çalışmak ile cümle
çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle birlikte çalışmaktan zevk alıyordum.I enjoyed working with you.
Onlarla birlikte çalışmaktan zevk alıyordum.I enjoyed working with them.
Onunla birlikte çalışmaktan zevk alıyordum.I enjoyed working with him.
Neden seninle birlikte çalışmak zorundayım?Why do I have to work with you?
Neden onlarla birlikte çalışmak zorundayım?Why do I have to work with them?
Neden onunla birlikte çalışmak zorundayım?Why do I have to work with him?
Onlarla birlikte çalışmaktan onur duyuyorum.I'm honored to work with them.
Onunla birlikte çalışmaktan onur duyuyorum.I'm honored to work with him.
Seninle birlikte çalışmak istiyorum.I'd like to work with you.
Onlarla birlikte çalışmak istiyorum.I'd like to work with them.
Onunla birlikte çalışmak istiyorum.I'd like to work with him.
Bizimle birlikte çalışmak ister misin?Do you want to work with us?
Onlarla birlikte çalışmak ister misin?Do you want to work with them?
Benimle birlikte çalışmak ister misin?Do you want to work with me?
Onunla birlikte çalışmak ister misin?Do you want to work with him?
Onları durdurmaya çalışmak zorundayız.We've got to try and stop them.
Onu durdurmaya çalışmak zorundayız.We've got to try and stop him.
Onları bulmaya çalışmak zorundayım.I've got to try to find them.
Onu bulmaya çalışmak zorundayım.I've got to try to find him.
Onları ikna etmeye çalışmak zorundaydım.I had to try to convince them.
Onu ikna etmeye çalışmak zorundaydım.I had to try to convince him.
Onları yakalamaya çalışmak zorundayım.I've got to try to catch them.
Onu yakalamaya çalışmak zorundayım.I've got to try to catch him.
Tom çalışmak için hazır.Tom is ready to work.
Çalışmaktan o kadar meşguldüm ki Tom'u tamamen unuttum.I was so busy working that I completely forgot about Tom.
Tom para çalmaya çalışmak için şirketin sistemine girdi.Tom hacked into the company's system to try to steal money.
Tom için ne kadar süredir çalışmaktasın?How long have you worked for Tom?
Bu defa çalışmak zorunda.It's got to work this time.
Onlar sana geç saatlere kadar çalışmak için ekstra para ödüyorlar mı?Are they paying you extra to work late?
Belki Tom geç saatlere kadar çalışmak zorundaydı.Maybe Tom had to work late.
Kimse seninle çalışmak istemiyor.Nobody wants to work with you.
Ders çalışmaktan keyif alıyor musun?Do you enjoy studying?
Ders çalışmaktan hoşlanır mısın?Do you enjoy studying?
Mümkün olduğu kadar çabuk çalışmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to work as quickly as possible.
Tom çocuklarına bakması için Mary'yi ikna etmeye çalışmaktan vazgeçti.Tom gave up trying to persuade Mary to babysit his kids.
Ben genellikle çalışmak için bir kravat takmam.I don't usually wear a tie to work.
Birlikte çalışmak zorundasınız.You've got to work together.
Özellikle çalışmak istediğin bir şeyler var mı?Is there something in particular that you want to study?
Seninle çalışmak zordur.It's difficult to work with you.
Çoğu kişi geçimleri için çalışmak zorunda.Most people have to work for their livelihood.
Ben yaşamak için çalışırım ama çalışmak için yaşamam.I work to live, but I don't live to work.
Kimse çalışmak istemez.Nobody wants to work.
Ilona bir işaret dili tercümanı olarak çalışmaktadır.Ilona works as a sign language interpreter.
Kimsenin sizinle çalışmak istememesinin nedeni bu.That's why no one wants to work with you.
Başvurumda ne kadar süre çalışmak istediğimi belirtiyorum.In my application I indicate how long I want to work.
Ben çalışmaktan zevk alırım.I enjoy working.
Yaptığım her şeyi telafi etmek için bir gönüllü olarak çalışmak istiyorum.I want to work as a volunteer to make amends for everything I've done.
Ben gerçekten sıkı çalışmak zorundayım.I have to study really hard.
Keşke bu hafta sonu çalışmak zorunda olmasam.I wish I didn't have to work this weekend.
"Çalışmak istiyor musun?" "Hayır.""Do you want to work?" "No."
Her gün, ben çalışmak için trene binerim.Every day, I take the train to work.
Bize yardım etmesi için Tom'u ikna etmeye çalışmak yararsız olurdu.It would be useless to try to convince Tom to help us.
Tom yangını söndürmeye çalışmak için bir yangın söndürücü kullandı.Tom used a fire extinguisher to try and put the fire out.
Tom Paris'e Fransızca çalışmak için gitti.Tom went to Paris to study French.
Daha fazla çalışmak gereklidir.More work is required.
Biz çalışmak zorundayız.We have to study.
Biz çalışmak istiyoruz.We want to work.
Tom bu hafta sonu çalışmak zorunda olmamalı.Tom shouldn't have to work this weekend.
Burada çalışmak harika.It's great working here.
Bir şey çalışmak zorunda.Something has to work.