.
Telefonunun bataryası çalındığını ve evlerine girildiğini fark eder.Het gevolg daarvan is dat haar meubilair geconfisqueerd is en naar de binnenplaats is gedragen.
Hiçbir şekilde çalıntı olmadığını belirtti .Het vreemde is dat er niets gestolen is.
Sonra Kafatası çalınmıştır.Haar schedel werd ingeslagen.
(Verilen ceza genellikle çalınan miktarda para kadardır.)(Wordt meestal gebruikt op het moment dat deze straf zich voltrekt.)
Bu arada kapı çalınır.Dan wordt er op de deur geklopt.
Bazıları çalınmış, geri kalanlar ise muhafaza edilmiştir.Sommigen werden gered maar anderen zijn erin gebleven.
Kara İnci diğer oyunculardan çalınmaz.De kaarten worden niet aan andere spelers getoond.
Cliff'i anma töreninde Master of Puppets albümünden "Orion" şarkısı çalındı.Tijdens Burtons crematie werd het nummer Orion van het album Master of Puppets gespeeld.
Bazı şarkılar da sadece özel durumlarda çalınmaktadır.Alle vier de klokken luiden slechts tijdens bijzondere gelegenheden.
Bunlardan biri çalındı ve yayınlandı.Één daarvan is gerestaureerd en wordt tentoongesteld.
Diğer ülkelerde aynı müzik marşları düğün ve nikahlarda çalınmaktadır.De traditionele volksmuziek wordt ook tegenwoordig nog gedraaid op bruiloften en partijen.
El ya da sopayla çalınır.Gespeeld wordt met de hand, of met de peddel.
Toplumda cezalandırmaya gerek duyulmamıştı, çalınan mal olsa iki katı geri ödenirdi.Als hierbij een begaan delict niet werd aangegeven stond daarop de straf om in tweeën te worden gesneden.
Donnie Darko filminde de bir sahnede çalınmıştır.Hij werd in die film gespeeld door Frankie Darro.
Fakat bu tarihten önce de çeşitli istasyonlarca çalınmıştır.Bij dit tankstation zijn al verschillende keren overvallen gepleegd.