çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bize birlikte çalışmak için bir şey ver.Give us something to work with.
Tom, Mary'ye yardım etmeye çalışmaktan daha iyisini biliyordu.Tom knew better than to try to help Mary.
Tom sınıfımızda Fransızca çalışmak isteyen tek kişi.Tom is the only one in our class who really wants to study French.
Bugün geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalabiliriz.We may have to work late today.
Tom geç vardiyada çalışmaktadır.Tom works the late shift.
Daha hızlı çalışmak zorundasın.You have to work faster.
Biz birlikte çalışmak zorundayız.We have to work together.
Şimdi çalışmak zorundayız.We have to work now.
Tom bana geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told me he had to work late.
Tom bana bugün çalışmak için çok hasta olduğunu söyledi.Tom told me he was too sick to work today.
Neden bizimle çalışmak istediğini bize söyleyebilir misin?Can you tell us why you want to work for us?
Peki, bana söylediğin şey yarın çalışmak zorunda olmam.So, what you're telling me is that I have to work tomorrow.
Bay Dupont artık benimle çalışmak istemiyor.Mr Dupont doesn't want to work with me anymore.
O çok çalışmaktan hoşlanır.She likes working hard.
Çalışmak için Tom'un evine gidiyorum.I'm going to Tom's house to study.
İki saattir çalışmakta.He has been working for two hours.
O şirket için çalışmak istemediğine emin misin?Are you sure that you don't want to work for that company?
Bunu düzeltmeye çalışmak bir zaman kaybı.Trying to fix this is a waste of time.
Tatlım, üzgünüm. Ben bu gece yine geç vakte kadar çalışmak zorundayım.Honey, I'm sorry. I have to work late tonight again.
Tom'u durdurmaya çalışmak zorundayız.We've got to try and stop Tom.
Onun üzerinde çalışmak zorunda kalacağız.We'll have to work on that.
Hızlı çalışmak zorunda olacağım.We'll have to work fast.
Benim için çalışmak istediğini düşünüyor musun?Do you think you'd like to work for me?
Burada çalışmak istemiyorum.I don't want to work here.
Burada çalışmaktan zevk alacaksın.You'll enjoy working here.
Burada çalışmak istiyorsan, bir izine ihtiyacın var.If you want to work here, you need a permit.
Gece yarısına kadar çalışmak zorundayım.I have to work until midnight.
Tom ile çalışmak zordur.Tom is difficult to work with.
Sizinle çalışmak zor.You're difficult to work with.
Bu gece geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalacaksın.You'll have to work late tonight.
Tom'la çalışmak zorunda değilsin.You don't have to work with Tom.
Tom'la çalışmak zorunda olacaksın.You're going to have to work with Tom.
Sizin için çalışmak bir zevk.You're a pleasure to work for.
Tom çalışmaktan nefret eder.Tom hates running.
Şimdi çalışmaktan başka çarem yok sanırım.I guess I have no choice but to work out now.
O, iki yıl boyunca Çin'de çalışmak istiyor.He wants to work in China for two years.
Çalışmak için yeterince iyi olduğundan emin misin?Are you sure you're well enough to work?
Benim için çalışmaktan hoşlanacaksın.You're going to like working for me.
Benim için çalışmaktan hoşlanacaksınız.You're going to like working for me.
Neden çalışmak zorundayım?Why do I have to work?
Bir önceki treni yakalamaya çalışmak isteyebilirsin.You might want to try to catch an earlier train.
Tom yarın çalışmak zorunda.Tom has to work tomorrow.
Tom'la çalışmak zorunda kalacak mıyım?Am I going to have to work with Tom?
Neden Tom'la çalışmak zorundayım?Why do I have to work with Tom?
Sanırım bugün geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalabilirim.I think I may have to work late today.
Gelecek testten önce biraz daha çalışmak isteyebilirsin.You might want to study a little harder before the next test.
Tom bir süper markette çalışmaktadır.Tom works at a supermarket.
Tom artık burada çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work here anymore.
Uyanık kalmaya çalışmak zorundasın.You have to try to stay awake.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.Tom wanted to work as a limousine driver.
Tom elinden geldiği kadar hızlı olarak çalışmaktadır.Tom is working as fast as he can.
Akşam yemeğinden sonra çalışmaktan nefret ederim.I hate working after dinner.
Tom çalışmak isteyip istemediğini hâlâ bilmiyor.Tom still doesn't know whether or not he wants to study.
Tom çok çalışmak zorunda.Tom has to study hard.
Neden Tom burada çalışmaktan vazgeçti.Why did Tom stop working here?
Bir sarhoşu ikna etmeye çalışmak imkansızdır.It's impossible to reason with a drunk.
Çalışmak utanç verici değildir.Work isn't shameful.
Sizinle çalışmak güzeldi.It was good working with you.
Beni neşelendirmeye çalışmaktan vazgeç.Stop trying to cheer me up.
Tom'u bulmaya çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.We'll never stop trying to find Tom.

İlgili Sayfalar