çalışma ile cümle
çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Fransızca çalışmanıza yardım edecek.Tom will help you study French.
Tom çok fazla Fransızca çalışmadı.Tom hasn't studied French much.
Bunu yapmaya çalışmak istedim.I wanted to try to do that.
Ben sık sık Fransızca çalışmam.I don't often study French.
Bugün çalışmam gerekmiyor.I don't need to work today.
Bugün çalışmak zorunda değilim.I don't have to work today.
Pazartesi gecesi çalışmadım.I didn't work Monday night.
Tom asla kaçmaya çalışmadı.Tom has never tried to escape.
Bunu bugün yapmaya çalışma.Don't try to do that today.
Tom çok Fransızca çalışmaz.Tom doesn't study French much.
Tom Mary'ye neden geç saatlere kadar çalışması gerektiğini sordu.Tom asked Mary why she had to work late.
Tom bir kapıcı olarak çalışmaya başladı.Tom started out as a janitor.
Bir davulcu olarak çalışmaya başladım.Tom started out as a drummer.
Tom Mary'ye nerede çalışmak istediğini sordu.Tom asked Mary where she wanted to work.
Tom bütün yaz çalışmayı planlıyor.Tom plans to work all summer.
Boston'da çalışmayı sevdim.I liked working in Boston.
Tom bütün gün sıkı çalışmak zorunda kaldı.Tom had to work hard all day.
Geçen pazartesi çalışmadım.I didn't work last Monday.
Tom Mary'ye neden geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told Mary why he had to work late.
Tom bunu Mary'ye yaptırmaya çalışmalıdır.Tom should try to get Mary to do that.
Ben yeterince çok çalışmadım.I didn't try hard enough.
Ben dün çalışmadım.I didn't study yesterday.
Bunu şimdi yapmaya çalışmayın.Don't try to do that now.
Bunu yapmaya çalışmalıyım.I should try to do that.
Pazartesi günü çalışmak zorundaydım.I had to work on Monday.
Tom bunu yapmaya çalışmalı.Tom should try to do that.
Tom çalışmak için çok yaşlı değil.Tom isn't too old to work.
Çalışmak için çok yorgunum.I'm too tired to study.
Boston'da çalışmayacağım.I won't work in Boston.
Bunu yapmaya çalışmayacağım.I won't try to do that.
Tom, Mary'nin Fransızca çalışmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said Mary had to study French.
Direnmeye çalışmadım.I didn't try to resist.
Ben kaçmaya çalışmadım.I didn't try to escape.
Tom'un geç saatlere kadar çalışması gerekiyordu.Tom needed to work late.
Çalışmak için çok zayıfım.I'm too weak to work.
Onu yapmaya çalışmayın.Don't try to do that.
Çalışmayı bıraktık.We stopped working.
Ders çalışmam gerek. Kitaplarım beni bekliyor.I must study. My books are waiting for me.
Ders çalışmak zorundayım. Kitaplarım beni bekliyor.I have to study. My books are waiting for me.
Tom, uykulu olduğunda bunu yapmaya çalışma hatasını yaptı.Tom made the mistake of trying to do that when he was sleepy.
Tom'a bunu kendi başına yapmaya çalışmaması söylendi.Tom has been told not to try to do that by himself.
Tom'un artık seninle çalışmadığını duydum.I hear Tom doesn't work with you anymore.
Yarın Tom ile çalışmak istiyorum.I intend to study with Tom tomorrow.
Tom bugün çalışmak istiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to want to study today.
Tom kazanmaya bile çalışmamalıydı.Tom shouldn't have even tried to win.
Bunu yapmaya çalışmayacağınızı biliyordum.I knew you wouldn't try to do that.
Tom kazanmaya bile çalışmayacak.Tom isn't even going to try to win.
Lütfen artık bunu yapmaya çalışmayın.Please try not to do that anymore.
Tom kazanmaya çalışmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to try to win.
Tom kazanmaya çalışmayacak.Tom isn't going to try to win.
Tom dün çalışmadı.Tom didn't study yesterday.
Tom bile kazanmaya çalışmadı.Tom didn't even try to win.
Bunu yapmaya asla çalışmayacağım.I'd never try to do that.
Tom kazanmaya çalışmalı.Tom should try to win.
Sami bizimle çalışmaktan memnun oldu.Sami appreciated working with us.
Mary çalıştı ama çok çalışmadı.Mary did study, but she didn't study very much.
Sanırım Tom'u araba kullanmaya ikna etmeye çalışmalısın.I think you should try to persuade Tom to drive.
Tom muhtemelen bunu yapmaya çalışmayacak.Tom is probably not going to try to do that.
Tom, Fransızca çalışması gerektiğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought he should study French.
Tom muhtemelen kazanmaya çalışmayacak.Tom is likely not even going to try to win.