çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onu yapmaya çalışmak hiç mantıklı değil.It doesn't make any sense trying to do that.
Tom nerede çalışmak istiyor?Where does Tom want to work?
Bahçemde çalışmak gerçekten hoşuma gidiyor.I really enjoy working in my yard.
Sizinle çalışmak bir onur olacaktır.It would be an honor to work with you.
Eğer istemiyorsan onu yapmaya çalışmak zorunda değilsin.You don't have to try to do that if you don't want to.
Beni neşelendirmeye çalışmak zorunda değilsin.You don't have to try to cheer me up.
Sami dışarıda çalışmak istemedi.Sami didn't want to work outside.
O çalıştığında Tatoeba ile çalışmak bir zevktir.It's a pleasure working with Tatoeba when it works.
Almancayı iyi konuşabilmem için çok çalışmak zorundayım.I have to study a lot, so that I can speak German well.
Yorgundum çünkü hafta sonunda çalışmak zorunda kaldım.I was tired, because I had to work at the weekend.
Burada çalışmak onun ikramiyesidir.Working here has its perks.
İkimiz de Boston'da çalışmak istemiyoruz.Both of us don't want to work in Boston.
Tom'la çalışmak istemiyorum.I don't want to work with Tom.
Geçen pazartesi çalışmak zorunda değildim.I didn't have to work last Monday.
Garson olarak çalışmak istemiyorum.I don't want to work as a waiter.
Tom çevirmen olarak çalışmak istiyor.Tom wants to work as a translator.
Tom benim fransızca çalışmak zorunda olduğumu söyledi.Tom said that I had to study French.
Tom Mary'ye neden geç saatlere kadar çalışmak zorunda kaldığını söylemedi.Tom didn't tell Mary why he had to work late.
Tom ve ben birlikte çalışmak zorundayız.Tom and I have to work together.
Bunu yapmaya çalışmak istedim.I wanted to try to do that.
Bugün çalışmak zorunda değilim.I don't have to work today.
Tom Mary'ye nerede çalışmak istediğini sordu.Tom asked Mary where she wanted to work.
Tom bütün gün sıkı çalışmak zorunda kaldı.Tom had to work hard all day.
Tom Mary'ye neden geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told Mary why he had to work late.
Pazartesi günü çalışmak zorundaydım.I had to work on Monday.
Tom çalışmak için çok yaşlı değil.Tom isn't too old to work.
Çalışmak için çok yorgunum.I'm too tired to study.
Tom, Mary'nin Fransızca çalışmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said Mary had to study French.
Çalışmak için çok zayıfım.I'm too weak to work.
Ders çalışmak zorundayım. Kitaplarım beni bekliyor.I have to study. My books are waiting for me.
Yarın Tom ile çalışmak istiyorum.I intend to study with Tom tomorrow.
Tom bugün çalışmak istiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to want to study today.
Tom kazanmaya çalışmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to try to win.
Sami bizimle çalışmaktan memnun oldu.Sami appreciated working with us.
Tom, dışarıda çalışmak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to work outside.
Tom, kelimeleri çalışmak için bilgikartları kullanıyor.Tom uses flashcards to study vocabulary.
Tom dışarıda çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work outside.
Tom bugün çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to study today.
Tom dışarıda çalışmak istemedi.Tom didn't want to work outside.
Tom daha fazla çalışmak zorunda kalacak.Tom will have to study harder.
Tom daha sıkı çalışmak zorunda kalacak.Tom will have to try harder.
Tom çalışmak için çok yorgun değil.Tom isn't too tired to work.
Tom bugün çalışmak zorunda mı?Does Tom have to work today?
Tom çalışmak için çok yorgundu.Tom was too tired to work.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalmazsam yarın akşam görüşürüz.I'll see you tomorrow evening unless I have to work late.
Tom ve Mary birlikte çalışmak zorunda kalacaklar.Tom and Mary are going to have to work together.
Tom artık burada çalışmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to work here anymore.
Tom geç saatlere kadar çalışmak zorunda olmayacağını umuyor.Tom hopes that he won't have to work late.
Tom, dışarıda çalışmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to work outside.
Tom kilo vermeye çalışmaktan vazgeçti.Tom has given up trying to lose weight.
Tom bir hastanede çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work in a hospital.
Tom bir hastanede çalışmak istemedi.Tom didn't want to work in a hospital.
Tom ve John her zaman çalışmak için kravat takarlar.Tom and John always wear ties to work.
Tom geçen pazartesi günü çalışmak istemedi.Tom didn't want to work last Monday.
Tom bir çevirmen olarak çalışmak istedi.Tom wanted to work as a translator.
Tom cumartesi günleri çalışmak zorunda mı?Does Tom have to work on Saturdays?
Tom, Mary için çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work for Mary.
Tom bir hastanede çalışmak istedi.Tom wanted to work in a hospital.
Tom, Mary için çalışmak istemedi.Tom didn't want to work for Mary.
Tom bu gece çalışmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says he has to work tonight.